HABERTURK.COM

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk oldu. Bakan Koca, "Grip vakalarında bu yıl geçen yıla göre değişen bir oran söz konusu olmadı" açıklamasında bulundu.

Koca, "Şu an piyasada 1 milyon 650 bin kutu grip ilacımız var. Herhangi bir ilaç sorununun olmadığını çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Herhangi bir grip ilacı sorunu bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.

"İLAÇ SIKINTIMIZ YOK"

Şubat ayında ilaç fiyatlarında yapılacak güncelleme nedeniyle bazı ilaçlara ulaşılamadığı iddiası üzerine "İlaç sıkıntımız yok" diyen Bakan Koca, şunları söyledi: "Piyasada bulunan ilaç sayımız 7 bin 681. Bugün FDA'in ya da Avrupa İlaç Ajansı'nın sitesinde en az 120-150 ilacın eksik olduğunu görürsünüz. Bir çok sebebi olabilir ama anlık, dönemsel talep artışları olabilir. Yer yer fiyat sorunları, hammadde sorunları yaşanabilir. Türkiye'de ise 7 bin 681 kalem ilacın piyasada olduğunu ve şu an piyasada olmayan ilacın bile (ruhsatı almamış ama hasta için faydalı olduğunu söyleyen hekimin reçetelendirdiği yeni nesil ilaçlar) yurt dışından tedarik edebilirliğimiz söz konusu. Geçen yıl 2019 içi ruhsatı olmayan ilaç için toplam harcanan 3.2 milyar TL oldu."

FİYAT DÜZENLEMESİ ŞUBAT 20'DE GEÇERLİ OLACAK

Bakan Koca, sözlerini şöyle sürdürdü: "Vatandaşımızın hem ilaca erişiminde hem bu anlamdaki var olabilecek piyasada ruhsatı olmayan ilacı bile tedarik etme noktasında son derece katı davranıyoruz, bu anlamda elimizdeki tüm imkanları vatandaşımız için seferber ettiğimize örnek olsun diye söylüyorum. İlaç Takip Sistemi kendi yazılımımız, üreticiden vatandaşa kadar bu zinciri çok rahatlıkla takip edebiliyoruz."

Bakan Koca, "Her yıl Şubat 15'te bir fiyat düzenlemesi (ilaç) yapılır. Şubat'ın 20'sinde de geçerli olur. Bu anlamda Euro kuru üzerinden geçen yıla kadar yüzde 70'di. Geçen yıl Cumhurbaşkanımızın yayımladığı bir kararnameyle bir önceki yılın Euro kurunun yüzde 60'ı olarak uygulanmış oldu. Geçen yıl bunu uyguladık. Yüzde 26.2 gibi bir zam yapılmıştı. Bu yıl için de yine benzer şekilde bir önceki yılın Euro kuru üzerinden yüzde 60'ı hesaplanarak Şubat 15'de bunu bildirmiş olacağız ve ayın 20'sinde de geçerli olacak. 

İlaç Takip Sistemi yakın takibimizi kolaylaştırdığı için bu anlamda biz firmalarla, depolarla, eczanelerle yaygın denetim ekiplerimiz de devrede, sahadalar. Vatandaşımızın ilaçsız kalmaması, istismar edilmemesi noktasında her türlü hassasiyeti gösterdiğimizden emin olabiliriz. Bu anlamda herhangi bir sıkıntı yaşatmama noktasında kararlı olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.

BAKANLIK'TAN KORONAVİRÜS AÇIKLAMASI

Sağlık Bakanı Koca, koronavirüsüne ilişkin, şunları kaydetti: "Bizde şu an herhangi bir hastanın hatta riskli hastanın olmadığının altını çizmek istiyorum. Şu an Türkiye için herhangi bir riskin söz konusu olmadığını özellikle belirteyim. Çin'den gelen riskli bir hastayı karantina odamıza alıp özel ambulansla belirlenen hastaneye götürülmesi şeklinde hazırlığımız var."

 

"ŞU AN TÜRKİYE İÇİN HERHANGİ BİR KORONAVİRÜSÜ RİSKİ SÖZ KONUSU DEĞİL"

Çin'de ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütünün de önlem alınması çağrısında bulunduğu koronavirüs konusunda Türkiye'nin hangi önlemleri alacağına ilişkin soru üzerine Bakan Koca, bunun nezleden SARS'a kadar giden hastalıkların sebebi olabilecek bir virüs olduğunu dile getirdi.

Çin'in Wuhan şehrinde zatürre geçiren bir hastada daha önce tespit edilmeyen bir virüsün 31 Aralık'ta tespit edildiğini bildiklerini belirten Koca, dün itibarıyla da 295 vakada aynı tespitin yapıldığını dile getirdi.

Dünya Sağlık Örgütünün konuya ilişkin tedbirlerin alınması yönünde yaklaşımı olduğunu ifade eden Koca, "Bizde şu an herhangi bir hastanın hatta riskli hastanın olmadığının altını özellikle çizmek istiyorum." dedi.

Çin'in Wuhan şehrinden Türkiye'nin hava yolu şirketlerinin seferi bulunmadığını ancak Çin hava yollarının haftada 3 defa sefer yaptığını anlatan Koca, "Hudut ve Sahiller Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün bu noktada ilk günden itibaren yoğun bir gayreti var." diye konuştu.

Havaalanlarında denetleme merkezleri ve karantina odaları bulunduğunu söyleyen Koca, "Gelen hastaların ateş, öksürük ve nefes güçlüğü olma durumunda arkadaşların, sağlık ekibinin özellikle denetim yaptığı, riskli bir hastayı da karantina odamıza alıp özel ambulansla belirlenen hastaneye götürülmesi şeklinde bizim şu an bir hazırlığımız var." ifadelerini kullandı.

Bakan Koca, daha önce de benzer bir durum olarak SARS gribi vakalarının ve termal kameraların devrede olduğu dönemlerin yaşandığını hatırlatarak, "Şu an Dünya Sağlık Örgütü termal kamerayı Türkiye için önermiyor ama bu anlamda da termal kamera dahil bütün hazırlıklarımızı yaptığımızı özellikle söylemek istiyorum. Tedirgin olunmaması, bu anlamda tedbirlerin alındığını, şu an Türkiye için herhangi bir riskin söz konusu olmadığını özellikle belirtmek istiyorum." dedi.

ABD'de de dün itibarıyla bir vakanın görüldüğünü hatırlatan Koca, "Bizim özellikle bölgesel, bir bölgeden kaynaklanan, Türkiye'de herhangi bir risk taşımadığını bildiğimiz özellikle transportta geçişle bunun taşınabilir olduğunu bildiğimiz, bununla ilgili de Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğümüz 7/24 saat, gece gündüz, cumartesi pazar demeden aktif, hem liman hem de havaalanında yakın takip içerisinde. Dünya Sağlık Örgütünün bu anlamdaki önerilerini de hemen devreye sokmak noktasında bir gayret içerisindeyiz. Termal kameralar dahil olmak üzere hazırlıklarımızı yaptık ama şu an buna ihtiyaç olmadığı Dünya Sağlık Örgütü tarafından söylendi." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Koca, "Bugün itibarıyla Bakanlığımızda bir risk değerlendirme toplantısı yapılacak. Bizim Grip Bilim Kurulumuz da var ve en son 8 Ocak'ta bir toplantı yapmıştı, benzer şekilde bugün de kurul risk toplantısını yapmak üzere bir araya gelmiş olacak. Bu tedbirlerimizi alma noktasında bir gayret olduğunu, ciddi bir risk taşıdığımız anlamına gelmediğini özellikle gerektiği için altını çizerek söylüyorum." dedi.

"EKİPLERİMİZ YAKIN TAKİP İÇİNDE"

Hazırlıkların yapıldığını ve Dünya Sağlık Örgütünün önerisi olduğu an termal kamera dahil olmak üzere tedbirleri genişleteceklerini belirten Koca, "Şu an bu anlamda bir risk olmadığını, Çin'den gelen bütün yolcuların ateş, öksürük, nefes almada güçlüğü olan vakaları özellikle ekibimiz yakın takip içinde, şu an riskli bir durumun olmadığını ve riskli bir hastanın da görülmediğini çok rahatlıkla söyleyebilirim." diye konuştu.

Virüsün bir hastanın başka bölgeye geçişiyle çok kolay taşınabildiğine işaret eden Koca, bu nedenle çok dikkatli ve hassas davrandıklarını bildirdi.

Virüse karşı alınacak tedbirlere ilişkin soru üzerine Koca, "O hastanın, bir başka hastaya bulaşmasını önlemek üzere karantina odasına alınması ve hastanede tedavi edilmesi dahil olmak üzere tedbirlerimizi alıyoruz ve o hastaya da özel tedaviye başlamış oluyorsunuz. Yani bizim yapmamız gereken hastanın tedavisi ama asıl önemli olan yayılmasını önlemek üzere hızla karantinaya alabilir ortamların sağlanarak tedaviyi devam ettirmemiz. Dolayısıyla bu tedbirleri alarak yayılımını önlemiş olursunuz." dedi.

"TEDİRGİN OLMAYA GEREK YOK"

Dünya Sağlık Örgütünün bu konuda büyük hassasiyet içerisinde olduğunu söyleyen Koca, kendilerinin de örgütle irtibatta olduklarını ve bu anlamda bir öneri olduğunda hızla devreye sokmak için bütün hazırlıkları yaptıklarını belirtti.

Bakan Koca, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben bir panik havası oluşturmamak adına ciddi bir risk taşıdığı algısını oluşturmamak anlamında daha net ifade ederek söylüyorum, tedirgin olmaya gerek olmadığını, o bölgeden Türkiye'ye gelen vatandaşın sayısının zaten az olduğunu ve haftada 3 seferin yapıldığını ve özellikle sadece o bölgeden değil Çin'den gelen bütün yolcularla ilgili bu anlamda yakın takibe Hudut Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğümüzün aldığını, 7/24 hem liman hem havaalanlarında bu takiplerin kapıdan itibaren yapıldığını ve şüpheli bir vaka görüldüğünde mutlak karantina odamıza, oradan özel ambulansla belirlenen hastaneye götürülmesi şeklinde bir hazırlık içinde olduğumuzu özellikle söylemek istiyorum. Bu hazırlıklarımızla birlikte şu an bir risk taşımadığımızı, herhangi bir riskli vakanında görülmediğinin özellikle altını çizmek istiyorum."

Riskli bir vaka görülmesi halinde Dünya Sağlık Örgütü'nün aktif bir şekilde devrede olacağını söyleyen Koca, "Şu an ciddi bir risk olduğu kanaatinde değilim." ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE'DE TRANS YAĞLAR YASAKLANMALI"

Pek çok hastalığın nedeni olarak görülen trans yağların tamamen yasaklanmasına ilişkin bir düzenlemenin gündemde olup olmadığını sorulması üzerine Koca, 15 yaş üstü vatandaşların yüzde 31,5'inin obez, yüzde 34'ünün de fazla kilolu olduğunu söyledi.

Obezitenin büyük bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Koca, birçok hastalığı da tetikleyen obezitenin nedenleri arasında da trans yağın önemli bir yer tuttuğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da obezite ve trans yağ kullanımı konusunda hassasiyet gösterdiğini belirten Koca, şunları kaydetti: "Özellikle yüzde 2'yi geçme durumunda belirtilmesi şeklinde bir mevzuatımız var. Trans yağların son derece zararlı olduğunu, kalp ve koroner hastalık grubu içinde ciddi anlamda risk taşıdığını biliyoruz. Bu anlamda da dünyada her geçen gün trans yağ yasaklanma noktasına doğru gidiyor. 2023'e kadar da Dünya Sağlık Örgütünün trans yağların devre dışı kalmasına yönelik de bir yaklaşımı var. 2018'de Amerika Birleşik Devletleri'nde yasaklandı. Bu arada İsveç, İsviçre, Norveç'te de yasaklandığını biliyoruz. Avrupa Birliği ülkelerinde 2021 yılının Nisan ayına kadar bir geçişle yasaklanması karara bağlandı.

Türkiye'de, Sayın Cumhurbaşkanımızın da çok hassas olduğu bu konuda, vatandaşlarımız için çok zararlı olduğunu bildiğimiz trans yağların yasaklanması gerektiğini inanıyoruz. Bu konuda teknik boyutuyla bir çalışmamız var. Yüce Meclisimizin bu anlamda alabileceği bir kararın önemli olduğunu düşünüyoruz. Yasal düzenlemenin gerekli olduğuna ve mutlak yapılması gerektiğine inanıyoruz. Bu anlamda teknik çalışmamızı da hazırladık, bu konu ile ilgili de yüce Meclisimizin alacağı kararı önemsiyoruz."

Türkiye'de de ürünlerdeki trans yağ oranı yüzde 2'yi geçtiğinde vatandaşlara bildirmek yerine trans yağın yasaklanması gerektiğini vurgulayan Koca, "Obezitenin bu kadar arttığı, sağlık sorunun bu kadar ciddi olduğu bir durumda trans yağların halen kullanılıyor olması asla doğru değil." dedi.

Trans yağların yasaklanmasına ilişkin düzenleme konusunda Koca, "Meclis'in yaklaşımı önemli, düzenlemenin 6 ayı geçmemesi gerektiği kanaatindeyim. Bu yıl içerisinde yasaklanabilir." ifadesini kullandı.

BESLENME KONSEYİNİN İLK GÜNDEMİ 'TRANS YAĞ VE EKMEK'

Beslenme konusunda yetkili, yetkisiz birçok kişinin açıklamalarda bulunduğuna işaret eden Koca, ortaya çıkan bilgi kirliliğini ve kafa karışıklığını önlemek amacıyla 9 bakanlığın, sivil toplum kuruluşlarının, bilim kurullarının içinde yer aldığı Beslenme Konseyi'nin kurulduğunu hatırlattı. Koca, "Beslenme Konseyi'nin trans yağ, ekmek, tuz, tavuk eti gibi birçok kimsenin hakkında birçok şey söylediği konularla ilgili genel değerlendirmesi oldu, bu çalışmalar bitti. Konseyin çalışmalarını bir lansmanla açıklayacağız." dedi.

Bakan Koca, vatandaşları doğru bilgilendirmek için ilerleyen haftalarda ilk olarak trans yağ ve ekmek konusunda toplantı düzenleneceğini aktardı.

"TÜRK TOPLUMUNUN YÜZDE 85'İ KAHVALTI YAPIYOR"

Kahvaltı yapılıp yapılmamasıyla ilgili görüş farklılıklarının hatırlatıldığı Koca, Dr. Mehmet Öz'ün "kahvaltı yapmayın" açıklamasını değerlendirdi.

Koca, kahvaltının Türk toplumu için son derece önemli olduğunu belirterek, "Önemli bir beslenme kaynağı olduğunu ve her geçen gün bu anlamda da geleneksel kahvaltı kültüründen uzaklaştığını da biliyoruz. Ama beslenme için özellikle çocuklar için son derece önemli olduğunu ve Türk toplumunun yüzde 85 oranında kahvaltı yaptığını biliyoruz." diye konuştu.

Kahvaltının dikkat ve zihin açıcı olma özelliğine vurgu yapan Koca, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kahvaltıda bol şekerli, bol karbonhidratlı beslenmekten ziyade çünkü devamında kan şekerinin düşüklüğüne sebep olduğunu biliyoruz, daha çok dengeli bir beslenmenin özellikle çocuklar için sütün mutlaka bulunması, hiç olmazsa peynir ve yoğurt gibi, yumurta gibi ve meyve çeşitleri gibi daha dengeli, zengin bir beslenmenin doğru olduğunu söylüyoruz. Aşırı şekerli ve aşırı karbonhidratlı bir kahvaltıdan ziyade daha çok dengeli bir kahvaltıyı öneriyoruz. Geleneksel kültürümüzde çorba var. Daha dengeliydi. O nedenle de öneriyoruz."

Koca, dengeli olmak kaydıyla kahvaltı kültürünün sürdürülmesi ve ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri