Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Bursa dava 102 yıl hapis istemi

        İsmet ACAR / BURSA (AHT)

        Bursa'da karnesinde zayıf olmasına rağmen ders çalışmayıp, resim yapan kızına kızıp tartıştığı eşi ve iki çocuğunu el ve ayaklarını iple bağlayarak tüp gazı açıp ölüme terk ettiği iddia edilen babanın yargılanmasına başlandı. 102 yıla kadar hapsi istenen Şeyhmuz S. (35), eşi ve çocuklarını sevdiğini, ders olsun diye böyle bir şeyi yaptığını söyledi. Çatı ustası sanık Şeyhmuz S. (35), "Üşümesinler diye üzerlerine battaniye örttüm" dedi.

        Olay, geçtiğimiz 24 Ocak akşamı Bursa'nın Ulus Mahallesi'nde yaşandı. Çatı ustası Şeyhmuz S. (35), eşi Altun (27) ile kızları Z. (Zehra) (9) ve İ.S. ile (İrem) (5) birlikte akşam yemeği yedikten sonra dışarıya çıktı. İddiaya göre eve döndüğünde karnesinde zayıfı olan kızı Z.S.'nin resim yaptığını görünce öfkeye kapıldı. Şeyhmuz S., "Karnende zayıf var, sen resim yapıyorsun" diyerek kızını azarladı. Tartışmaya anne Altun S. de müdahale edince baba Şeyhmuz S. öfkesi bu kez karısına yöneldi. S, eşini "Çocuklarla ilgilenmiyorsun" diyerek darp etti.

        Bununla da yetinmeyen öfkeli baba, "Ben şimdi size gösteririm" diyerek mutfağa götürdüğü eşi ve iki kızının ellerini ve ayaklarını çamaşır ipiyle bağlayarak yere yatırdı. Tüpgazlı ocağı da açan Sarı, evden ayrıldı. Bu sırada küçük kızı ellerini çözüp annesinin telefonundan polisi aradı ve ekipler gelerek anne ve iki kızını kurtardı. Baba ise tutuklanarak cezaevine konuldu.

        KIZLARI ANNELERİNİ ÇÖZMESİNLER DİYE BAĞLADIM

        2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçlarından 102 yıla kadar hapsi istenen Şeyhmuz S. ilk kez hakim karşısına çıktı. Tartışmanın asıl nedeninin eşinin kendisinden habersiz birahanede çalışması olduğunu iddia eden Şeyhmuz S., "Eşimin birahanede çalıştığını öğrendim. Halbuki bana börekçide çalıştığını söylemişti. Bu yüzden olay günü tartışmaya başladık. Onu mutfağa götürüp el ve ayaklarını bağladım. Daha sonra da annelerinin elini çözmesinler diye çocukları da aynı şekilde bağladım. Hava soğuktu. Üzerlerine de üşümesin diye bir battaniye örtüp evden vayrıldım. Kesinlikle tüpü açmadım. Amacım onları korkutmaktı. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyor, tahliyemi istiyorum" dedi.

        ÖLDÜRÜLMEK İSTENDİĞİ ÖNE SÜRÜLEN ANNE DE EŞİNİ SAVUNDU

        Duruşmaya mağdur olarak katılan Altun S., eşiyle ara ara tartıştıklarını, olay günü kendisine yaptığı şeyin şaka olduğunu zannettiğini söyledi. Sanık eşinin aksine birahanede çalışmasının söz konusu olmadığını, tartışmalarının kızlarının ders çalışmayıp resim yapmasıyla ilgili olduğunu ifade eden A.S., "Tartışma büyüyünce eşim beni mutfağa götürdü, ellerimi ve ayaklarımı bağladı. Sonra çocuklarımın ellerini ve ayaklarını bağladı. Tüpü açma olayı olmadı. Tüpün üstünde çaydanlık vardı. Onun taşması sonucu evde gaz kokusu olmuş olabilir. Cebimdeki cep telefonunu ellerim bağlı olduğu için güçlükle çıkardım. Zorla 155'i aradım. Bu sırada sürünerek yanıma gelen kızım da telefondan adresi verdi. Sonra kızım ayaklarındaki bağı çözdü ve polisler gelince kapıyı açtı. Eşim çocuklarımı sevmektedir. Öldürme kastıyla hareket ettiğini düşünmüyorum. Şikayetçi de değilim. Tahliye edilsin" dedi.

        KÜÇÜK MAĞDUR OLAYI ANLATAMAYINCA İFADESİ ALINMADI

        Mahkeme, davanın küçük mağdurlarının ifadesini psikolog eşliğinde aldı. Olay günü kardeşiyle birlikte resim yaptığı için anne ve babasının tartıştığını ifade eden Z.S. (9), "Babam, annemi, 'Gel seninle bir şey konuşacağım' diye mutfağa çağırdı. Annemin ellerini ve ayaklarını bağlamış. Sonra beni mutfağa çağırdı. Benim de ayaklarımı bağladı. Üzerimize de battaniye örttü. Bize, 'Sabaha kadar burada durun, aklınız başınıza gelsin' dedi ve evden çıkıp gitti. Tüpü açtığını görmedim. Annem tüp kokusu olduğunu anladı. Ocağın üstünde çaydanlık vardı. Annem arka cebindeki telefonu çıkardı ve 155'i aradı. Polise evin adresini ise ben verdim. Polisler eve gelinceye kadar ayaklarımı çözmüştüm. Zili basan ekiplere kapıyı ben açtım. Ocağı kapatmak istediğimde patlar diye annem izin vermedi" diye konuştu. Davanın en küçük mağduru olan İ.S. (5), başından geçenleri anlatamayınca, ifadesi alınmadı.

        EVE GİDEN POLİSLER "EVDE YOĞUN BİR GAZ KOKUSU VARDI"

        Mahkeme, olaya müdahale eden polisleri de dinledi. Olaya müdaha edene polisler, 155'e yapılan ihbar sonucu eve gittiklerini belirterek, "Önce Z.S.'yi, ardından da mutfakta olan annesi ve küçük kardeşinin el ve ayaklarındaki ipleri keserek kurtardık. İçeride yoğun bir gaz konusu vardı. Hemen onları dışarı çıkarıp ambulansı çağırdık. Meslektaşlarımızdan biri de gazı kapatmıştı" dedi.

        Sanık avukatı Nalan Bener, müvekkilinin eşi ve çocuklarını öldürmek gibi bir kastının olmadığını ifade ederek, istese bunu yapabileceğini öne sürerek , müveklilinin tahliyesini istedi, Mahkeme, olay yerinde keşif yapılması ve sanığın tahliye talebini reddederek duruşmayı erteledi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ