Kahraman garson, hain cep telefonuna karşı
Şu cep telefonları olmasa, garsonluk güzel iş aslında...
ABONE OLEvet efendim, doğrudur: Yıllık cinnetimin bir bölümünü kullanmam nedeniyle, maalesef uzun zamandır tek satır yazamadım bu mecraya. Lakin canımız ciğerimiz Kuzey Yarımküre’ye sonbahar geldi, ben kendimi epeyce toparladım ve şimdi yine dikkatinizi çekeceğini umduğum bir mevzu ile karşınızdayım.
O halde lafı uzatmadan başlayayım! Geçenlerde müşteri davranışlarının yıllar içindeki değişimiyle ilgili araştırma yaparken, ilginç bir habere rastladım ve “Bu haberi paylaşmazsam olmaz” dedim. Başlığı görüp de endişelenmeyin; “Cep telefonları çıktı, mertlik bozuldu”, “Vallahi telefonlar çıkmadan önce hayatımız şöyle güzeldi, böyle güzeldi” gibi beylik ifadeler içeren bir yazıyla ruhunuzu daraltacak değilim. Niyetim yalnızca geçtiğimiz 10 yıl içinde restoranlardaki davranışlarımızın nasıl değiştiğini anlatmak.
Bunu da New York’taki üst düzey bir restoranın 2004 ve 2014 yıllarına ait güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyerek ulaştığı sonuçları paylaşarak yapacağım. Her daim dolu olan bu restoranın sahipleri, söz konusu araştırmayı yapmaya karar vermiş, çünkü servis kalitesini artırmak için attıkları tüm adımlara rağmen, çeşitli internet sitelerinde negatif yorumlar almaktan kurtulamamışlar. Yavaş servisten şikayet edenler yüzünden hem garson kadrosunu genişletmiş hem de mutfaktaki şeflerin sayısını artırmışlar mesela. Bununla da yetinmeyip bir şirketle anlaşmışlar ve daha hızlı servis verebilmek için tüm restoran çalışanlara eğitim vermişler. Lakin kâr etmemiş. Olmamış, olmuyormuş ve olmayacakmış. Bunun üzerine “Sorun bende değil, sende” diyerek araştırmanın sonuçlarını paylaşmaya karar vermişler.