Nejat İşler... Sadece 1 yıl öncesine kadar hem sinemanın hem dizilerin hem de reklam dünyasının en popüler ismiydi. Sonra o malum hastalık geldi. Aylarca hastanede yattı. Hastalığı bile efsaneye dönüştü. Ardından da "Parmakları kesildi mi?" tartışması... Peki, "İşler" neden bu kadar karıştı? Aslında bunun yanıtı onun geçmişinde gizli. Bazı hikayeleri sadece onu anlatabilecek olanlar yaşar. Onunkisi de tam böyle bir şey. Kader çizgisi daha başında sıradışı bir hikaye olarak çizildi.
Fabrikaların, göçün altüst ettiği Eyüp'te 12 Mart darbesini izleyen, İstanbul'un sokak sokak arandığı günlerde işçi bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Okumayı çok erken yaşlarda öğrendi. Daha beş yaşında gazete sayfalarını çeviriyordu. Ablalardan, teyzelerden oluşan bir kadın kalabalığının içinde, el üstünde tutularak büyüdü. Belki önünden gelip geçtiği Kasımpaşa'daki deniz üssünün, beyaz kıyafetli çakı gibi bahriyelilerin etkisiyle deniz subayı olmayı hayal ediyordu. Askeri okulu da kazanması, geçim sıkıntısı çeken ailenin biraz rahatlamasına yol açtı. Ancak Cağaloğlu Anadolu Lisesi'nin hocaları bu yetenekli çocuğun sadece parasızlık yüzünden askeri okula gitmesini istemediler, "Masraflarını biz karşılayalım" dediler ve askeri okul faslı kapandı.