HABERTURK.COM

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Vagif Aliyev, 2008 yılında Özelleştirme İdaresi’nden Petkim’i 2 milyar dolara satın alarak başladıkları Türkiye yatırımlarına devam ettiklerini belirterek "BP şirketiyle yaklaşık 1,8 milyar dolarlık yatırımla yapacağımız yeni tesisin temelini bu yılsonu, önümüzdeki yılbaşı gibi atmayı planlıyoruz. Bu yatırım da diğer projelerimiz gibi çok önemli. Çünkü faaliyete başladığında Türkiye'nin şu anki 1 milyon tonluk saf tereftalik asit (PTA) ithalatını sıfırlayacak. Aynı zamanda pareksilen (PX) ürünlerinde ithal ettiğimiz 800 bin tonluk ürün, Türkiye’de üretilmeye başlayacak. Bu tesisi STAR Rafinerisi ve Petkim’den tedarik edilecek ham maddelerin entegre bir şekilde kullanımına izin verecek bir tasarımla hayata geçireceğiz. Yatırım kararı alınması durumunda, yeni tesisi 2023’te devreye almayı hedefliyoruz" dedi.

Yeni tesisin SOCAR’ın diğer tesislerinden elde edilen ham madde ve altyapı kaynaklarına çok yakın konumlanacak olmasının, rekabet bakımından büyük avantaj sağlayacağının altını çizen Aliyev, Türkiye’nin Ege Denizi kıyısından dünya pazarlarına açılan kapısı olan Aliağa’da inşa edilmiş büyük rafineri ve petrokimya tesisleriyle kardeş iki ülke olan Türkiye ve Azerbaycan’ın ekonomilerine katkı sağlamaya ve Türkiye’nin enerji sektörü gibi dinamik bir sektörde de global oyuncular arasında güçlü bir konuma gelmesi için yatırımlarına hız kesmeden devam edeceklerini söyledi.

Aliyev, "Tüm bu yatırımları Ulu Önderimiz Haydar Aliyev’in “Bir millet iki devlet” ülküsüyle yapıyoruz ve karşılığını da Türkiye devletinden buluyoruz. Geçtiğimiz yıl ekim ayında biliyorsunuz Aliağa’da tüm yatırımlarımızın bulunduğu araziye, Özel Endüstri Bölgesi unvanı verildi" şeklinde konuştu. 

İHYİYAÇ OLDUĞUNDA BİRLİKTE ÇALIŞIYORUZ

İran'a uygulanan ambargoda muafiyetin uzatılmaması nedeniyle Türkiye ile ilişkilerin nasıl bir seyir izleyeceğine dair soru üzerine Aliyev, Türkiye ile Azerbaycan arasında çok uzun yıllara dayanan kültür ve kardeşlik bağının uzun zamandır ekonomik işbirliğine de taşıdığını ve iki ülke için çok önemli stratejik yatırımlar yapıldığını kayderek şunları söyledi

  • Bunlardan biri de TANAP projesi... BOTAŞ ile burada çok önemli bir ortaklığımız var ve Şahdeniz-2 gazını Azerbaycan’dan Türkiye’ye getiriyoruz. Bu projenin ekonomik işbirliğinin yanı sıra Türkiye’nin enerji arz güvenliğine katkıda bulunması açısından da çok önemli bir yeri var. Türkiye’nin, hem dünyada yaşanan gelişmeler hem de kendi politikaları doğrultusunda gereken önlemleri aldığına inanıyoruz. Bize herhangi bir durumda ihtiyaç olduğunda da zaten her zaman Türkiye ile birlikte çalışıyoruz.

 

BOTAŞ İLE İŞBİRLİĞİ İMKANLARI DEĞERLENDİRİLİYOR

Aliyev'in verdiği bilgiye göre 12 Haziran’da Eskişehir’e kadar olan kısmı açılan ve Türkiye’ye ticari gazın verilmeye başladığı TANAP yoluyla Türkiye’ye 1 Nisan itibarıyla yaklaşık 1,5 milyar metreküp gaz taşındı. 15 Nisan itibarıyla da boru hattının ikinci fazında da son aşamaya gelinerek, test amaçlı gaz verilmeye başlandı. TANAP, Türkiye ve Avrupa enerji arz güvenliği açısından büyük öneme sahip Güney Gaz Koridoru projesinin 1.850 kilometrelik en büyük bölümü.

İlk etapta yıllık 16 milyar metreküp gaz taşıyacak ve bunun 6 milyar metreküpü Türkiye’de kalırken 10 milyar metreküpü ise Avrupa’ya ulaşacak.

Gaz taşıma kapasitesi ek yatırımlarla önce 24 milyar metreküpe ardından 31 metreküpe çıkarılabilecek. Aliyev, "Böyle büyük bir projede iki kardeş ülkenin devlet şirketi olarak yer almaktan büyük gurur duyuyoruz. Bundan sonra da BOTAŞ ile işbirliği yapabileceğimiz imkanları değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde böyle bir işbirliği olduğunda sizinle ayrıca paylaşırız" diye konuştu. 

ARAMA FAALİYETİNDE ÖNCELİK AZERBAYCAN'DA

Türkiye'nin Akdeniz'de başlattığı sondaj çalışmalarına ilişkin olarak Aliyev, "Türkiye’de son dönemde hızlanan petrol arama çalışmalarını biz de yakından takip ediyoruz. Bildiğiniz gibi bizim Türkiye’deki iş planlarımız arasında önceliği petrokimya, rafinaj ve doğalgaz alıyor. SOCAR olarak arama-üretim faaliyetlerimizi uluslararası arenadan çok Azerbaycan’da gerçekleştiriyoruz. Birçok ülkede faaliyet gösteriyoruz ama bunlar arama-üretim faaliyetleri değil, diğer alanlar. Şu andaki önceliklerimizde, arama-üretim faaliyetlerimiz hep Azerbaycan’dadır.

 

TÜRKİYE'DE BÜYÜK DAĞITIM AĞI ÖNCELİKLİ DEĞİL

SOCAR’ın dünyanın pek çok ülkesinde akaryakıt istasyonu bulunduğunu da belirten Aliyev, şunları söyledi: "Azerbaycan’da, Romanya’da, Avusturya’da, Gürcistan’da, Ukrayna’da ve İsviçre’de toplam 500 akaryakıt istasyonumuz var. Türkiye’de de yeni havalimanındaki 9 akaryakıt istasyonumuz faaliyete başladı. Türkiye’de büyük bir dağıtım ağı kurmak şu anda önceliklerimiz arasında daha alt sıralarda. Biraz önce de dile getirdiğim gibi SOCAR Türkiye’de petrokimya ve rafinaj merkezli bir şirket. Petkim, Türkiye’nin tek entegre petrokimya tesisi ve pazarın ancak yüzde 20’sini karşılayabiliyor; yani bu payı artırmak için önümüzde çok önemli bir fırsat var. Bu nedenle de yatırımlarımızda aslan payını petrokimya ve rafinaj oluşturuyor. Bizim için ikinci önemli alan ise doğalgaz. Biliyorsunuz çok yakın bir dönemde Bursagaz ve Kayserigaz SOCAR çatısı altında faaliyet göstermeye başlayacak. Biz de doğalgazda entegrasyon zincirimizi tamamlamış olacağız. Akaryakıt istasyonları da ilgi alanımızda; ancak üçüncü sırada geliyor. Tüm fırsatları elbette değerlendiriyoruz ama bu konuda acele etmiyoruz."

PETROLDEKİ DALGALANMA BİZİ DAHA AZ ETKİLİYOR

Petrol fiyatlarının artmasına ilişkin olarak da Aliyev "SOCAR, bir petrol ve doğalgaz şirketi. SOCAR Türkiye ise petrokimya ve rafinaj merkezli bir şirket. Petrol fiyatlarının artması temelde SOCAR’ın gelirlerinin artması anlamına geliyor. Biz, 2019 bütçemizde petrol fiyatını 60 dolar olarak belirledik. Yıl boyunca fiyatların dalgalı bir seyir izlemesini ve yıl sonuna doğru hafif yükselmesini bekliyoruz. Petrol fiyatlarının artması, bizim karlılığımızı pozitif etkiliyor. Bununla birlikte entegre bir global petrol ve gaz oyuncusu olarak daha kötü senaryolar için ve aşağı yönlü riskler için de hazır olduğumuzu söyleyebilirim. Bildiğiniz gibi 2008 yılında ham petrol fiyatlarında tüm dünyada bir düşüş yaşandı. Biz o zaman iş portföyümüzü çeşitlendirmek için stratejik bir karar aldık. Daha sonra 2014-2015 yıllarında petrol fiyatları yine düşüşe geçtiğinde fiyat artışı nedeniyle yaşadığımız dezavantajı, özellikle petrokimya sektöründen gelen satışlarla daha iyi bir pozisyona taşıdık. Bugün SOCAR, gelirlerinin yüzde 90’ının Azerbaycan dışından geldiği entegre global bir şirket olarak faaliyet gösteriyor. Türkiye’de de 2008 yılındaki stratejimizin bir yansıması olarak petrokimya ve rafinaj faaliyetlerimizle sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturuyoruz. Portföyümüzdeki bu çeşitlilikle artık ham petrol fiyatındaki dalgalanmalar bizi daha az etkiliyor."

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri