Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Mehmet Çalışkan

Hande Yener, kendini bildi bileli müziğe ilgi duyuyor, konservatuvar öğrenimi gördükten sonra şarkıcı olmak istiyordu.
O istiyordu da ailesi istemiyordu.
Hande Yener, bu nedenle konservatuvar yerine Erenköy Kız Lisesi'ne gönderildi.

Yarın ne olacağını bilmeden yıllar sonrasının hayalini kurmaya devam eden Hande Yener, İlhan Berk'in de dediği gibi yıkarlar diye hayal kurmaktan vazgeçmedi.
Hayal kurmaktan vazgeçmemişti ama görünen oydu ki istediği, sevdiği mesleği yapamayacak olma olasılığının getirdiği baskıyla odaklanamadığı dersler kendisinden, kendisi derslerden vazgeçmişti.
Başarılı notlar aldığı tek dersi müzikti.

Okul, sadece müzik derslerinin iyi olmasıyla devam edecek değildi.
Liseyi ikinci sınıfta bırakmasıyla Hande Yener'in önünde tek seçenek belirdi.
Ne var ki o seçenek hâlâ müzik değildi.
"Kız, müzik konusunda o kadar istekli ki... Liseye odaklanamadı, konservatuvara gitsin" denmedi.
"Madem okumuyorsun evleneceksin" dendi.

Akranları lise sıralarında otururken Hande Yener, annesiyle babasının boşanmasıyla Uğur Kulaçoğlu ile nikah masasına oturdu.
1990'da henüz 17 yaşında evlenmesiyle belki şarkıcı olmak için o günlerde yapmak istediklerine pranga vurulmuştu ama gelecek günlerin hayalini kurma özgürlüğü sınırsızdı.

Belki hayallerinin çoğunu gerçekleştiremeyecekti ama onu hayal kurmaktan kim vazgeçirebilecekti? Büyük işlerin büyük hayal sahibi insanlarca başarıldığını kendisine kılavuz belleyen Hande Yener'in evliliği, okul hayatının bitme nedeniyle aynı nedenden ötürü uzun ömürlü olamadı.

1994'te eşinden boşanan Hande Yener'in önündeki yeni seçenek çalışmak zorunda kalmasıydı.
"Kendime güveniyorum, şarkıcı olmak istiyorum" diyerek yapımcıların kapısına dayanamazdı.
Hele ki adım başı 'Yıldız' kıvamında pop şarkıcısının olduğu, albümlerin 3 milyon adet satış rakamına ulaştığı 1990'lı yıllarda...

Müzik sektörünün başarıya ve paraya olabildiğince doygun olduğu, köşe başlarının 'Yıldız' kıvamındaki şarkıcılarla tutulduğu bir dönemde adı - sanı bilinmeyen, referansı olmayan birine yeteneğini gösterme adına bir fırsat doğmasının şansı ne ölçüde olabilirdi ki?
Milli Piyango'dan yılbaşı büyük ikramiye çıkma şansı bile, o fırsatın doğma şansından daha fazlaydı.

Ağzından seslendirdiği şarkıların çıkmasını hayal ediyordu ama çıkan sadece tezgahtarlık yaptığı dükkanda gün boyu 'Buyrun efendim, şöyle de kıyafetlerimiz var, eminim size çok yakışacak, zaten sizin gibi birine ne yakışmaz ki? Bir denemek istemez misiniz?' klişeleriydi.
Hayaller; sahne, gerçekler; tezgah arkası...


ALBÜMLERİ
* Senden İbaret (2000)
* Sen Yoluna... Ben Yoluma... (2002)
* Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor (2004)
* Apayrı (2006)
* Nasıl Delirdim? (2007)
* Hipnoz (2008)
* Hayrola (2009)
* Hande'ye Neler Oluyor (2010)
* Teşekkürler (2011)
* Kraliçe (2012)
* Mükemmel (2014)
* Hepsi Hit Vol. 1 (2016)
* Hepsi Hit Vol. 2 (2017)

Hande Yener'in o günlerde tek emeli Sezen Aksu'nun elinden tutmasıydı. Aksu, kendisini bir dinlese ne kadar yetenekli, ne kadar arzulu olduğunu görecekti.
Görecekti de koskoca Sezen Aksu'ya nasıl ulaşacaktı da "Sezen Hanım, hele bir sesimi dinleyin. Sonra ne derseniz razıyım" diyecekti?

Telefonunu bulmuş, tele sekretere bir dünya not bırakmıştı ama o bir Sezen Aksu'ydu.
Kim bilir kaç kişi gün boyu kaç not bırakıyordu...
Her not bırakana 'Buyrun' diyemezdi.

Baktı ki telesekretere not bırakmakla olacak gibi değil, çalıştığı mağazadan ayrılıp ünlü şarkıcıların alışveriş yaptığı mağazaya geçti.
Planı şuydu; mağazaya gelen ünlü şarkıcılara sesini dinletecek, onlar da Sezen Aksu'ya 'Bir kız dinledik ki... Sen de mutlaka dinlemelisin" diyecekti.
Tam da ünlü bir Amerikan özlü sözünde olduğu gibi; "Tanrı'yı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset"...

Çalıştığı mağazaya birçok ünlü gelip gidiyordu ama onların umurunda olan Hande Yener'in emelleri değil, alacakları kıyafetlerin başkalarının da üzerinde görmeyeceklerine emin olmaktı.
Kurduğu hayallerden malzeme mi çalıyordu ki gelip giden yıkıyordu?
Arzularıyla bir an olsun bile ilgilenmemeleriyle kendisine hayal kırıklığı yaşatan ünlü şarkıcıları günün sonunda affediyordu ama o anlarda yaşadıklarını asla unutmuyordu.

Hande Yener, her sabah hayallerle girdiği mağazadan her akşam onların kırıklarını toplayarak ayrılsa da hayal kurmaktan vazgeçmenin kendisine edeceği en büyük ihanet olacağı bilinciyle "Elbet, bu kapıdan hayalime değer verecek birisi girecek" hayalini kurmaya devam etti.
Tıpkı Montaigne'nin "Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen yanlış insanlar üzerine hayal kuruyorsun" sözünde olduğu gibi kendisini Sezen Aksu'ya ulaştıracak doğru kişiyi bekledi bekledi...
İyi de o doğru kişi kimdi?

'Beklenen gün gelecekse çekilen acı kutsaldır' felsefesindeki 'Gün', o gün o kişinin kapıdan girdiği gün oldu.
O kişi ki o güne kadar 40 filmle sinemanın tozunu attırdığı yetmezmiş gibi 4 albümle müzik sektörünün de tozunu attırmış, son 10 yılda her iki sektöre de damgasını vurmuştu.
Hülya Avşar...

Hande Yener'in kıyafetleri gösterdiği Hülya Avşar, önceki gelen ünlülerden farklıydı.
Tek derdi 'Alacağım kıyafeti başkalarının üzerinde görmemeliyim' değildi.
Pahalı pahalı olanların yerine kendisine yakışacak, içinde rahat edebileceği kıyafetleri alma peşinde olan Hülya Avşar'a bir yandan kıyafetleri gösterirken diğer yandan hayalinden söz etti.

Belki o anlarda Hande Yener'in yeteneği ve sesi konusunda bir fikir sahibi değildi.
Belki Hülya Avşar'ın Hande Yener'e referans olup "Bir kız var. Bir dinleseniz" diyerek göndereceği birçok yapımcı vardı.
Ne var ki şımarıklığa varmayan samimiyeti ve girişkenliğinin yanı sıra hayalini bu kadar içten gözler önüne sermesiyle Hande Yener, bir yapımcıya gönderilmekten daha fazlasını hak ediyordu.
Hülya Avşar, Sezen Aksu'yu aradı.

Hülya Avşar, Sezen Aksu'nun dostuydu, görüşlerine önem verdiği öngörülerine güvendiği bir meslektaşıydı.
Her ne kadar öyle olsa da sırf Hülya Avşar referans oldu diye "Geç bakalım, benim vokalistim ol" diyemezdi.
Her ne kadar ön planında kendisi olsa da sahnedeki herkes Sezen Aksu'nun deneyimini, bilgisini ve beğenisini temsil ediyordu.
Hande Yener, Sezen Aksu'nun 20 yıllık kariyerine halel getirmemeliydi.

Sezen Aksu, "Bir dostumun öngörüsünü boşa çıkarma" edasıyla Hande Yener'den 'Yalnızlık Senfonisi' ve 'Oyun Bitti'yi seslendirmesini istedi.
Seslendirdikten sonra Sezen Aksu'nun 'Tamam vokalistimsin' demesiyle kendini sahnede bulan Hande Yener, iki yıl sonra kendi kanatlarıyla uçmanın zamanı geldiğine inanarak solistliğe terfi etti.

Çeşitli gece kulüplerinde sahneye çıkarak deneyim kazanan Hande Yener, Sezen Aksu'nun yanına albüm yapmak için döndü. Aksu'nun yönlendirdiği yapım şirketiyle ilk albümünü çıkarak Yener, bir milyonu aşan satış rakamıyla sektörde yer tutarken, sesi ve tarzının yanı sıra konser ve albüm sayısıyla en çok üreten şarkıcılar arasında yer alarak 2000'li yılların 'Yıldız'ı olmayı başardı.
İşte bunların hepsi Hülya Avşar'ın 'O An' çalıştığı mağazanın kapısından girmesiyle gerçekleşti.

 YARIN: Johnny Depp