Washington'dan Avrupa'ya asker resti
ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığının geleceğini yeniden şekillendirebilecek kapsamlı Pentagon incelemesi, NATO başkentlerinde endişeyi büyütüyor. Washington, Avrupa kıtasında konuşlu Amerikan askerlerinin sayısını ve dağılımını yeniden değerlendirirken, masadaki seçeneklerin yalnızca asker azaltılması ya da birliklerin başka bölgelere kaydırılmasıyla sınırlı olmadığı belirtiliyor.
İncelemenin, İran’a karşı yürütülen savaş sırasında Washington’a yeterince destek vermediği düşünülen bazı Avrupalı müttefiklere karşı siyasi ve askeri bir “hesap kesme” aracına dönüşebileceği ihtimali de Avrupa’da kaygıyla takip ediliyor.
ABD Savunma Bakanlığı’nın yürüttüğü kapsamlı incelemenin sonunda Savunma Bakanı Pete Hegseth’in önüne Avrupa’daki Amerikan askeri varlığının geleceğine ilişkin en az dört farklı seçenek konulması bekleniyor. Konuya ilişkin Habertürk’e bilgi veren ABD’li askeri diplomatik kaynaklar, AB’deki askeri konumlanmanın seçeneklerinin 6 Kasım’a kadar Hegseth’e sunulması planlandığını belirttiler. Böylece çalışma, incelemenin tamamlanması için belirlenen aralık ayındaki nihai tarihten bir aydan daha uzun süre önce karar aşamasına taşınmış olacak.
NATO’NUN GÖZÜ 80 BİN AMERİKAN ASKERİNDE
NATO nezdinde görev yapan yetkililere göre, Pentagon’daki çalışma NATO içerisinde giderek daha ciddi bir endişe kaynağına dönüşmüş durumda. Avrupa’da halen yaklaşık 80 bin Amerikan askeri bulunuyor. Avrupa başkentlerinin temel kaygısı, incelemenin sonunda bu sayının önemli ölçüde azaltılması veya Amerikan birliklerinin kıta içerisindeki konuşlanma düzeninin kapsamlı biçimde değiştirilmesi.
Ancak kaygı yalnızca rakamlardan ibaret değil. Bazı NATO ülkeleri, Washington’ın askeri konuşlanmayı müttefiklerin son dönemdeki siyasi ve askeri tutumlarını değerlendirmek, hatta bazı ülkeleri cezalandırmak için kullanabileceğinden endişe ediyor. Böylece Pentagon’un kuvvet planlaması, Avrupa açısından sadece askeri değil, aynı zamanda oldukça güçlü bir diplomatik mesaja dönüşebilir.
Habertürk’e bilgi veren kaynaklara göre, ABD Avrupa Kuvvetleri Komutanı, Pentagon’un en üst düzey politika yetkililerinden Elbridge Colby ile birlikte 18 Eylül’e kadar karar sürecine yönelik bir bilgilendirme toplantısına katılacak. Bu toplantının, daha sonra Hegseth’in önüne götürülecek seçeneklerin şekillendirilmesinde kritik rol oynaması bekleniyor.
Colby’nin ayrıca perşembe günü Brüksel’deki NATO karargâhında ittifak ülkelerinin büyükelçileriyle incelemeyi görüşmesi öngörülüyor. Görüşme, Avrupa başkentlerinde Pentagon’un incelemesinin gerçek amacı ve Washington’ın hangi sonuca ulaşmak istediğine ilişkin soruların giderek arttığı bir dönemde gerçekleşecek.
İRAN SAVAŞININ AVRUPA’YA ÇIKAN FATURASI
Pentagon’un Avrupa’daki kuvvet yapısını gözden geçirmesi, Washington ile bazı Avrupalı müttefikleri arasında İran’a karşı yürütülen savaş nedeniyle oluşan yeni gerilim ortamına denk geliyor. ABD Başkanı Donald Trump, bazı Avrupa ülkelerinin Amerikan askeri operasyonlarına yeterli destek sağlamadığı yönündeki rahatsızlığını defalarca dile getirdi.
Trump yönetiminin hoşnutsuzluğunun merkezinde yalnızca siyasi destek eksikliği bulunmuyor. Washington, bazı müttefiklerin Amerikan savaş uçaklarının kendi topraklarında konuşlanmasına veya bu ülkelerin hava sahalarını kullanmasına izin vermediğini, bazı ülkelerin ise gerekli izinleri vermekte geciktiğini düşünüyor.
Trump yönetimi açısından bu tutum, NATO içerisindeki güvenlik ve askeri yükün Washington’ın beklediği ölçüde paylaşılmadığının yeni bir göstergesi. Dolayısıyla Avrupa’daki Amerikan askerlerinin geleceğine ilişkin tartışma, uzun süredir devam eden “NATO’nun yükünü kim taşıyor?” kavgasıyla İran savaşındaki tutumların aynı dosyada buluşmasına yol açıyor.
TRUMP KIZGIN, RUTTE “ÇOĞU BİZİMLEYDİ” DİYOR
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise Trump’ın yaşadığı hayal kırıklığına kısmen anlayış gösterirken, Avrupa’nın tamamının aynı kefeye konulmaması gerektiğini savundu. Rutte, Avrupa ülkelerinin büyük bölümünün ABD ile işbirliği içerisinde hareket ettiğinin altını çizdi.
Pentagon’dan bir yetkilinin açıklamaları ise Washington’ın Avrupa’ya vermek istediği mesajın oldukça açık olduğunu ortaya koydu. Yetkiliye göre Trump yönetimi, ABD’nin bundan sonra daha sınırlı bir “temel destek” sunacağı, buna karşılık müttefiklerin liderliği ve sorumluluğu daha fazla üstlenmesi gerektiği yönündeki yaklaşımını net biçimde ortaya koydu.
Başka bir ifadeyle Washington, Avrupa’ya “güvenliğiniz için buradayız” demeye devam ederken, cümlenin sonuna giderek daha belirgin biçimde “ama eskisi kadar değil” notunu eklemeye hazırlanıyor.
“TRUMP BAZI MÜTTEFİKLERDEN HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADI”
ABD’li askeri diplomatik kaynakları, Trump’ın son aylarda bazı müttefiklerin davranışlarından duyduğu hayal kırıklığını açık biçimde ifade ettiğini söyledi. Yetkiliye göre bu rahatsızlık, Avrupa’daki Amerikan askerlerinin gelecekteki seviyelerine ilişkin hazırlanan seçeneklere de yansıyor.
Bununla birlikte Pentagon, incelemenin önceden belirlenmiş tek bir sonucu hayata geçirmek amacıyla yürütülmediğini savunuyor. Çalışmanın hedefinin, mevcut askeri konuşlanmanın aynen korunmasından çok daha kapsamlı değişikliklere kadar uzanan farklı senaryoları Hegseth’in önüne koymak olduğu belirtiliyor.
Dolayısıyla masanın bir ucunda yaklaşık 80 bin kişilik mevcut Amerikan askeri varlığının korunması bulunurken, diğer ucunda asker sayısı ve kuvvet yapısında çok daha kapsamlı değişikliklere gidilmesini içeren seçenekler yer alabilecek.
PENTAGON: TÜM SEÇENEKLERİ GÖRMEK İSTİYORUZ
ABD’li askeri kaynaklar, ayrıntılı seçenekler hazırlanmasının incelemenin ne kadar ciddi yürütüldüğünün göstergesi olduğunu söyledi. Yetkili, Pentagon’un amacının, farklı kuvvet seviyeleri veya askeri yapılanmaların avantaj ve dezavantajlarını tartışabilecek durumda olmak şeklinde açıkladı.
Washington böylece yalnızca “asker azaltalım mı, azaltmayalım mı?” sorusuna cevap aramıyor. Avrupa’da kaç Amerikan askerinin bulunacağı, bu askerlerin hangi ülkelerde konuşlandırılacağı ve kuvvetlerin nasıl bir askeri yapı içerisinde tutulacağı gibi farklı senaryolar da değerlendiriliyor.
AVRUPA’NIN ŞÜPHESİ: KARAR ZATEN VERİLDİ Mİ?
Pentagon’dan gelen açıklamalar ise bazı Avrupalı yetkililerin endişelerini gidermeye yetmiş değil. Bazı Avrupalı yetkililer özel görüşmelerinde, Washington’ın incelemenin genel yönünü gerçekte çoktan belirlemiş olabileceğinden kaygı duyduklarını ifade ediyor. Bu çevrelerde, Pentagon’un farklı seçenekler hazırlamasının gerçek anlamda açık uçlu bir değerlendirme sürecinden ziyade, Avrupa’daki Amerikan askeri varlığında yapılacak azaltmanın ön hazırlığı olabileceği düşünülüyor.
Bu nedenle Avrupa açısından soru artık yalnızca Pentagon’un asker azaltıp azaltmayacağı değil; ne kadar azaltacağı, hangi ülkelerden çekeceği ve hangi müttefiklerin Washington’ın yeni güvenlik denkleminde daha ağır bir faturayla karşılaşacağı noktasında yoğunlaşıyor.
WASHINGTON’IN ESKİ MESAJI, YENİ HESABI
Trump yönetiminin Avrupa’ya yönelik yaklaşımı aslında yeni değil. Washington uzun süredir Avrupa kıtasına tahsis edilen Amerikan askeri kaynaklarının azaltılması gerektiğini savunuyor. Trump yönetiminin daha geniş stratejisinde, NATO üyesi Avrupa ülkelerinin kıtanın güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi, savunma yükünün daha büyük bölümünü kendilerinin taşıması ve Amerikan askeri kapasitesi ile güvenlik garantilerine olan bağımlılığın azaltılması bulunuyor.
Ancak İran savaşı sırasında bazı Avrupa ülkelerinin Amerikan uçaklarının konuşlanmasına veya hava sahalarını kullanmasına izin vermemesi ya da gerekli izinleri geciktirmesi, Washington’daki eski tartışmaya yeni ve çok daha siyasi bir boyut kazandırdı.
Şimdi Pentagon’un önünde en az dört seçenek, Avrupa’da yaklaşık 80 bin Amerikan askeri ve Washington’ın performansından memnun olmadığı bazı müttefikler var. 6 Kasım’a kadar Hegseth’in masasına gelecek dosya, yalnızca Amerikan askerlerinin Avrupa’daki geleceğini değil, Trump döneminde NATO içerisinde “müttefikliğin” Washington tarafından nasıl ölçüleceğini de gösterecek.