Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Nur TOPROKOĞLU/ HT PAZAR

ntoprakoglu@htgazete.com.tr

Dünyaca ünlü şef Massimo Bottura’nın İtalya’nın Modena şehrindeki “Osteria Francescana” adlı restoranı, geçen ay “The World’s 50 Best Restaurant 2014” (Dünya’nın En İyi 50 Restoranı 2014) ödül töreninde 3. seçildi. Bottura, İtalya dışındaki ilk restoranını bu ay Türkiye’de, “Ristorante Italia” adıyla Eataly İstanbul’da açacak.

‘BİR ROCK STAR DEĞİLİM’

Massimo Bottura, hayata atılmaya hazırlanan, tutkularının peşinden koşan her genç adam gibi önce ailesiyle karşı karşıya gelmiş. Ama vazgeçmemiş. Mesleğinde ilerlemek için önce ABD’ye gitmiş, burada eşiyle tanışmış ve hazır olduğunu düşündüğünde doğup büyüdüğü Modena’ya dönüp, 1986’da “Trattoria del Campazzo” adlı ilk restoranını açmış. Bu restoranda şef Georges Coigny ile birlikte çalışarak geleneksel İtalyan pişirme teknikleri ve klasik Fransız eğitimini birleştirerek mutfağını oluşturmuş. Ardından Monte Carlo’daki “Louis XV”de Alain Ducasse ile birlikte çalışarak deneyim kazanmış. “Dünyanın en iyi 3 restoranından birine sahip olabilmek için nelerden fedakârlık etmek gerekiyor” diye soruyoruz Bottura’ya... “Ben bir rock star değilim, sadece çok çalışmam gerekti” diyor ve ekliyor: “Üniversitede hukuk okuyordum, ailem fakülteyi bitirip aile şirketinde çalışmamı istiyordu. Ama ben her şeyi bırakıp bu iş için çalışmaya başladım. Bu yüzden babamla aramız açıldı ama sonra durumu düzeltik. Annem her zaman destek kuvvetti.”

‘HAYALLERİNİZ OLMALI’

Modern İtalyan gastronomisinin süper starlarından biri olan Massimo Bottura, 2012’de 3 Michelin yıldızı kazanan “Osteria Francescana” adlı restoranını 1995’te Modena’nın merkezinde açtı. Ve burada geleneksel reçeteleri sanattan ilham alarak modern tekniklerle sunmaya başladı.

Peki 3 Michelin yıldızından sonra önlüğünü astı mı dersiniz? Tabii ki hayır, çünkü mutfak, onun sanatını icra ettiği bir atölye... Bottura’nın yolu 2000 yazında İspanyol şef Ferran Adria ile kesişti. Adria, Bottura’nın mutfağına ve pişirme tekniklerine yepyeni bir vizyon kazandırdı. Osteria Francescana’yı hayata geçirdikten 16 yıl sonra Massimo Bottura, Paris Uluslararası Gastronomi Akademisi tarafından “Dünyanın en iyi şefi” seçildi. Bottura, Kasım 2011’de ikinci restoranı “Franceschetta 58”yı açtı. Bistro konseptli Franceschetta 58’de küçük tabaklarda sunduğu atıştırmalıklar büyük ilgi topluyor.

İtalya dışında ilk restoranını İstanbul’da açmaya hazırlanan Bottura şu sıralar mutfağından çıkacak lezzetleri İstanbullularla tanıştıracağı için hayli heyecanlı. Muhabbetin sonuna doğru sıra klasik soruya geliyor, Türk mutfağını nasıl bulduğunu merak ediyoruz. “Döner dürüm” diyor, yemekleri beğenmiş... Son sözü, geleceklerini mutfakta kurmak isteyen gençler için bir mesaj vermek isteyen Bottura’ya bırakıyoruz: “Hayatta belli bir noktaya gelebilmek için hayalleriniz olmalı. Hayatı ayaklarınız yere basarak ama hayallerinizi de yüksek tutarak yaşamalısınız. Hayallerinizden hiç vazgeçmeyin. Hayaller hayata bağlanmamızı sağlar. Hayallerime tutunmasaydım ve hedeflerime ulaşmak için elimden gelen her şeyi yapmasaydım, ben ve restoranım Osteria Francescana olmazdı.” Bottura’nın başarı hikâyesi

■ 2002 Osteria Francescana ilk Michelin yıldızını aldı.

■ 2006 Osteria Francescana ikinci Michelin yıldızına sahip oldu.

■ 2009 Dünyanın en iyi 50 restoranı ödüllerinde giriş seviyesindeki en iyi sıralamayı alarak 13’üncü oldu

■ 2010 Osteria Francescana 20 üzerinden 19.75 alarak The “Espresso” Guide’da kayıtlı en iyi dereceye sahip oldu.

■ 2011 Osteria Francescana restoranı üçüncü Michelin yıldızına sahip oldu.

■ 2011 Paris Uluslararası Gastronomi Akademisi tarafından “Dünyanın en iyi şefi” seçildi.

■ 2012 Daily Meal Dergisi tarafından “Yılın en iyi uluslararası şefi” seçilerek Dünyadaki en yenilikçi şef olarak tanımlandı.

■ 2013 Osteria Francescana, Dünyanın en iyi 50 restoranı içerisinde 3’üncü seçildi.

■ 2014 Bottura, geçtiğimiz ay İsveç’te verilen ve gastronomi dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olan Global Gastronomi ödüllerini kazandı.