Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Bilgi Yaşam Yıkılan ağacın altında 1.500 yıl bekledi: Norveç'te bulunan altın parça beklenmedik bir hikâye anlatıyor

        Norveç'in güneybatısında, Rogaland bölgesinde bir ağaç devrildi. Köklerin söktüğü toprağın arasında çamura bulanmış küçük bir şey parladı. Mayıs ayında ortaya çıkan bu parça, 1.500 yıldır kimsenin dokunmadığı bir altın kılıç kabzasıydı.

        Ağaç düşmeseydi kimse görmeyecekti

        Buluntu tamamen tesadüf. Devrilen ağacın kökleri toprağı altüst etti ve normalde metrelerce derinde kalan bir katmanı yüzeye taşıdı. Parçayı bulan kişi başta ne olduğunu çıkaramamış, durumu Stavanger Üniversitesi Arkeoloji Müzesi'ne bildirmiş.

        Müze ekibi alana gelip incelediğinde işin asıl tuhaf yanını fark etti. Kabza rastgele bir yere düşmemişti. Bir kaya çatlağının içine ve neredeyse elle yerleştirilmiş gibi oturuyordu.

        REKLAM

        Sadece tören için yapılmamış bir kabza

        Kabza ince işçilikli. Üzerinde filigre tekniğiyle yani örgülü altın tellerle işlenmiş süslemeler ve iki hayvan başı motifi var. Avucun içine sığacak boyutta ama sanıldığından ağır. Göç Dönemi'ne yani altıncı yüzyılın ilk yarısına tarihleniyor.

        İlginç olan parçanın üstündeki kullanım izleri. Arkeoloji Müzesi'nden doçent Håkon Reiersen, kabzanın bir vitrin objesi olmadığını söylüyor. Gerçekten taşınan ve gerçekten çekilmiş bir kılıca aitmiş. Onu kuşanan kişi de sıradan biri olamaz. Bu kadar altın, bu işçilik, ancak bölgenin en tepesindeki birine yakışır.

        Bunun gibi yalnızca on yedi tane biliniyor

        Bu tür altın kabzalar son derece nadir. Tüm Kuzey Avrupa'da bugüne kadar yalnızca on yedi benzer örnek kayda geçmiş. Rogaland'da ise ilk kez bir tane çıktı.

        Aslında bölgenin böyle sürprizleri bu ilk değil. Aynı çevreden on dokuzuncu yüzyılda gümüş halkalar ve 1907'de bir Roma bronz kazanı çıkmıştı. Arkeologlar bu yüzden Jæren'i Göç Dönemi'nin önemli bir güç merkezi sayıyor. Servet burada toplanmış ve kıyıdaki ticaret yolları buradan denetlenmiş. Tek başına bir altın parça tesadüf olabilirdi ama art arda gelen bu buluntular onu bölgenin zenginlik geçmişine yerleştiriyor.

        REKLAM

        Peki neden bir kaya çatlağına gömülsün

        Kabzanın toprağa girdiği yıllara bakınca işin rengi değişiyor. MS 536'da büyük bir volkanik patlama Kuzey Avrupa'yı aylarca karanlığa gömdü. O yıl yaz neredeyse gelmedi. Güneş soluklaştı. Ürün tutmadı ve ardından da kıtlık. İskandinav efsanelerindeki o uzun, amansız kışın, yani Fimbulwinter'in bu felakete dayandığını düşünenler var.

        Kabza tam da bu yıllara denk geliyor. Emekli profesör Siv Kristoffersen, altının kaya çatlağına bilerek konduğunu ve kaybolmuş bir eşya olmadığını söylüyor. En akla yatkın açıklama da bu zaten. Aç ve korku içindeki bir topluluğun, elindeki en kıymetli şeyi tanrılara verip felaketin geçmesini umması.

        Doğrusu burada biraz duraksamak gerek. Bir kaya çatlağına konmuş altın bir kabzanın niye konduğunu onu koyandan başka kimse kesin bilemez. Kristoffersen'in adak yorumu en güçlüsü ama tek olasılık değil. Kabza şu an Stavanger Üniversitesi Arkeoloji Müzesi'nde, uzmanlar üzerinde çalışmayı sürdürüyor.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Narin'in köyünde kavga! Nevzat'ın oğlu ve yeğeni vuruldu!

        Habertürk'ten Veysi İpek'in haberine göre Diyarbakır'da, Narin Güran cinayetiyle ilgili olarak tutuklanan cinayet hükümlüsü Nevzat Bahtiyar'ın oğlu ile yeğeni, yaşanan bir kavganın ardından silahla vuruldu. Bir berberde traş olurken Bahtiyar ve Kaya ailelerinden kişiler arasında yaşanan tartışmanın ...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ