Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar Aşktan istihbarat örgütüne, demir demirkanla sertab erener neden ayrıldı

        GİZEM SEVİNÇ SELVİ / HT PAZAR

        Stalking yani iz sürmek kavramının hayatımıza girişi büyük ihtimalle Andrei Tarkovski’nin 1979 yapımı ‘Stalker’ filmine uzanıyor. Filmde, kahramanımız Stalker’ın yasak bölgede iz sürüşüne tanık olurken şimdilerde bu kavramı dijital bir günahı tanımlamak için kullanıyoruz. Artık sevgilimizden ayrıldığımızda ya da yakın bir arkadaşımızla aramız bozulduğunda yaptığımız ilk iş onu tek tek tüm sosyal medya hesaplarımızdan silmek. Evet, artık sizinle olmayan birinin hayatında neler olup bittiğini görmek istememeniz son derece anlaşılır bir durum. Peki birini hayatınızdan çıkarmak, sosyal medya hesaplarından silmek kadar kolay mı? Zira artık sosyal medya kanalları nedeniyle sevgili olmak istihbarat örgütüne üye olmak gibi bir şey. Girersin ama çıkamazsın! Atsan atamazsın. Hâlâ yazdığı her twit’i üstünüze alınıyor, paylaştığı her mutlu fotoğrafla size nispet yaptığına mı inanıyorsunuz? Cevabınız “Evet” ise üzülmeyin, bu bir modern çağ hastalığı. Ve bu konuda yalnız değilsiniz. Arkanızda koca bir örgüt var! Bir de şöhretler... Sertap Erener - Demir Demirkan, Murat Boz - Eliz Sakuçoğlu, Cem Yılmaz - Ahu Yağtu ayrılır ayrılmaz sosyal medyada birbirlerini takip etmeyi bıraktı. Rihanna ile dramatik şekilde ayrıldığı eski sevgilisi Chris Brown ve Demi Moore - Ashton Kucher da öyle. Ancak sonrasında kim stalker’lık yaptı onu bilemeyiz.

        ‘SEBEBİ ÖZLEM DEĞİL EMARE BULMAK’

        Biten ilişkinin ardından sosyal medya hesabı takip etmenin hangi duygumuzu tatmin ettiğini Uzman Psikolog Şencan Taşkale’ye sorduk. “Takıntılı şekilde birilerini takip etmenin sebebi sadece sevgi ya da özlem değildir. Bunu yaparken eski sevgilinin aklında hâlâ yeri olup olmadığını anlamak, kendinden bir emare bulmak ya da en azından onun çok da mutlu olmadığına dair bir işaret görmek olabilir” diyor. Davranış Bilimleri Uzmanı Aşkım Kapışmak’ın bu konudaki yorumu ise şöyle; “Kişi ‘Bensiz mutlu mu?’ sorusunun cevabını arıyor ve ayrıldıktan sonra karşı taraf da iyiye gitmediyse tatmin oluyor. ‘Ben mutsuzsam o da mutsuz olsun, acı çekiyorsam o da acı çeksin’ duygusu ortaya çıkıyor.” Peki bu durum nereye kadar normal kabul edilebilir? Psikolog Taşkale, “Kişi, zihnini istila eden düşünceleri bertaraf etmek için sürekli sosyal medya hesaplarını kontrol eder. Eğer merakını gideriyor ve obsesif biçimde tekrarlamıyorsa sorun diyemeyiz” görüşünde. Ancak değersizlik ve sevilmezlik duyguları tetikleniyor ve acı çekiyor ise yardım alınması gerekiyor. Öte yandan stalker’lık sadece eski sevgililere yönelik değil, kişiler hemcinslerini de takip edebiliyor. Bu takipte en çok kıyas, imrenme ve haset hissediliyor. Eski sevgili takip edilirken de hayatına yeni girmiş olan hemcins ile bir kıyas var. “Daha güzel mi?” gibi kişinin aklındaki kendine dair soruları yanıtlamaya çalıştığı bir süreç bu. Takip eden kişi hâlâ eskiye üzülüyorsa Taşkale’nin bu durum için bir yorumu var: “Stalker’lık eski sevgilinin çok da mutlu olmadığını görme umududur.” Aşkım Kapışmak duruma bir de takip edilen açısından bakıyor: “Eskileri kurcalarken aslında kaygı depoluyoruz. İnsanın takip ettikçe edesi geliyor. Takip edilen taraf içinse durum tamamen farklı. Sürekli baskı altında hissediyor ve ‘İyi ki ayrılmışım’ demeye başlıyor.” En iyisi bu takibi tadında bırakmak zira kim kendisi için “İyi ki ayrılmışım” denilmesini ister?

        ‘French Oje’den 5 maddelik stalk rehberi:

        Yerini belirle, hedefini seç. İlginizi çeken kişileri seçmelisiniz. Sevgiliniz ve geçmişi mi yoksa etrafınızdakilerin hayatları mı? Konu sevgilinizse sonuç acılı ve kavgalı olabilir. Etrafınızdaki yaşam tarzı sizden farklı kişiler ise stalk için öyle uygunlar ki! Hiç bilmediğiniz hayatlara konuk olup sessizce sayfalarından çekilebilirsiniz. Ama bunu uzatıp onun hayatındaki herkesi tanıdığınızda, saçma bir yerde tanıştırılmadan adını söyleyebilirsiniz. Aman dikkat!

        Facebook, Instagram ya da Twitter... Onun hangi hesabını zorlayacaksınız? Facebook’un sana hiç güven vermeyen değişken yapısı işine yarayabilir. Profiller birden görünür hale gelir, fotoğraflar açılır. Kimler izlenir? Eski okul arkadaşları, sevgilinin eski sevgilileri... Çünkü herkes Facebook’ta! Öte yandan zevkli mi değil mi, nerelerde takılıyor? Bunları ancak Instagram’dan anlayabilirsin. Eski kankinin yeni sevgilisinin paylaştığı özlü sözler sana çocuğun tarzı hakkında ipucu verebilir. Fotoğrafı büyütmeye çalışırken yanlışlıkla beğenme, yeter! Twitter’da ise kimleri RT’liyor? Pasif bir kullanıcı mı yoksa çok mu aktif? Bunlar önemli ipuçları olabilir.

        İsmini kullanmıyorsa nick’i ne? İşte şimdi yandık. Herkesin gerçek ismini kullanamadığı iki yer olan Twitter ve Instagram’da aradığın insanların nick’leri ne? Bunu anlamanın hiçbir yolu yok. Arkadaşlarının listelerine göz atmak işine yarayabilir.

        Ne kadar zamanda bir, nerelerde stalk’lamalıyım? O kadar abartmamalısınız. Günde 1-2 kez bakın. İkincisi, uyumadan önce olsun, stalk uyku getirebilen bir eylem. Toplu taşımada, davetlerde stalk’u bırakmanızı öneririm.

        Bir bitişi olmalı. Hayatınız boyunca aynı kişiyi merak edeceğinizi sanmıyorum. Mesela eski arkadaşınız sevgili bulana kadar ya da birlikte olduğu çocuktan ayrılana kadar takibe devam edebilirsiniz. Eski sevgilinizi stalk’luyorsanız, sizin hayatınıza biri girdiğinde artık buna son vermelisiniz.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ