Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
İHA

Başbakan Binali Yıldırım, medya temsilcileriyle İstanbul’da buluşarak Zeytin Dalı Harekâtı hakkında bilgilendirdi. Harekât kapsamında 4 safhada 30 kilometre derinliğinde güvenli alan oluşturulacağını belirten Yıldırım, “Zeytin Dalı Harekâtı, terör unsurları bölgeden temizleninceye kadar devam edecek. Milletimizin harekâta desteği tamdır. Bu da askerimizin oradaki operasyon kabiliyetini daha da artırmaktadır” dedi.

Gazete Habertürk'ün haberine göre Başbakan Yıldırım, medya kuruluşlarının temsilcileriyle buluşmasında, 11.05 itibarıyla kuzeyden Kilis Gülbaba mevkiinde 2 noktadan birliklerin Afrin bölgesine geçiş yaptığını ifade ederek, “Allah yâr ve yardımcıları olsun” diye Konuştu. Başbakanlık Vahdettin Köşkü’nde yaklaşık 1.5 saat süren toplantıya Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal ile Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay katıldı. Yıldırım, Ciner Medya Grup Başkanı Kenan Tekdağ ile Ciner Medya Grubu’nun yayın yönetmenlerinin de katıldığı toplantıda harekât hakkında özetle şunları söyledi:

4 SAFHA: Operasyonun 4 safhası bulunuyor. Birinci safha, sınırlarımızdan içeri doğru güvenli bir alanın oluşturulması. Azez bölgesinden başlayarak, kuzeybatıya doğru, oradan tekrar güneybatıya doğru 130 kilometrelik Afrin bölgesinde bir güvenli şerit oluşturulması, derinliği 20-30 kilometre. İlk hedef orada güvenli bir alan oluşturacağız ki ondan sonra terör unsurlarını yok etmek için oraya ayağımızı sağlam basmamız lazım. Yaklaşık 8-10 bin civarında terör grubu olduğunu hesap ediyoruz. Daha sonra gerek Afrin merkezinde gerekse diğer bölgelerinde yerleşik bu terör örgütlerinin yok edilmesi için çalışma yapılacak. Sahadaki durum netleştikçe süre de -belirlediğimiz süreler var ama- bu sürelerin tutması, erken olması biraz daha uzaması sahada karşılaşacağımız durumla netleşecek. Operasyonda yüzde 70 oranında milli silah ve mühimmat kullanıldı.

SİVİL HALKIN ARASINA KARIŞACAKLAR: Güneye kaçıp sivil halkın arasına karışacaklar, orada da belki sivil halkı kalkan olarak kullanacaklar. O bakımdan ikinci, üçüncü, dördüncü safhalar daha titiz çalışmayı gerektirecek. O bakımdan ilk safahatı bizim için çok önemli. Buradan 20-30 kilometrelik bir bandı güvenli alan haline getirdiğimiz zaman sonraki işlerin önemi biraz daha azalıyor. O bir temizlik harekâtına dönüşüyor. Orada çok aceleci davranmamıza ihtiyaç yok.

SİSTEMATİK ZULÜM: 2014 yılından itibaren Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde PKK, PYD, YPG, KCK unsurları burayı kanton ilan ederek bölge halkı üzerinde sistematik bir baskıya başladı. Bunlara sistematik zulüm uygulayarak, onlara itaat edenleri koruyup itaat etmeyenleri de bölgeden sürgüne göndermek şeklinde bir baskı, zulüm politikasını bugüne kadar sürdürdüler. Bu şekilde şehri terk edenlerin sayısının 300 bini aştığı tahmin ediliyor. Bunların büyük bir kısmı da Türkiye’ye geldi. Planlamamız göçü sınırımızın dışında karşılamak, orada iskân etmek şeklinde.

KARA PROPAGANDA: Terör örgütü PKK, YPG, PYD’nin dünya kamuoyunu etkilemeye çalışmak için kullandığı kara propagandanın tam tersi var burada. “Kürtleri öldürmek için, bölgede Kürtleri yok etmek için Türk ordusu operasyon başlattı” şeklindeki konu, tamamen orada yaşayan Kürt, Arap, Türkmen, sivil, gücü, imkânı olmayan insanları kurtarmaya yönelik bir faaliyettir. İşin özü bu.

700’ÜN ÜZERİNDE TACİZ: 700’ün üzerinde taciz oldu sınırlarımızda. Sınırın ötesinden 6 tane roket Kilis’e attılar. Allah’tan can kaybı yok, 2 vatandaşımız hafif yaralı. Arkasından topçularımız gereken karşılığı verdi.

ŞEHİDİMİZ YOK: (Operasyona ne kadar asker katılıyor?) Sayı telaffuz etmeyelim ama oradaki terör yuvalarını dağıtacak sayıda planlama yapıldı. Şu an itibarıyla bir yaralımız, şehidimiz söz konusu değil.

İSİM NASIL VERİLDİ?: Afrin’de yaşayan hiçbir suçu, günahı olmayan masum insanlara zeytin dalı uzatıyoruz. Suriye’nin barışı, geleceği için, toprak bütünlüğü için, terörün sona erdirilmesi için Türkiye zeytin dalını uzatıyor. Zeytinleri masum insanlara, dalları da terör örgütlerine veriyoruz.

 

‘MİLLETİMİZİN DESTEĞİ TAM’

TEMİZLENİNCEYE KADAR: TSK tarafından, ülkemiz sınır güvenliğini sağlamak, Afrin bölgesindeki teröristleri yok etmek, bu suretle Kürtler, Araplar, Türkmenler başta olmak üzere dost ve kardeş bölge halkını terörün zulmünden ve baskısından kurtarmak amacıyla Sayın Cumhurbaşkanı’mızın başkomutanlığı riyasetinde Zeytin Dalı Harekâtı başlatılmıştır. Harekât, terör unsurları bölgeden temizleninceye kadar devam edecek. Milletimizin harekâta desteği tamdır. Bu da askerimizin oradaki operasyon kabiliyetini daha da artırmaktadır.

MEDYAYA TEŞEKKÜR: Aynen 15 Temmuz’da olduğu gibi görüş farklılıklarımızı, duruşlarımızı dikkate almadan ülke menfaati için, milletin geleceği için çok güzel bir fotoğraf gösterdiniz. Bugün buradaki fotoğraf da bunun aynısıdır. Burada bize karşı muhalefet içinde olan da olmayan da bütün medya mensupları, yazılı, görsel bir arada. Çünkü bu mesele milli meseledir. (Demokratik bir ülkede farklı seslerin olabileceğini belirterek) Bunlar her şey yolunda giderken, ülkemizin başında bu gaileler olmazken bir problem teşkil etmez ancak bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir bölgede beka meselesiyle karşı karşıya bulunduğumuz bu şartlarda sizlerden beklediğimiz de buydu. Biz bunu telkin etmedik ama siz durumdan vazife çıkararak, güzel bir duruş sergilediniz. İyi bir başlangıç yaptınız. Milletim ve hükümetim adına sizlere teşekkür ediyorum.

MEMNUNİYET VAR: Orada da bugün okullar, hastaneler açık. İnsanlar iş, güç kurmaya çalışıyorlar. Normal hayat devam ediyor, Türkiye’ye karşı da büyük bir memnuniyet var.

DEZENFORMASYON: Dün sosyal medyada kan revan içinde küçük bir çocuk. Bunu hemen arkadaşlar ortaya çıkardı ki geçmiş dönemde Musul ve orada yapılan operasyonlara ait bir fotoğraf. Buna benzer olaylar önümüzdeki kısa süre içinde başlamak üzere yoğun bir şekilde yapılacak. Bu tabii bir taktik, bir dezenformasyon yöntemi. Maalesef bu terör örgütleri sosyal medyayı hemen hemen bütün devletlerden daha etkin kullanıyor. Bu bakımdan medya kuruluşlarımızın, basınyayın organlarımızın bu konuda daha dikkatli olmasını bekliyoruz. Teyit etmeden, sorgulamadan bu konulardaki haberlere mesafeli yaklaşılması önem arz ediyor.

Başbakan Binali Yıldırım'ın medya temsilcileri ile bir araya geldiği toplantıya Ciner Medya Yönetim Kurulu Başkanı M. Kenan Tekdağ, Habertürk TV Genel Müdürü Veyis Ateş, Show Haber Genel Yayın Yönetmeni Ramazan Kurnaz da katıldı. 

‘MEŞRU MÜDAFAA HAKKIMIZ’

TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ: Harekât uluslararası hukuk temelinde, BM Sözleşmesi’nin 51. maddesine dayandırılarak, meşru müdafaa hakkı olarak yürütülüyor. BM’nin Güvenlik Konseyi’nde aldığı terörle mücadeleye ilişkin 1373, 1624, 2170, 2178 sayılı kararları uyarınca, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı esasına göre yürütülüyor.

YOK SAYAMAYIZ: Arkadaşlarımızın dolaylı, hem Rusya üzerinden hem de Suriye içinde doğrudan temasları sürüyor. Şu anda geldiğimiz noktada rejim de işin bir parçası, bunu da görmemiz lazım. Yok sayamayız. Harekât başlamadan önce diplomatik alanda, askeri temaslarda yapılması gereken her şey yapıldı, Rusya ile Amerika ile İran ile... Rejimle görüşülmedi, rejimle Rusya üzerinde görüşülmek suretiyle mutabakat sağlandı. Rusya’nın bu harekâtla ilgili şu anda bize karşı herhangi olumsuz tutumu yok. Buna hava sahasının kullanılması da dahil. Bu konuda rejimin yönetilmesi, sevk ve idaresi görevini Rusya yerine getiriyor. Biz doğrudan Rusya’yla muhatabız.

KAFA KARIŞIKLIĞI VAR: Amerika’da bir kafa karışıklığı var, herkes ayrı telden çalıyor. Bir net duruş yok ama buraya karşı da “Yapmayın, etmeyin” tarzında keskin bir şey de yok. Teröristlere verilen her türlü lojistik destek bu operasyonun hedefidir. Bu kadar net ve açık. İran’la da görüşüldü. İran’ın herhangi karşı çıkma durumu yok ama bazı endişeleri var. Onu bizlerle paylaşıyor. Bu endişeleri tabii ki dikkate alacağız.