Bir hapla Sherlock ol!
4 sene önce aynı isimle sinemada izlediğimiz Limitless'ın dizisi karşınızda
Alihan MESTCİ / HT CUMARTESİ
4 sene önce aynı isimle sinemada izlediğimiz Limitless’ın dizisi karşınızda. İnsan beyninin kapasitesini zirveye çıkaran hap NZT, bu sefer FBI kontrolünde kullanılıyor. Bir hapla Sherlock Holmes’e dönüşmek nasıl olurdu? Dizinin oyuncuları Jake McDorman, Jennifer Carpenter ile yaratıcısı Craig Sweeny anlatıyor. ilmini hatırlarsınız. Hani ünlü aktör Bradley Cooper’ın Eddie Morra adlı bir yazarı canlandırdığı, insan beyninin kapasitesini uçuran NZT adlı bir hap sayesinde hayatının değişmesinin, mükemmel bir yazara ve çok kazanan bir finansçıya dönüşmesinin, ardından da ilacın yan etkileri sebebiyle çöküşünün hikâyesi... “Limitless”ın vizyona girmesinin üzerinden 4 yıl geçti. Şimdi aynı isim, farklı karakterler ve benzer bir hikâyeyle dizi olarak karşımızda... Bu sefer, New York’ta FBI’a çalışan Brian Finch’in hap sayesinde en zorlu suçları nasıl çözdüğünü izleyeceğiz. Dizinin sürpriziyse Bradley Cooper! O da dizide...
Genç oyuncu Jake McDorman’ın (29) canlandırdığı Brian’a, Dexter’dan tanıdığımız Jennifer Carpenter, ajan Rebecca Harris rolünde eşlik ediyor. Dizi fikrini çıkaran ise yazar Craig Sweeny. İşte bu 3 isimle Los Angeles’ta buluştuk.
Modern bir süper kahraman hikâyesi mi izleyeceğiz?
Jake McDorman: Evet; bence öyle. Beni cezbeden de buydu. Film, bir süper kahraman hikâyesi değildi. Ama dizide, bir hap sayesinde Sherlock’vari bir dâhiye dönüşüyorum. Sonra da aksiyon eksik olmuyor.
Dizi projesi nasıl gerçekleşti? Filmin hemen ardından mı?
Craig Sweeny: Herhangi bir izleyici gibi izlemiştim filmi. Yapımında yer almadım. Ama izlediğimde bilimi bir sihire benzettim. Bu fikri çok sevdim doğrusu. Filmi televizyona adapte etmeyi düşündüm. Projeye girişince araştırmalar yaptım tabii. Zaten üniversitede nörobilim çalışmıştım. Dolayısıyla bir altyapım vardı. Bize eşlik eden bir nörobilimci var. Dizide kullanılan jargonu ve beyinde neler olabileceğini bize aktarıyor.
Diziye hazırlanırken, nörotropik ilaçlardan denediniz mi?
Jake McDorman: Hayır denemedim ama “Neden denemedin” diye soracak olursanız da “Hemen çekimlere başladık” derim. Bir de şu var. Brian’ın NZT ile karşılaşması ve onu denemesi de benimki gibi bir tecrübesizlikle gerçekleşiyor. Dolayısıyla bu tip ilaçlar hakkında pek araştırma yapmadım.
Craig Sweeny: Tamamen araştırma dışı amaçlarla sık sık bunları kullandım. (Gülüyor.) Ama NZT çok kurmaca bir ilaç. Eğer gerçek olabilseydi, o ilaçlarla karşılaştırılamazdı bence. Çünkü bu tür ilaçlar çok çalışanlara enerji veren kafein hapları. Ben de senaryo yazarken kullandım. Yasal ve reçeteyle alıyorsunuz.
Bir günlüğüne dünyanın en zeki insanı olsanız ne yapardınız?
Jake McDorman: Herhalde diğerleri için bir şeyler yapardım. Aslında cevabı zor. Umarım öyle yapardım yani...
NZT gerçek olsaydı dünya için “lanet” mi olurdu “nimet” mi?
Craig Sweeny: Bir yazar olarak iki olasılığı da hesaba katıyorum. Soruda ısrar edecek olursanız; zekâ, önemli sayıda insanı daha gelişmiş karakterlere büründürebilirdi. Bu da işlerin daha iyi gitmesini sağlardı. Yani böyle olacağına inanmak isterim. Böyle bir hap olsa herhalde sezonun tüm bölümlerini bir günde yazardım. Bu da insanlık için iyi olurdu; çünkü bu sayede daha çok pinball oynayabilirdim!
Jennifer Carpenter: Ben öyle düşünmüyorum; kötü sonuçlara da yol açabilir. Ama elbette böyle bir ilaca sahip olmak, iklim değişikliği gibi bir konuda bir şeyler yapmak isterdim. Ya da elimdeki hapı bu işi yerine getirebilecek birine verirdim. ‘NZT’nin yokluğu acı verici’ Brian Finch, NZT sayesinde Sherlock Holmes’a dönüşüyor adeta.
Sherlock’a ne kadar benziyor? Yoksa Brian, “haplanmış Sherlock” mu?
Craig Sweeny: Evet, tabii ki... (Gülüyor.) Evet; NZT aldığında Brian da Sherlock Holmes gibi suçları çözüyor. Ama Brian, geçici süreliğine Sherlock Holmes. Ve Holmes gibi bir sosyopat değil. Sherlock’vari güçleri ona coşku katıyor. Yani bir heves ve merak söz konusu. İşe yaramak istiyor. İlaç aldığında, gizli kalan ve çözülemeyen ne varsa ortaya çıkaracağını biliyor. Ve bu ona heyecan veriyor. NZT’liyken “Ne yapabilirim”in peşine düşüyor. Bence Sherlock Holmes’tan bu heyecanıyla ayrışıyor.
Jennifer Carpenter: Üstelik yalnız çalışmıyor. Çözmeye giriştiği konularda Brian’a destek veren eğitimli insanlar var. Brian’ın çözdükleri, bu sayede anlam kazanıyor.
Bradley Cooper diziye katılacak mı?
Jennifer Carpenter: O bizim senaryo danışmanımız! (Gülüyor.)
Craig S weeny: Keşke! Bradley, dizinin yapımcılarından. Ben dizi fikriyle ona gittim ve uzun uzun konuştuk. Birçok mükemmel fikir verdi. Bradley dizide ne zaman mı oynayacak? Ne zaman isterse! Şaka bir yana sık sık karşımıza çıkacak. Artık kendisini bağlayan kontratlara imza atmıyor. Yani, kariyerinin böyle bir evresinde artık. Allah onu korusun! Ayrıca pilot bölümü çok sevdi ve dizi için daha çok çalışmak istiyor. Tabii dediğim gibi, bu onun ajandasıyla da alakalı bir durum...
Brian’da da Bradley Cooper’ın canlandırdığı Eddie Morra’da olana benzer yan etkilerle karşılaşacak mıyız?
Jake McDorman: Gelecekte olabilir, pek bir fikrim yok. Brian, yan etkilere dayanıklı. FBI, böyle bir program uyguluyor çünkü süper zeki ajanlara, askerlere sahip olmak istiyorlar. Bu yüzden Brian’la yakından ilgililer. Şu an için pek sorun yok gibi duruyor.
Bazı insanlar dizinin mesajını yanlış anlayabilir. Çarenin ilaçlar ve haplarda olduğu gibi bir vurgu çıkabilir ortaya.
Jake McDorman: Bu konuda kendi aramızda çok konuştuk. Brian’ın yoksunlukla nasıl baş ettiği önemli bir konu. Dizide, ilaç almadığı vakit acı çektiğine dair sahneleri göstermeye dikkat ettik. Evet, süper zeki olmak müthiş bir şey. Ama haplar, Brian’ı kontrol etmeye başladığında hayatına yeni zorluklar ekleniyor. Haptan tamamen vazgeçemiyor ve başına gelenleri tamamıyla kimseyle de paylaşamıyor. Bu noktada bağımlılığın insanı nasıl güçsüz bıraktığına dair de bir vurgu var.