GÜNTAY ŞİMŞEK/HT PAZAR

Dünyada yaklaşık 15 kişinin gittiği “uzayın kıyısı”nı gören ilk Türk, Reysaş Lojistik ve Reysaş GYO Yönetim Kurulu Başkanı Durmuş Döven oldu. Ve HT Pazar’a yaşadıklarını anlattı. Durmuş Döven, aynı zamanda pilot.MİG 29UBmodel askeri uçakla, Sibirya’daki bir askeri üsten yaklaşık 24 binmetre yükseğe çıkarak, 13 Eylül’de (2012) heyecanlı bir yolculuk gerçekleştirdi.Merakınızı gidereyim, Döven bu seyahat için 50 bin dolar ödemiş. Diğer detaylar röportajda... 

Uzay’amerak nasıl gelişti?

Küçüklüğümde uzaya gideceğim diye birmerakımyoktu. Uçmaya başladıktan sonra bir iş için Rusya’ya gittimve böyle bir imkân olduğunu öğrendim. İki kez başvurdumkabul edilmedi. Herkesi de uçurmuyorlar. 2 yıl önce rica,minnet ikna ettim. 

Daha önce neden kabul edilmediniz?

Bu uçuşlar askeri olduğu için herkesi almıyorlar. 

Gitmeden uçağı araştırdınız mı?

Bu uçaklar 1945’te geliştirilmeye başlanmış.MİG 5, 6 derkenMİG 29’u 80’li yıllarda yapmışlar. Çok teknolojik olmasa da görünce şoke oldum. Yere iniş hızı bile 296 Knot yani 550 km. Paraşütlerle duruyor. Kısacası füzeyi yere indiriyorsunuz. Adeta çiftmotorlu füze. 

Gitmeden önce nasıl bir kontrol sürecinden geçtiniz?

Yaş, sağlık kontrolü, deneyimve bilgi. 3 yıl boyunca sağlık kontrollerine gittim. Hatta uçuştan 1 saat önce uçamama riski bile oluştu. Hayatımda 11’i geçmeyen yüksek tansiyonum17’ye çıktı.

 Uçuş öncesi kampa aldılar mı?

Tabii. Belli dönemler kampta eğitimlere katıldım. Büyük bir avantajımvardı. Kullanılan aletlerin yüzde 70’ini biliyordum.

‘YUKARIDA AYAKLAR BÜYÜYOR’ 

Uçuştan kaç gün önce Sibirya’ya gittiniz?

2 gün önce davet ettiler. Özel giysimi giydim. 40 kilo civarında gülle gibi bir kıyafet. Sıktıkları zaman kımıldamak imkânsız. Uçakta “g” hareketlerinde kanın aşağı ve yukarı hızlı akışını önlemek için yapılmış. Ayak numaram39–40, fakat 44 numara ayakkabı verdiler, çünkü yukarıda ayaklar büyüyor. 

Uçuş esnasında bir sorun olduğu zaman devreye girme şansınız var mıydı?

Herhangi bir sorumluluk yüklemediler. Zaten yapabileceğim tek şey bildiğimduaları en hızlı şekilde okumak olurdu. Sadece önümde duran kırmızı ipi çektiğimde fırlayacağımızı biliyordum. Ama fırladıktan sonra ne yapardık, bilmiyorum. 

1 gün önceden yiyecek, içecek konusuna dikkat ettiniz mi?

Hiçbir şey yemedim. 

Uçakta nerede oturuyordunuz?

Arka tarafta. İnanılmaz sıkı bağladılar. Oturduğumkoltuk roket ve fırlatma koltuğuydu. Üzerinde oksijen hortumları, birçok alet vardı.

‘3500 KM HIZA ULAŞTIK’

Uçağa bindiniz ve pist başındasınız...

Pilot, “Kask pozisyon 1” dedi. “Hazırmısın” diye sordular. Sağ ve solmotor testi yapıldı. Ardından felaket bir hızla kalkış yaptık. Tırmanış inanılmaz şiddetliydi. 5’inci dakikadan sonra uçağın içine kar tomurcukları yağdı.Meğer bu, uçakta bulunan havanın içindeki oksijenin ani hız ve yükselmeyle birlikte buz olmasıymış. 2–3 saniyelik bir olaydı. 

Ses hızına çıktığınızda neler gördünüz?

Ekranda 3000’i gördüm.  Stratosfere geçtiğinizde ne hissettiniz? Dünyanın birden yuvarlaklaştığını ve ısıyı hissettim. 

Hedeflediğiniz 76.800 kilometreydi. Orada asılımı kaldınız?

Asılı kalmıyorsunuz. Yer çekimi çok azalıyor. Daha yavaşlıyorsunuz. Dünya’nın çok geniş birmesafesini görüyorsunuz. Baktığımda Kazakistan, Tibet, Çin ile Norveç, İspanya hattını rahatlıkla görebiliyordum.

‘UYKULARIM KAÇTI’

 İnsan stratosfere çıkınca neden daha ilerisini değil de dünyayı merak eder?

Yukarda bir şey yoktu. Zifiri karanlık. Aşağı baktığımzaman sadece Dünya’nın belli yerlerini görebiliyordum. 

Aşağı inerken manzara nasıldı?

Hızla aşağı iniş yaptığınız için bir şey görmek nerdeyse imkânsız. Çünkü çok yüksektesiniz.  Yerden stratosfere çıkıp inmek ne kadar sürdü? 62 dakika. Yalnız fırlayıp çıkmak yaklaşık 17-19 dakika. Yere iniş süresi 20 dakika. 

Giderken hissettiklerinizle dönerken hissettikleriniz arasında ne fark oldu?

3–4 ay öncesinde tapularla, işlerle, notlarla uğraştım, çünkü tehlikesi var. Gidip de gelmemek var. Strese girdim. Uykularımkaçtı. Kilo vermeye başladım. Fakat bu işin sonunda başarının keyfini yaşıyorsunuz.