Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Yargıtay'dan Münevver Karabulut Cinayeti kararları

        Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Münevver Karabulut'un katili Cem Garipoğlu'na ''çocuğa karşı, tasarlayarak, canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek'' suçundan verilen 24 yıl hapis cezasını onadı. Daire, baba Nida Garipoğlu hakkındaki beraat kararını da bozdu.

        Münevver Karabulut cinayeti davasının temyiz incelemesini yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin kararını, Daire Başkanı Mehmet Yalçın açıkladı.

        Yalçın, yerel mahkemenin Cem Garipoğlu'na verdiği 24 yıl hapis cezası ile amca Hayyam Garipoğlu ile Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı ve Habib Kurt hakkında ''suçluyu kayırmak''tan, anne Tülay Makbule Garipoğlu'na da ''suç delillerini gizlemek ve yok etmek'' suçlarından verilen 3'er yıl hapis cezalarının onandığını söyledi.

        Baba Nida Garipoğlu'nun beraatına ilişkin kararın ise bozulduğunu açıklayan Yalçın, baba Garipoğlu'nun ''suçluyu kayırma suçunu işlediği'' sonucuna vardıklarını belirtti.

        ''Yani oğlunu kayırması, yakalanmaması için çalışmasından dolayı Türk Ceza Kanunu'nun 283/1'inci maddesinde yer alan 'suçluyu kayırma suçunu oluşturduğu' ve buna göre hüküm kurulması gerektiği düşüncesiyle beraat kararı bozuldu'' diye konuşan Yalçın, baba Garipoğlu'nun eyleminin ''cinayete ortak olmak'' değil, yalnızca ''suçluyu kayırmak'' olarak belirlendiğini kaydetti.

        SÜREYYA KARABULUT YARGITAY KARARINI DEĞERLENDİRDİ

        Yargıtay, Cem Garipoğlu'nun 24 yıllık hapis cezasını onadı, baba Nida Garipoğlu'nun beraat kararını ise bozdu. Kararı değerlendiren Münevver Karabulut'un babası Süreyya Karabulut, "Bu zaten benim beklediğim bir sonuçtu. İnşallah cezasını çekecektir" dedi.

        Münevver'in babası Süreyya Karabulut, Cem Garipoğlu'nun kaçtığı 197 günün kendileri için kabus gibi geçtiğini ifade ederek, "Her gece kızım rüyama girdi, 'baba Cem Garipoğlu'nu yakalat' dedi. Bu süreçte yaşananlar hiçte hoş değil, hitaplar hoş değil. Ben kendi kişiliğimi, kendi benliğimi unuttum. Çok zor bir süreçten geçtik" diye konuştu.

        "Ailenin yardımı olmamış olsa, bu cinayet olmazdı, Cem Garipoğlu kaçamazdı, teslim edilemezdi" diyen Karabulut, şunları söyledi;

        "Gömleklere ve içliklere kanın cinayet esnasında bulaştığına inancım var. Bunun için bir keşif yapılmadı. Adli Tıp Kurumu'ndan gelen karara da pek itibar etmiyorum. Çünkü daha önce yaşananlar var. Onun için ben cinayet esnasında bu kanların bulaştığına inanıyorum."

        Karabulut, özrün hiçbir zaman gideni geri getirmediğini ifade ederek, "Bu cinayeti hunharca, vahşice işlediler. Kızım gitti. Münevver'in babası yandı, başka babaların yanmaması için cezaların caydırıcı olmasını istiyorum" dedi.

        Mahkemenin verdiği cezaların da kendisini tatmin etmediğini anlatan Karabulut, şöyle devam etti;

        "13 yıl sonra zanlı yine aramızda dolaşacak, yine cinayet işlemeye devam edecek. Türk adaletinin sistem bozukluğu var. Emsal teşkil eden cinayetler olmuştur, olmaması için cezaların caydırıcılığı yoktur. Türk adaletinin verdiği karara boynumuz kıldan ince."

        Yargıtay'ın kararının beklenen bir sonuç olduğunu anlatan baba Süreyya Karabulut, baba Nida Garipoğlu hakkındaki kararı ise, "İnşallah cezası varsa ki vardır, cezasını çekecektir" sözleriyle değerlendirdi.

        Karabulut, cinayetin arkasında kirli ilişkiler olduğunu ifade ederek, "Türk kamuoyu yanımızda olduğu için şanslıyız. Böyle bir şansımız olmasaydı bu cinayette, diğer cinayetler gibi kapanıp gidecekti" dedi.

        Karabulut, Münevver cinayetinin başından sonuna kadar bir belgesel yapılıp, birkaç bölüm halinde sunulmasını istediğini belirterek, "Bende bu konuda yardımcı olacağıma söz veriyorum. Bu teklife açığım. En azından kamuoyu bilgilenmiş olur. Üç beş bölüm halinde bir film çekilmesini talep ediyorum" şeklinde konuştu.

        AJANSLAR

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ