'İnsanlar tarihten ders almıyor'
Teknolojik, sosyal ve eğitime dair eğilimlerin tahmini konusunda uzman fütürist Prof. David Passig, 2010 çıkışlı 'İki Bin Elli' kitabında Türkiye'yi 21. yüzyılın süper gücü ilan etmişti. Passig'i aradık ve "Tahminleri tutuyor mu" diye sorduk
ABONE OLKitapta kullandığım bilimsel metodolojinin güvenilirliği yüzde 50’ydi. Ama öngördüğüm olayların yüzde 80’i gerçekleşti. Mesela Mısır’ın, Suriye’nin çökmesi veya Batı’yla Rusya arasında gitgide artan anlaşmazlık. Kitabı yazdığımda bu olaylar ancak hayal edilebilirdi, kimilerine göre imkânsızdı. Soğuk Savaş’a geri mi dönüyoruz? Bu daha başlangıç. 2020’lerde doruğa ulaşacak.
■ Dünyada olan bitenleri nasıl bir hisle seyrediyorsunuz?
“Ben bunları 5 yıl önce söylemiştim” diye düşünüyor olmalısınız. Kitabı 2009’da tamamladım, 2010’da yayımlandı. (Gülüyor)
Türkiye’nin birkaç yıldır izlediği yoldan çıkarımlar yapabilirsiniz. Ama bu birkaç yıl, tarihin akışında küçücük bir gürültüden öteye geçemez. Mesela, Türkiye Batı’dan ziyade Doğu’ya yaklaşıyor gibi gözüküyor. Ama Türkiye’nin tarihini şekillendiren yegâne şey Batı’yla Doğu arasındaki konumu ve bunun yol açtığı felsefi ve toplumsal çatışmalardır.
Mesela bugün insanlar Putin’in kararlarına anlam vermeye çalışıyor. Ama Putin’in davranışları aslında Rus coğrafyası, topografyası ve demografisinin bir sonucu; hatta gereği... Putin, Batı’dan öyle korkuyor ki her hareketini Batı’nın Rusya üzerindeki hâkimiyet emellerini engellemek üzere tasarlıyor. Moskova’yla Batı arasında bir tampon bölge yok. Rusların genlerinde, kolektif hatıralarında bir kural var: Her yüzyıl, bir ya da iki kere Batılı birileri Moskova’yı almaya çalışır. Psikolojilerini bu algı şekillendiriyor. Ukrayna’daki karışıklıklarda da Batı’nın onlara doğru geldiğini düşündüler. O yüzden tüm imkanlarını Batı’nın baskısını kırmak üzere tesis ettiler. Kimi zaman siyasi kimi zaman da askeri manevralarla bunu yapıyorlar. Aslında geçen tüm 3 bin yıl, bu tip kararların tarihidir. İnsanlık Batı’yla Doğu arasındaki coğrafi, topografik korkuların esiri. Bugün de bu tarihi çatışma akımının içinde yaşıyoruz.