'Bu bienal gelecekle ilgili hayal kurmaya teşvik ediyor'
14 Aralık'a kadar devam edecek 2. İstanbul Tasarım Bienali gündelik hayatımızın nasıl değişebileceğinin hayalini kuruyor, fantastik bir geleceğin kapılarını aralıyor. 53 projeye ev sahipliği yapan bienali, direktörü Deniz Ova ile konuştuk
ABONE OLYazılan onca felsefi metni ve koca bir sanat tarihini kenara bırakacak olursak, günümüzde “çağdaş sanat” denilen şey aslında izleyiciyi şaşırtmak ve mümkünse bir anlığına şoke etmek üzerine kurulu. Başka türlü, Tracey Emin’in kullanılmış prezervatiflerle dolu dağınık yatağını sergilemesi ya da Damien Hirst’in deşilmiş bir ineğin içinden dökülen organları heykelleştirmesi nasıl büyük sanat olayları olarak görülebilirdi ki?
“Yeni çağdaş sanatın yüzde 85’i kötüdür. Sanat dünyasının büyük bölümü bu orana katılsa da, belli bir eserin bu yüzde içinde ne tarafa konacağı konusunda anlaşamazlar” diyor Don Thompson, meşhur “12 Milyon Dolarlık Köpekbalığı” kitabında. Neyin iyi neyin kötü sanat olduğu tartışmaları devam ededursun, İstanbul yeni bir sanat daha doğrusu bir tasarım etkinliğine daha ev sahipliği yapıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 2. İstanbul Tasarım Bienali, farklı disiplinlerden 53 projeye ev sahipliği yapıyor. Zoë Ryan küratörlüğünde hazırlanan bienalin teması “Gelecek artık eskisi gibi değil”. 20. yüzyılın başında Fransız şair Valery bu cümleyi kurduğunda hızla artan endüstrileşme karşısında insanlar kendilerini nasıl bir gelecek beklediğini hayal edemiyordu. Bugün dijital çağda da benzer bir belirsizlikle karşı karşıyayız. Bizi nasıl bir gelecek bekliyor? Kullandığımız aletler, yediğimiz yiyecekler, uyuma biçimimiz nasıl değişecek? 14 Aralık’a kadar devam edecek bienal bu sorulara cevap ararken şok edici işler sunmasa da, bizi hayaller kurmaya zorluyor. Yer yer fantastik bir geleceğin kapılarını da aralayan bienali, direktörü Deniz Ova ile konuştuk.