Sorel DAĞISTANLI / HT CUMARTESİ

O, hayatını yükseklerden atlamaya adadı. Her atlayışında ölüme meydan okuyor. Yedeği olmayan paraşütü ile bazen 750 metre yüksekliğinde bir dağdan bazen de 45 metre yükseklikteki bir köprüden (mesela Kağıthane Köprüsü’nden) kendini boşluğa bırakıyor. Aslında uçmayı hiç sevmiyor. Uçağa binmekten çok korkuyor (korkusunu yenmek için uçağa paraşütüyle biniyor),hızlı giden arabalara da binemiyor... Bu ‘çılgın’ adamın adı Cengiz Koçak... 44 yaşında. Paraşütleri ilk defa 7 yaşındayken bir 19 Mayıs günü görüyor ve o an babasına dönüyor: “Ben paraşütçü olacağım!” Oluyor da... Koçak, 14 yaşında evden ayrılıp askeri okula yazıldı ve 14 yıl aktif olarak Silahlı Kuvvetler ve milli takımda yarıştı. Yaklaşık 5 bin atlayışı var. Uçaktan, 25 bin feet yüksekten atlayarak Türkiye rekoru kırdı. Hâlâ da geçilemedi... Zaten asker olmasının nedeni de atlama tutkusu. Bu tutku o kadar büyük ki, röportaj için Habertürk binasının yedinci katında buluştuğumuzda ilk işi camı açıp aşağıya bakmak ve elindeki cihazla yüksekliği ölçmek oldu. Sonra da şöyle dedi: ‘’Sen almasaydın binaya, buradan atlayabilirdim’’.

ÇILGIN İŞİ DEĞİL

Koçak’ın yaptığı sporun adı “base jumping”. Ve o da Türkiye’nin 7 Base jumper’ından biri (Gökdelen, köprü, anten ve uçurum gibi yüksek yerlerden tek paraşütle, serbest atlayış yapan kişi)... Dünyanın en tehlikeli ekstrem sporu kabul ediliyor, yılda ortalama 20 kişi bu sporu yaparken ölüyor... “Ama” diyor Cengiz Koçak, “Bu sporu yapıp da ‘Bakın ne kadar çılgınım’ diyen insanlar ‘Base jumper’ değildir!” Koçak’a göre ancak riskleri yönetebilen ve bunu şova dönüştürmeyenler bu sporu yapabilir. Koçak, base jumping’i Türkiye’nin tanıtımı için de kullanabileceğini düşünüyor. “Çılgın projelerim var” diyor. Bu yüzden sponsor arıyor. “Dünyada çok az kişi bu sporu yapıyor. Markaların insanlara ulaşması için dikkat çekici, önemli bir spor bu...’’

‘HAYATI BÖYLE ÖĞRENİYORUM’

Peki insan neden buralardan atlar ki? “Toprakta çalışan topraktan anlıyor, tarlada çalışan tarladan anlıyor. Ben de bunu bir uğraş olarak ele alıyorum ve hayatı buradan anlamaya çalışıyorum’’ diye anlatıyor. Ama herkesin sandığının aksine o atlamaya karar verdiği andan itibaren korkmaya başlıyor. Bu korku da ona riskleri yönetebilme yetisini kazandırıyor. “Atlama noktasına çıktığımda bazen o kadar korkuyorum ki, bacaklarım titriyor” diyor. “Cesaret diye bir şey yok, korkuyu kontrol etmek var.” Koçak, düşme anında hayatın, dünyanın kendisi için durduğunu ifade ediyor. “Beynimin normal hayatta ne yaparsam yapayım hiçbir şekilde çalışmadığı kadar aktif çalıştığını hissediyorum o anlarda.”

‘Çocuklarıma asla izin vermem’

Base Jumping, Building (Bina),Antenna (Anten),Span (Açıklık),Earth (Kayalık) kelimelerinin baş harflerini oluşturan yüksekliklerden paraşütlü serbest atlayışla yere iniş ekstrem sporu. Ailesinin kendisine tepki vermediğini söyleyen Koçak, “Çocuklarım ya da hayatımda bulunan insanların base-jumping yapmasına asla müsaade etmem. Yapamazlar. Çünkü çok tehlikeli’’ diyor.