Yumurtanın besin değerine dikkat çekmek ve tüketimi istenilen seviyeye çıkarmak için dünyada 1995, Türkiye´de ise 2008 yılından bu yana her yıl ekim ayının ikinci Cuma günü 'Dünya Yumurta Günü' olarak kutlanıyor. Bu bağlamda yazılı açıklama yapan Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Genel Sekreteri Haluk Aşkaroğlu, yeterli ve dengeli beslenmede hayvansal kaynaklı proteinin rolü, Türkiye´de ve dünyada sektör ile yumurta tüketimi konularında bilgiler verdi.

UCUZ VE YÜKSEK KALİTELİ BESİN

Gelişmiş ülkelerde yumurta dahil hayvansal kaynaklı protein talebi ve tüketiminin yüksek olduğunu, az gelişmiş ülkelerde ise yetersiz ve dengesiz beslenme olduğuna vurgu yapan Aşkaroğlu, yumurtanın içerdiği amino asitlerin, kalsiyum, sodyum, iyot, selenyum, kolin ve A, B, D ve E vitaminleri bakımından zengin mükemmel bir protein kaynağı olduğunu belirtti. Aşkaroğlu, "Bir başka deyişle doğanın protein, vitamin ve mineral haplarıdır. Yumurta, satın alabileceğimiz en ucuz ve en yüksek kalitede hayvansal protein içerir. Bu özellikleri ile insan sağlığına sayısız katkısı vardır" dedi.

'YILDA 22 MİLYAR YUMURTA ÜRETİYORUZ'

Türkiye´nin yıllık 22 milyar adetlik yumurta üretimi ile dünyada 9'uncu olduğunu, 400 milyon dolarlık yumurta ihracatı ile 3'ncü sırada bulunduğunu açıklayan H. Haluk Aşkaroğlu, yumurta sektörünün 150 bin kişiye doğrudan ya da dolaylı olarak istihdam sağlayan bir sektör olduğunu belirtti. Böylesine önemli bir rol üstlenen sektörün gerek salgın kanatlı hastalıkları ve gerek ihracat yapılan ülkelerdeki istikrarsızlıklara bağlı olarak dönemsel krizlerle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Aşkaroğlu, şunları söyledi: "Dünyayı hayvansal protein tüketen toplumlar yönetmektedir. Yumurta tüketiminin yüksek olduğu ülkeler aynı zamanda dünyanın en gelişmiş ülkeleridir. Kendi geleceğimiz açısından insanlarımızın yeterli ve kaliteli gıdaya erişimini sağlamak en temel görevimizdir. Yeterli ve dengeli beslenme hayvansal kökenli gıdalara yeterli erişimle mümkün olabilir. Yumurta hakkındaki yanlış bilgilerin önüne geçerek anne sütünden sonra en değerli besin olan yumurtanın tüketimini toplumumuzda arttırmak için kamu, özel sektör ve meslek örgütleri ile sivil toplum temsilcileri gerekli işbirliği içerisinde olmalıdır. Sektörün zaman zaman yaşanan dış etkenlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için gerekli önlemler alınmalıdır. Özellikle kanatlı hayvan hastalıkları kaynaklı üretim düşüşünün önüne geçilebilmek için daha etkin veteriner hizmetlerinin verilebileceği bir veterinerlik otoritesinin kurulması gerektiğini bir kez daha vurgulamak isteriz."