Avrupa'daki sıcak hava dalgası Türkiye'nin klima ihracatını hareketlendirdi
İSKİD Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, Avrupa'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgalarının Türk iklimlendirme sektörüne yönelik acil tedarik taleplerini artırdığını söyledi. Avrupa'da yükselen klima talebinin ihracata da yansıdığını belirten Korun'un değerlendirmeleri, TİM verileriyle de desteklendi. Buna göre, Türkiye'nin iklimlendirme sanayi ihracatı Haziran 2026'da geçen yılın aynı ayındaki 531,849 milyon dolardan 639,203 milyon dolara yükselerek yüzde 20,3 artış kaydetti
Avrupa'da sıcak hava dalgaları hakimken, artan sıcaklıklar kıta genelinde ciddi bir sağlık, siyaset ve altyapı krizini beraberinde getirdi. The Guardian’ın verilerine göre, son dört yılda kıtada sıcağa bağlı can kayıpları ve bu yılki rekor Haziran sıcaklarının binlerce ek ölüme yol açmış olabileceği tahmini, hükümetlerin klima konusundaki yetersizliğini eleştirilerin odağına yerleştirdi. Bu küresel iklim krizi dalgası, tedarik zincirlerini ve piyasaları da doğrudan etkiliyor. Türkiye’de klima pazarı 2026’nın ilk yarısında çift haneli büyürken, Avrupa’daki sıcak hava dalgaları Türk üreticilere yönelik acil sevkiyat taleplerini de artırdı.
İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Korun, Avrupa'daki perakende kanallarında bazı ürün gruplarında stokların hızla tükendiğini ve üreticilerden ek tedarik taleplerinin geldiğini belirtti. Türk iklimlendirme sektörünün güçlü üretim kapasitesi, kısa teslim süreleri ve coğrafi yakınlığı sayesinde bu ani talep artışlarına hızla cevap verebilen önemli bir tedarikçi olduğunu ifade eden Korun “Türk iklimlendirme sektörü, güçlü üretim kapasitesi, kısa teslim süreleri ve Avrupa’ya coğrafi yakınlığı sayesinde bu artan talebe hızlı cevap verebilen önemli tedarikçilerden biridir” dedi. Korun, özellikle yaz aylarında mevcut siparişlere ek olarak acil sevkiyat taleplerinde ciddi artışlar yaşandığını vurguladı.
"AVRUPA ÜLKELERİNDE KLİMA TALEBİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİSİYLE HER YIL YÜKSELİYOR"
Korun, bu yoğun talebin en fazla sıcak hava dalgalarından birinci derecede etkilenen İspanya, İtalya, Fransa, Yunanistan ve Portekiz gibi Güney Avrupa ülkelerinden geldiğini aktardı. Bunun yanı sıra geçmişte klima kullanım oranının daha düşük olduğu ancak son yıllarda hızla arttığı Almanya, Hollanda, Belçika ve Birleşik Krallık gibi Kuzey ve Batı Avrupa ülkelerinde de konut ve ticari binalarda klima talebinin iklim değişikliği etkisiyle her yıl yükseldiğini söyledi. The Guardian’ın paylaştığı bölgesel veriler de bu tabloyu destekliyor; İtalya ve İspanya'da evlerin yarısından fazlasında klima bulunurken, Fransa'da bu oran genel olarak yüzde 24'te, serin kuzey bölgelerinde ise yüzde 10'da kalıyor. Kıta genelindeki bu altyapı açığı, Fransa'nın sıcak güneyinde yüzde 48'e çıkan oranlarla sosyal bir eşitsizlik tartışması yaratırken, bazı uzmanlar sosyal konutlarda da klima kullanımının desteklenmesi gerektiğini savunuyor.
Bu ihracat verileri Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine de yansıdı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, haziranda Avrupa ülkeleri arasında en fazla ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,9 artış kaydeden Almanya'ya 71,4 milyon dolarla gerçekleştirildi. Bu ülkeyi sırasıyla yüzde 35,1 artış kaydeden İtalya 30,5 milyon dolarla, yüzde 46,3 artış kaydeden Fransa 28,3 milyon dolarla, yüzde 10,3 artış kaydeden Polonya 23,7 milyon dolarla ve yüzde 29,3 artış kaydeden İspanya 23 milyon dolarla takip etti.
İklimlendirme sanayi ihracatının oransal bazda en fazla arttığı ülke ise yüzde 130,7 ile Finlandiya oldu. Bu ülkeyi yüzde 97,3 ile Hırvatistan, yüzde 96,1 ile Letonya, yüzde 83,6 ile Lüksemburg, yüzde 74 ile Malta izledi.
AVRUPA'DA KLİMA SAVAŞLARI
Klima kullanımı ve enerji politikaları, Avrupa'da aynı zamanda hararetli bir siyasi tartışma zeminine dönüşmüş durumda. Almanya'da aşırı sağcı AfD’den Marc Bernhard, klimayı caydıran enerji politikalarının sıcağa bağlı ölümleri artırdığını iddia ederken, Fransa'da Marine Le Pen'in Ulusal Cephe'si de enerji verimliliği düzenlemelerine karşı çıkışını klima meselesi üzerinden şekillendiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Kluge ise yatırımların ağırlıklı olarak gölgelendirme, bina yalıtımı ve toplu soğutma merkezleri gibi kalıcı çözümlere gitmesi gerektiğini belirtmekle birlikte, risk altındaki gruplar için doğru kullanılan klimanın da hayat kurtarıcı bir rolü olduğunu ifade ediyor. Küresel ölçekte ise tam bir eşitsizlik hakim; Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre dünyada sıcak bölgelerde yaşayan 3,5 milyar insanın sadece yüzde 15'i klimaya erişebilirken, Güneydoğu Asya'da klima sayısının 2020-2040 arasında dokuz kat artması bekleniyor. Altyapı önceliklerini eleştiren Oxford'lu iklim bilimci Dr. Chloe Brimicombe ise sıcak dalgalarında enerji ve suyun önemli bir kısmının insan hayatı yerine veri merkezi soğutmasına ayrılmasını küresel bir çelişki olarak yorumluyor.
İÇ PAZARDA BÜYÜME POZİTİF SEYREDİYOR
Avrupa'daki bu ihracat hareketliliğine paralel olarak, Türkiye iç pazarında da benzer bir büyüme grafiği göze çarpıyor. Tunç Korun, artan sıcaklıklar, iklim değişikliğinin etkileri ve yaşam konforuna yönelik beklentilerin yükselmesiyle birlikte split klima pazarının büyüme eğilimini sürdürdüğünü söyledi. Türkiye split klima iç pazarının 2024 yılında yaklaşık 2,5 milyon adet seviyesine ulaştığını, 2025 yılında ise güçlü talebin etkisiyle 3 milyon adet seviyelerine yaklaştığını hatırlatan Korun, 2026'nın ilk yarısında da pozitif seyrin devam ettiğini ifade etti.
Mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar, yaz sezonunun erken başlaması ve tüketicilerin enerji verimli cihazlara yönelimiyle pazarın ilk altı ayda çift haneli büyüdüğünü kaydeden Korun, yıl genelinde de 3 milyon adetlik seviyenin korunacağını, hava sıcaklıkları ve ekonomik koşullara bağlı olarak bu rakamın üzerine çıkılabileceğini öngörüyor.
SEZON ÖNCESİ KLİMA ALIMI UYARISI
Klimaların teknolojik dönüşümüne de değinen Korun, günümüzde satılan split klimaların tamamının aynı zamanda birer ısı pompası olduğunu, bu sayede sadece yazın soğutma değil, kışın da yüksek enerji verimliliğiyle ısıtma sağlayabildiğini belirtti. Tüketicilerin yaz aylarındaki yoğunluktan ötürü mağduriyet yaşamamaları için ihtiyaçlarını son sıcak dalgalarını beklemeden planlamaları gerektiği uyarısında bulunan Korun, ilkbahar aylarında veya sezon öncesinde yapılan satın alma ve montaj işlemlerinin hem servis sürelerini kısalttığını hem de daha geniş ürün seçeneği sunduğunu ekledi.
Uzmanlar, iklim krizinin etkilerinin kalıcı hale gelmesiyle birlikte iklimlendirme sektöründe talep artışının geçici bir sıcak hava dalgasından ziyade uzun vadeli yapısal bir dönüşümün işareti olduğuna dikkat çekiyor. Bu süreçte enerji verimliliği yüksek teknolojiler, üretim kapasitesi ve hızlı tedarik kabiliyeti sektörün rekabet gücünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alacak.