Kilyos yolunda, kat ettiğimiz her kilometrede havadaki oksijen de arttı. Sonunda kendimizi Cemal Hünal’ın Gümüşdere Köyü’ndeki çiftliğinde, yani burada kurduğu İstanbul Atlı Okçuluk ve Tarihi Atlı Savaş Sanatları Kulübü’nde bulduk. Vardığımızda Hünal ok atıyordu. Ben de birkaç deneme yapmak istedim ama çelimsiz kollarımın o yayı çekmesine imkân olmadığını anladım. Cemal Hünal’ın çiftliğinde, kazdan maymuna türlü türlü hayvanlar var. Atları kendisi tımarlıyor, hepsinin adını sanını, huyunu suyunu biliyor. Hatta Aydınlık isimli olanın üzerindeyken yaptığımız fotoğraf çekiminde o kadar rahattı ki eğeri bırakıp ok bile attı. Bu kolay iş değil, bilesiniz...
Bu çiftlikte yaptıklarım benim için hem spor hem hobi. Kısmen de profesyonel olarak yapmaya çalışıyorum. Ancak benim mesleğim oyunculuk...
Oyunculuk çok severek yaptığım bir iş. Piyasa ise böyle gelmiş böyle gidiyor. Yoğun bir üretim var ve çok kişi bu piyasadan ekmek yiyor. Bazı şeyler düzelse, kalite yükselse daha mı iyi olur? Bunlar ayrı ayrı tartışılması gereken konular. Şu an olduğum projeden de ekipten de çok memnunum. Burada da nasıl bir hayatım olduğunu gördünüz işte.