'Transseksüel kimliğimle siyasetin içindeyim'
Pınar Erbaş'ın Öykü Evren Özen'le yaptığı söyleşi...
ABONE OLÖykü Evren Özen’i (42) dinledikten sonraki net izlenim; bu kadın ne isterse yapar, alır, başarır. Üstelik mücadelesi sadece kendisi için değil. Belli; iyi dost, iyi eş, iyi insan. O kadar açık ve samimi ki lafı da fazla uzatmaya gerek yok. Kendisi anlatsın...
5 çocuklu, köyde yaşayan... İki abla, iki abim var. Yalova doğumluyum. Babam çiftçi, okuma yazma bilmezdi. Annem 52 yaşında ilkokul diploması aldı. Ben doğmadan boşanmışlar ama aynı evdeler. Hatta “aynı evde 40 yıldır konuşmayan çift” diye Reha Muhtar’a çıkmışlardı.
Biraz abartı tabii. Gerekli olduğunda konuşurlardı. “Şunu uzat, şunu hallediver” gibi.
Hayır. Herkesin kendi odası, farklı bir yaşamı vardı.
Aralarında gizli bir aşk vardı bence. Bir de eski dönemler. Annem “Kalacak yerim yok, ne yapayım” derdi. Bir ara aralarında yakınlaşma olmuş, onda da ben doğmuşum.
Yok. Okumamızı hep desteklediler. İlkokuldan sonra Kuran kursuna da gönderdiler. Üstüne hafızlık eğitimi almak istedim. Hatta o dönem hafızlık yarışmasında Marmara 3’üncülüğüm var. Lise 1’e kadar da imam hatipte okudum. Kimliğimi hissetmeye başladığımda iç çatışmalarla okulu bıraktım. Sonradan açık öğretimle bitirdim. Ardından Uludağ Üniversitesi Tekstil Mühendisliği, bu arada stilistlik eğitimi de alıyorum. Yine kimlik bunalımları, orayı da bıraktım. Bandırma Meslek Yüksek Okulu’nda işletme okudum sonra.