Yetenek yarışmanızı nasıl alırdınız?
"Yetenek Sizsiniz Türkiye"de yine bir bas baritondan Cem Karaca "Islak Islak" icrası görünce, hayatımızın son 10 senesine damga vuran yetenek yarışmalarını yazmak şart oldu
ABONE OLHT CUMARTESİ / Sırma KARASU
2004'te Popstar Türkiye ile tanıştığımızda, dünyayı çoktan sarmış müzik yetenek programlarıyla ilgili ümitlerimiz büyüktü. Avrupa ve Amerikan müzik piyasasındaki daralma henüz bizde yaşanmıyordu. Yeni yeteneklerin albüm çıkarma hatta yıldız olma ihtimalleri vardı. En önemlisi o zamanlar jüride müzik endüstrisinden profesyoneller de yer alıyordu, mesela Ahmet San.
'ACIKLI GEÇMİŞ' FAKTÖRÜ NEDEN İŞE YARAMADI?
Yabancı versiyonlarında yer alan önceden profesyonel müzik deneyimi olmaması şartı yoktu, ama "acıklı geçmiş" zorunluluğu elbette mevcuttu. Fakat nasıl olduysa hapishaneden yetimhaneye kadar uzanan dram yelpazesi bu yarışmacıları "Popstar Bilmem Kim" olmaktan öteye taşıyamadı. Başarı öyküsü, konu müzik olunca satan bir tema olsa da anlaşılan dinleyiciler bu öykünün gelişme bölümünden çok giriş ve sonuç bölümüyle ilgililer. Popstar Alaturka'da Bülent Ersoy'un, fevkaladenin fevkinde sahne ve icra deneyimiyle yarışmacıları şekillendirmesini izlemek zevkli olsa da bu sürecin şeffaflığı, yıldız olmak için gereken gizemi ortadan kaldırıyordu sanki. Evet, izleyiciler kanala ve yapımcılara reyting kazandırıyor ama her an oturma odamızda bizle çay içebilecekmiş gibi görünen şarkıcıların albümlerini almaya pek de meraklı değiller.