Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Vedat Türkali'ye veda

        Türkiye, belleği karartılmak istenen bir ülke. Görevimiz bellek kazandırmak...” 2004 yılında meslektaşları, dostları ve sevenlerinin katılımıyla Beyoğlu Melek Sineması’nda düzenlenen 85. yaş günü toplantısında böyle söylemişti usta yazar Vedat Türkali.

        Hayatı başlı başına bir roman olan Türkiye edebiyatının çınarlarından; yazar, şair, senarist, yönetmen Vedat Türkali, tedavi gördüğü Yalova Devlet Hastanesi’nde 97 yaşında yaşama veda etti. Usta yazarın vefatını, kızı Deniz Türkali, sosyal medya hesabından “Babamı... Vedat Türkali’yi kaybettik” mesajıyla duyurdu.

        Doktoru Özgür Akın Oto, Vedat Türkali’nin çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı. Usta kalem, arkasında 40’ın üzerinde senaryo, 3 sinema filmi, 4 tiyatro oyunu ve her biri Türk edebiyat dünyasında önemli yere sahip 8 roman bıraktı. Vedat Türkali, “Abdulkadir Demirkan” ismiyle 13 Mayıs 1919’da Samsun’da dünyaya geldi. Kökeni Pirhasanoğullarından geldiği için 50’li yıllarda Pirhasan soyadını aldı.

        Samsun Lisesi’nden mezun olan Türkali, yüksek öğrenimini 1942’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Aynı yıl 71 yıl boyunca hayatını paylaşacağı Merih Pirhasan ile evlendi. Eşi Merih Pirhasan, 2013 yılında vefat etti.

        TUTUKLANDIĞINDA YÜZBAŞIYDI

        Maltepe Askeri Lisesi ve Kuleli Askeri Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yapmaya başlayan Türkali, 1951 yılında üyesi olduğu Türkiye Komünist Partisi davasında yargılandı. ‘Siyasi eylem suçu’ nedeniyle tutuklanan Türkali, o sırada “Yüzbaşı” rütbesindeydi.

        9 yıl hapis cezasına çarptırıldı, 7 yıl cezaevinde yattıktan sonra koşullu olarak serbest bırakıldı. Cezaevinden çıktıktan sonra 1958’de Cumhuriyet Gazetesi’nde musahhihlik (metin düzeltme) yaptı. 1959’da Rıfat Ilgaz’la, Gar Yayınları’nı kurdu. Bu dönemde Yılmaz Güney ile tanıştı. Onun da desteğiyle 1960’ta “Dolandırıcılar Şahı” ile senaristliğe başladı.

        10 YIL İNGİLTERE

        Türkiye Yazarlar Sendikası ve Barış Derneği’nde yöneticilik yapan Türkali, 12 Eylül’ün ardından Aydınlar Dilekçesi ve Barış Derneği davalarında yargılandı. 1989-1999 yılları arasında Londra’da yaşayan Vedat Türkali, bu süre içinde başyapıtı olan, Türkiye Komünist Partisi’nin tarihi niteliğindeki, 2. Dünya Savaşı döneminin siyasal yapısını anlattığı “Güven” adlı romanını kaleme aldı. Hep siyasetle iç içe yaşayan Türkali, 2002 seçimlerinde DEHAP’tan milletvekili adayı oldu.

        ‘NE YAPTIYSAM EŞİMİN GÜVENCESİYLE YAPTIM’

        Melek Sineması’nda düzenlenen 85’inci doğum günü partisinde kısa bir konuşma yapan Türkali, sorumlu bir yurttaş olarak Nâzım Hikmet’in şiirlerinde simgelediklerini, sinemada ve edebiyatta yapmaya çalıştığını söyleyerek “18 yaşımda eşim Merih Hanım’la TKP’ye girdik. O gün bugündür komünist olarak elimden geleni yaptığıma inanıyorum. Abdülkadir Pirhasan ve diğer isimlerle yaşadım. O isimlere rağmen yanımda Merih Hanım vardı. Eğer bankadan aldığı o küçücük aylığı olmasaydı bu kadar rahat olamazdım. Ne yaptıysam ona güvenerek yaptım” demişti.

        ÖPEREK UĞURLAMIŞTI

        Son yıllarda yaşlılık nedeniyle sağlık sorunları baş gösteren, yürümekte güçlük çeken Türkali’nin son görüldüğü yerlerden biri de 18 Ağustos 2011 günü Şişli Camii’nden son yolculuğuna uğurlanan Türkiye Sosyalist hareketinin öncülerinden siyasetçi ve yazar Mihri Belli’nin cenaze töreniydi. Türkali, cenaze töreninde dava arkadaşı Mihri Belli’nin fotoğrafını öperek uğurlamıştı. Türkali’nin yaşama gözlerini yumduğu tarih de Belli’nin 5’inci ölüm yıldönümüne yakın bir tarih oldu.

        SANSÜRE TAKMA İSİM

        1958’de cezaevinden çıktıktan sonraki yasaklı yaşamında yazarlık ve senaristlik çalışmalarına başlayan usta, sansüre takılmamak için Abdulkadir Pirhasan “yasaklı” ismi yerine senaryolarında “Hüsamettin Gönenli”, yazılarında “Abdülkadir Demircan” romanlarında da “Vedat Türkali” isimlerini kullandı.

        KÜRT-TÜRK KARDEŞLİĞİNİ ANLATAN ROMAN

        Yazarın yakın dostu Akın Birdal, Türkali’nin 2007 yılında yaşama veda eden Kürt romancı Mehmet Uzun’la birlikte Kürt ve Türk halklarının ortak yürüyüşünü anlatan bir roman hayalleri olduğunu söyledi.

        ÖDÜLLÜ FİLMLER

        Filmlerinde gerçekçi bir bakış açısıyla, toplumsal sorunlara vurgu yapan Türkali, “Otobüs Yolcuları”, “Üç Tekerlekli Bisiklet”, “Karanlıkta Uyuyanlar” gibi önemli filmlerin senaryolarını yazdı. Karanlıkta Uyananlar filmiyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’ne layık görüldü. 1965’te senaryosunu yazdığı “Sokakta Kan Vardı” ile yönetmenliği de denedi. “Dallar Yeşil Olmalı” adlı tiyatro oyunuyla TRT 1970 oyun ödülünü kazandı.

        FATMAGÜL’ÜN SUÇU NE?

        1974’te yazdığı ilk romanı “Bir Gün Tek Başına” Türk edebiyatında önemli eserler arasındaki yerini aldı. Senaryo olarak kaleme aldığı “Fatmagül’ün Suçu Ne?” 1986’da film, 2010’da televizyon dizisi olarak çekildi. Türkali yazdıktan yaklaşık 25 yıl sonra televizyon için aynı adla yeniden kurgulanan dizideki “Perihan Yaşaran” karakterini, Türkali’nin kızı oyuncu Deniz Türkali canlandırdı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ