Balkan Harbi'nin acı hikâyesi
"Balkan Harbi / 1912-1913", savaşın ve göçün acı gerçeğini daha önce hiç yayınlanmamış görüntüler eşliğinde anlatacak. Yönetmen Cem Fakir, "Bu belgeseli izleyenler, Balkanlar'da neyi kaybettiğimizi anlayacak" diyor
ABONE OLAmacımız Balkan Savaşı’nın 100’üncü yılına yetişmekti, olmadı. Balkan Savaşı, I. Dünya Savaşı’nın provası. Perspektifimiz, bu topraklarda savaşın 1912’de başlayıp ve 1922’ye kadar 10 yıl sürmesi. Balkan Harbi’ni de zaten I. Dünya Savaşı’na bağlıyoruz.
İnsanların açlıktan ağaç kabuklarını kemirdikleri anlatılır. Bunun görüntüsü var. İşkodra’da bir çocuk ağaç kabuğunu alıp yiyor. Edirne düştükten sonra esirler bugünkü Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı Sarayiçi’nde, Tunca Nehri üzerindeki bir adacıkta toplanıyor. Sefalet içindeler. Bir kısmı kamplara gönderilene kadar ölüyor. Bunun filmi var.
Balkanlar, Orta Asya ve Anadolu’dan sonra Türklerin 3. anavatanı. Kaybedilen her toprak göçü beraberinde getiriyor. Katliamlar bir tarafa, sadece göçün kendisi birçok insanın hayatını kaybetmesine yol açıyor. Dolayısıyla Balkan Harbi’ndeki sivillere ilişkin görüntüler en dramatik olanı.
Sivillere karşı işlenen suçlar konusunda herkes birbirini suçlamaya devam ediyor. Balkanlar’da bu algıyı kırmak çok zor. Ayrılıkların kökleri çok eskilere dayanıyor. Sırbistan’da hikâyeler yüz yıllar önceki Kosova Muharebesi’nden başlıyor. Balkan Harbi’nde o devletlerin hepsi milli devletlerini bu nefret üzerine kurmuş.