Ayşe KİRAZ / HT CUMARTESİ
Yüzyıllardır farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, İstanbul mozaiğini yansıtan semtleri, kentin cazibe merkezleri haline getirebilmek için projeler gerçekleştiren Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) 2010'da Samatya'da 'Zil ve Caz', 2012'de 'Kadıköy Tarihi Çarşı' projeleriyle başlattığı girişimlerine, bu yıl Yeşilköy'le devam ediyor. Semti tanıtan bir de kitapçık hazırlayan dernek, içerisinde kimsenin görmediği ama gerçek anlamda bir tarih yatan Yeşilköy'ü tüm renkleriyle anlatıyor
Hz. İsa'nın ölümünün ardından Hıristiyan cemaatinin Kudüs'teki işlerini idare etmesi için seçtikleri yedi Diyakonos'tan biridir Ayios Stefanos. Suçlanır, yargılanılır ve inancından dönmediği için taşlanarak öldürülür. Hıristiyanlığın ilk şehidi olarak kabul edilen Stefanos şehit edildikten sonra azizlik mertebesine yükselir ve Filistin'de gömülür. 4. yüzyılda, azizlerin mezarları başkent Konstantinopolis'e getirilmeye başlanınca, Ayios Stefanos'un mezarı da İstanbul'a taşınır. Latinlerin isteği üzerine azizin naaşı İtalya'ya gönderilmek üzere İstanbul'dan bir gemiye yüklenir. Ancak gemi yola çıkar çıkmaz büyük bir fırtına patlar, naaşı sahile çıkarırlar. Bugün azizin adını taşıyan Rum kilisesinin olduğu yerde azizin kemiklerinin bulunduğu sanduka koruma altına alınır. Fırtınanın devam ettiği günler boyunca denizcilerin aç kalmaması için köylüler tarafından koyunlar kesilir. O günlerin anısına her yıl aralık ayının 26. günü, kilisede kurban kesme ayini (Thisias) yapılır. Fırtına sonlanınca sanduka İtalya'ya doğru tekrar yola çıkar çıkmasına ama birkaç kemik parçası köyde kalır, sonradan inşa edilecek kilisenin zeminine gömülür. Köyün adı da Ayios Stefanos olur. Zaman içinde bu isim Ayastefanos'a dönüşür. Yeşilköy'deki farklı mezheplere ait üç kilisenin de (Aya Stefanos Rum Ortodoks Kilisesi, Surp İstepanos Ermeni kilisesi, Latin Katolik Kilisesi) Ayios Stefanos'a adanmasının sebebi budur.