‘Bir yemek atlası yapmak istiyorum’
Bu yıl 30 yaşına giren Çiya, dünya gastronomi sahnesinde bir hayli önemsenen bir restoran. Çiya Sofrası'nın yaratıcısı Musa Dağdeviren'le çocukluk yıllarına uzanan mutfak macerasını konuştuk
ABONE OLAntep yemeklerinin dünya sahnesine çıkmasında önemli bir payı olan Çiya Sofrası’nın kurucusu Musa Dağdeviren, sadece mutfağa girip nefis yemekler pişirmiyor, çok zengin bir geçmişe sahip olan yemek kültürümüzü yaşatmak için de durmak bilmeden çalışıyor.
Onunla yemek konuşmak her adımda yeni bir aydınlanma demek, abartmıyorum. Verdiği tarifler de tam şu sıralar mutfağa girmek için sebep yaratacak cinsten...
Gürcistan’dan Çin’e kadar gittik, yolculuk 27 ay sürdü. İpek Yolu üzerindeki köy, çarşı, pazar, ev, komün işletmeler ve ev lokantalarını ziyaret ettik. Beni en etkileyen tarafı olayın folklorik yönüydü. Mesela mantı Türkmenistan’da farklı Uygur Bölgesi’nda farklı yapılıyordu. Bir bölgede baharat olarak zerdeçal diğer bölgede kimyon kullanılıyordu. Doğu Anadolu’da Abdallarla, çadır hayatı yaşanlarla ilgili çalışmalarım da var. Ayrıca çocukluğumda Toroslar’da heybe üzerinde ekmek satardım. Bölgedeki beslenme ve folklorun bir parçası olmayı hep sevmişimdir. Helvacısından paçacısına “Bu yemeklerin sosyal yaşamınızdaki rolü nedir” diye sorarım. Türkiye’de de yurtdışında da beni en çok heyecanlandıran gündelik hayatın geçtiği pazar yerleridir. Hani “kazanda ya da fırında doğmuş” derler ya ben öyleyim...