Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar Star Trek gemisi Atılgan sinemalara inmeye hazır

        Heja BOZYEL / HT PAZAR

        Herhangi bir film olsa amenna! Ama Star Trek bu. Sadece sinema severler değil bu filmi heyecanla bekleyenler. Aynı zamanda futbol taraftarı gibi holigan tutkusuyla seven fanları var. O yüzden Star Trek ekibinin sırayla gelip gittiği röportaj alanında normalde görmeye alışık olduğumdan daha farklı gazeteciler var. Çoğunluğun birer fan olduğu belli. Yönetmen J.J. Abrams onlar için bir ilah. Zoe Saldana hayallerinin kadını. Chris Pine, kiminin çok sevdiği kiminin hiç beğenmediği Kaptan Kirk. Gelmiş geçmiş en cool kötü karakterlerden birini, Khan'ı canlandıran Benedict Cumberbatch, saygı ile yaklaştıkları bir oyuncu. Hepsi ve filmin geri kalan ekibi sırasıyla karşımızda. Dünyanın farklı yerlerinden en fazla 20 gazeteciyiz. Daha önceden tanıştığım Stockholm'lü bir meslektaşımla sohbet ederken Zoe Saldana'nın sesinin ne kadar etkileyici olduğu konusunda hemfikiriz. Chris Pine'ın gözleri filmde o derece etkileyici ve mavi ki ikimiz de onu yakından görüp ne kadar sinema ve makyaj hilesi olduğunu anlamak için sabırsızlanıyoruz. (Merakınızı gidereyim, Chris Pine röportaj için içeri girdiğinde bana bakıp göz kırpınca, makyaj hilesine ihtiyacı olmadığını anladım!) Bir, iki dakika önce J.J. Abrams ile tanışma ve konuşma fırsatı bulmuştuk ve Lost gibi herkesi etkilemiş dizilerin yönetmeninin ne denli sıcakkanlı olduğuna şaşmıştık.

        BU KEZ FİLMDE GERİLİMLİ AŞK İLİŞKİLERİ DE VAR

        Star Trek Bilinmeze Doğru, sadece Londra'yı ateşe veren bir yapım değil. Aynı zamanda sinemaları da kasıp kavuruyor. Çünkü bu kez filmde gerilimli aşk ilişkileri de mevcut. Savaş sahneleri, efektler ve çekim yöntemleri de sinema teknolojisini bir üst seviyeye taşıyor. J.J. Abrams'ın bu filmi yaparken 1982 yapımı "Star Trek II: The Wrath of Khan" (Khan'ın Öfkesi) filmini temel aldığı belli.

        Artık eski bir Star Trek miti olan "kırmızı giyen herkes eninde sonunda ölüyor" da yıkılmış gibi. Her yeniliğe rağmen, değişmeyen şeyler var. Mesela Klingon (Star Trek'te kullanılan kurmaca "uzay" dillerinden biri) dilinin seksiliği, ışınlanabilmenin cazibesi...

        Bu kadar laf kalabalığı yeter. İşte filmin en merak ettiğiniz karakterlerinin ağzından yapım süreci ve filmi çekerken "çektikleri"...

        ZOE SALDANA

        'Annem Star Trek fanı'

        Hangi rolü oynuyor? "Atılgan" olarak hafızamıza kazınan Star Trek gemisindeki mürettabatta iletişim teknisyeni olan Uhura. Rütbesi teğmen.

        Saldana içeri ilk girdiğinde zayıf ve zarif oluşu ilk dikkat çeken şey. O eski bir balerin ne de olsa. Sözlerini çok dikkatli seçiyor ve göz kontağı kurmaktan pek hazzetmiyor gibi. Çok güzel bir ses tonu ve aşırı derecede çekici bir havası var... Filmde ise her genç kızın yerinde olmak isteyeceği kadar güçlü ama aynı zamanda duygusal bir kadını canlandırıyor.

        2009'da izlediğimiz Star Trek'in 21'inci yüzyıl versiyonunun ilk filminde de oynadınız. Uhura sizin için ne ifade ediyor?

        Bu filmde rol almak benim için çok büyük bir ayrıcalık. Yaklaşık 50 yıl önce aynı rolü oynayan Michelle Nichols'ün hayranıyım. Onunla tanıştığımda çok heyecanlanmıştım. Ama çok daha önemlisi annem büyük bir Star Trek fanı. Yani bu rolün anlamı benim için kelimelerle ifade edilemez.

        Filmde Spock ile aşk yaşıyorsunuz. İlk filmden sonra, Bilinmeze Doğru'nun senaryosunu okumadan önce ilişkinizin bu kadar ilerleyeceğini tahmin etmiş miydiniz?

        İlk filmde bu aşk herkesi şaşırttı sanırım. Ama filmin devam etmesinin tek yolu bu! Aşkları birçok testten geçiyor. Bir yandan da Kaptan Kirk var. Ama Uhura'nın tipi daha çok Spock. Kirk'ün biraz daha tahmin edilemez hali ona çekici gelse de...

        Peki filmde seçiminiz belli. Gerçek hayatta sizce filmin en yakışıklı karakteri kim?

        Şu an burada Chris ve Zachary var. Bu soruyu onların yanında mı cevaplamam gerekiyor? Şaka bir yana, filmde kamera önündeki ve arkasındaki her erkek harika. Hepsi tek tek çok başka karakterler ve güzel insanlar. Seçim yapmam pek kolay değil.

        Ekip yeniden biraraya gelince kutlama yaptınız mı?

        Aslında provalar çok eğlenceliydi. Herkes yeniden karakterine büründü. Bazı aktörler saçlarının kesilmesi gerektiğinden, kas yapmaya ihtiyaçları olduğundan ya da kaşlarını aldırdıkları için mızmızlanıyordu. Benimse sürekli minicik etekler giydiğimden bacaklarımdaki tüyleri düzenli olarak almam gerekti. Bir de tabii saçlarımın sürekli yapılması lazımdı. Sonuç olarak gemiye bindim ve bir anda kendimi yeniden filmin içinde buldum... Aslında kendimi bulduğum yer, çekimlerin gerçekleştiği yeşil ekrandı; çaktırma!

        Bir röportajınızda bu kadar ünlü olmadan önce ayrmcılığa uğradığınızı anlatmıştınız... Bu sizi hâlâ etkiliyor mu?

        Hayır. Bunu hissettiğim anda önüme bakıp yoluma devam ediyorum. Ama zamanında bunu yaşadım. Sonuçta bir insanım, uzaylı ya da kurşun geçirmez bir yaratık değilim. Artık bunun dünyamı etkilemesine izin vermiyorum. Ben kimseden daha açık ya da daha koyu tenli değilim. Bir odaya girdiğimde herkesin dikkatini çekebileceğimi biliyorum ve bence hepimiz eşit derecede bu kendine güvene sahip olmalıyız.

        Bu kadar güçlü bir karakteri oynarken gerçek hayatta nasıl bir kadınsınız?

        Modayı ve kızkardeşlerimle olmayı seviyorum. Sokakta bulup sahiplendiğim bir köpeğim var. Çalıştığım zamanlar ona kızkardeşlerim bakıyor ama şimdi bir "butik evcil hayvan oteli"nde, kendi suitinde kalıyor. Çok saçma biliyorum ama en iyisi buydu. Onu çok özlüyorum. Oldukça feminen bir kadınım galiba ama bu güçlü olmadığım ya da erkeklerden nefret ettiğim anlamına gelmiyor.

        ZACHARY QUINTO

        '7 ay kaşsız gezdim'

        Hangi rolü oynuyor? Yarı insan yarı Vulkanlı olan Mr. Spock. Atılgan'ın yüksek rütbeli subayı.

        Quinto, ekibin en haylaz, en hareketli üyesi. Bütün ekip biraradayken sürekli önündeki kağıda bir şeyler yazıp yanındakilere gösteriyordu. Herkes ciddi durmaya çalışırken onları güldürüyordu. Çizgi romanlar yayınlayan kendi şirketi sayesinde, benim gibi çizgi roman severler için, o ayrıca kıymetli. Çok da güzel bir gülüşü olduğunu ve ekibin en tarz sahibi, aynı zamanda en esprili erkeği olduğunu belirtmem gerek.

        Sizi Mr. Spock rolünde en çok zorlayan şey ne oldu?

        Makyajımdan kurtulmak! Yapılması ayrı bir eziyet; 3 ayrı kişi sadece bu işle görevliydi. Bunlardan biri sadece kulaklarımdan sorumlu. Kulaklarım yapılırken aynı anda başka biri tek tek kaşlarımı yapıştırıyordu. Kaşlarımı traş etmiştim. 7 ay boyunca öyle dolaştım. Her bir kaşıma yaklaşık 200 tel kaş eklendi. Çekimler bittiğinde onları çıkarmak tam 2 saat 45 dakika sürdü. Saçlarımın yapış yapış halinden kurtulmam da yarım saatimi aldı. Bu rolü oynarken çok heyecanlıydım ama film biterken ne kadar yorgun olduğumu siz düşün. J.J. Abrams kendi için bir yönetmen koltuğu yaptırırken benim için de özel, çok konforlu bir koltuk yaptırdı. Bu cevaptan sonra bana başka soru soracak mısın?

        Kirk ve Spock'ın ilişkisi, esprilere de maruz kalan özel bir arkadaşlık. Gerçek hayatta nasılsınız?

        Çok eğleniyoruz birlikte. Set dışında da zaman geçirmeyi seviyor olmamız sette daha iyi iş çıkarmamızı sağlıyor bence.

        CHRIS PINE

        'Kirk kaptan olmayı öğrenmeli'

        Hangi rolü oynuyor? Geminin kaptanı, Kaptan Kirk.

        Filmin "güzel çocuğu". Bana göre biraz fazla öne çıkartılıyor bu güzellik hali ve filmin tek rahatsız edici yanı bu. Bir de tabii, biraz fazla çocukça davranıyor olması. Ama bu Kaptan Kirk! Başka ne bekleyebiliriz ki?

        Sizce Spock olmadan Kirk neye benzer?

        Üstüne reçel sürülmemiş fıstık ezmesine!

        Bu filme hazırlanırken vücudunuzu geliştirmek zorunda kalmışsınız. Neler yaptınız?

        Deliler gibi koştum. Normalde de koşmayı çok seviyorum ama bu başkaydı. Tom Cruise tarzı... Göründüğünden daha zor, emin ol.

        Bu filmde Kirk için neler değişti?

        Kirk'ün artık gerçekten kaptan olmayı öğrenmesi gerekti. Sadece kaptan koltuğunda oturmaktan daha fazlası var bu işin. Spock ise arkadaş olmayı öğreniyor. Güvenilir biri olmak başka arkadaş olmak başka. İlk filmde biraraya gelme, birlik olma, düşmanı yenme ön plandaydı. Bu kez düşman bizi ayırmaya çalışıyor. Onunla baş ediyoruz.

        Filmde bir nevi terörizmle mücadele ediyorsunuz...

        Evet, öyle. Artık çoğu fiziksel şiddet halini terörizm olarak değerlendirmek zorunda kalıyoruz. Ama bu aynı zamanda fiziksel şiddetin korku ile manipule edilmesi hali.

        STAR WARS YOLDA

        J.J. Abrams'a herkesin sorduğu soru, Star Wars'u gerçekten çekip çekmeyeceğiydi. J.J., aslında 3D filmleri hiç sevmediğini ama bu filmi yaparken aslında ne kadar eğlenceli olduğunu ve IMAX ile sinema dünyasının nasıl değiştiğini fark ettiğini anlattı. Bu nedenle Star Wars'u çekmek için artık daha sabırsızmış. Ayrıca filmin İngiltere'de çekileceği de açıklandı. Star Trek'in bütün oyuncularının istisnasız beklentisi, Star Wars'ta da oynamak. Ama J.J. Abrams oyuncularla ilgili hiç yorum yapmadı.

        Star Trek gerçekleri

        Sadece bir televizyon dizisi olarak başlayan ve fenomene dönüşen Star Trek, çekildiği yıllarda var olmayan ama günümüzde kullandığımız teknolojilerle doluydu. Mesela cep telefonları, dokunmatik ekranlar, tablet bilgisayarlar... Star Trek Bilinmeze Doğru da geleceğe dair ipuçları veriyor olabilir mi? Filmin fanları ve meraklı bilim adamları bu konuda tahminde bulunmaya başladılar bile... Mesela gelecekte, uzaydan yeryüzüne doğru "paraşütle atlama" tarzı "sky diving" yapabilecek miyiz acaba? Filmde Google'ın piyasaya sürmek için uğraştığı, "çek" dediğinizde fotoğraf çeken, video kaydeden, yol gösteren yani şu anda akıllı telefonların hepsinin yaptıklarını yapan gözlüğün çok daha gelişmiş hali kullanılıyor. Çok yakın gelecekte hepimiz bu gözlüklere sahip olacağız sanki... Teleportasyon ya da "ışınlanma" mı dediniz? Bu, şimdilik hâlâ daha sadece Kaptan Kirk'e özgü bir ulaşım aracı, üzgünüm!

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ