Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

AK Partili Binali Yıldırım, TBMM Başkanlığı'na aday olmayacağını açıklamasının ardındaki kararı Habertürk'ten Ciner Medya Grubu Ankara Temsilcisi Muharrem Sarıkaya ve Habertürk yazarı Kübra Par'a anlattı.

MUHARREM SARIKAYA YAZDI

YILDIRIM: NOKTAYI KOYDUM...

TBMM Başkanlığı’na aday olmayacağını Meclis kulisinde açıklamasından bu yana, ikinci veya hep üçüncü ağızların aktarımıyla düşüncesi dillendirildi.

Ancak bu süreçte kendisi herhangi bir açıklamada bulunmadı...

İstanbul’da evinde dinlenmeye çekilmesinden kaynaklansa gerek, son dönem Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ile ilgili de kulislerde bazı haberler dillendirilmeye başlandı.

“Yatırımcı bakanlıkların koordinasyonundan sorumlu statüsü olmadan, protokol görevi yapacak Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı görevini kabul etmeyeceğine” ilişkin söylentiler çıktı.

AK Parti’nin en uzun süre bakanlık yapan siyasetçisi olmasının ötesinde, Genel Başkanlık, Başbakanlık, TBMM Başkanlığı görevlerinde bulunmuş Binali Yıldırım, iddia edildiği gibi mi düşünüyor?

Arayıp sordum…

Telefonu açtığında her zamanki çelebi, nezaket dolu, içten ve esprili sohbetin ardından “yazmak kaydıyla” deyip sorularımı yönelttim…

Binali Yıldırım da “yazılmak kaydıyla”, aynı açıklıkta yanıtlarını verdi.

TBMM Başkanlığı’na aday olmama kararını açıklamasının hemen ardından İstanbul’a evine döndüğünü, gelişmelerden ve iddialardan da fazla haberdar olmadığını, hatta ilgilenmediğini belirtti.

Ankara’da olup biteni arkadaşlarının takip ettiğini ve kendisini de gerek duyduklarında zaman zaman bilgilendirdiklerini söylemekle yetindi.

İddiaların hepsini umursamaz tavır sergiledi…

“BUNLARIN ÖNEMİ YOK ARTIK…”

Sonrasındaki sohbetimiz şöyle devam etti:

Soru: Teamül yoklaması yapacağını Sayın Cumhurbaşkanı size baş başa yediğiniz yemek sırasında iletti mi?
Yıldırım: Bunların hiç önemi yok artık, bitti hepsi. Ben artık noktayı koydum.

“OLACAK BİR İŞ DEĞİLDİ GRUBA ZARAR VERİRDİ…”

Soru: Aday olmayı düşündüğünüz, teamül yoklaması nedeniyle vazgeçtiğiniz ileri sürülüyor:
Yıldırım: Olacak bir iş değildi… Milletvekillerine ve gruba zarar verir; ne yarışı yapacağız. Olmazdı yani...

Soru: Aday olmamanızın gerekçesi bu mu?
Yıldırım: Ben niye aday olmadım? Grubum zarar görmesin, milletvekilleri üzülmesin, iki arada bir derede kalmasınlar diye… Bundan partimizin, Meclis grubumuzun zarar göreceğini düşünerek böyle bir karar aldım. Bu kadar açık ve seçik... Belki biz de zarar görürdük ama bizden ziyade milletvekillerimizin iki arada bir derede kalması çok hoş bir şey değildi.

GÜNDEMDE DEĞİŞİKLİK YOK

Soru: Buruk olduğunuz, Cumhurbaşkanlığı yardımcılığında ancak yatırımcı bir görev verilirse kabul edeceğiniz yönünde iddialar dolaşıyor…
Yıldırım: Benim böyle bir şeyim yok… Samimiyetle söyleyeyim, böyle bir şeyim hiç olmaz... Hiçbir zaman da görev beklentim olmadı. Hele bir pazarlık falan da söz konusu olmadı; kaldı ki gündemde de öyle bir şey yok.

TALEBİM OLMADI

Konuşmamızdan anladığım şu ki Yıldırım, meselenin bu noktaya gelmiş olmasından da hoşnut değil.

Çıkarılan söylentilerden rahatsız, o nedenle de Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı konusunda birkaç kez “Talebim hiç olmadı, samimiyetle söyleyeyim benim böyle bir şeyim hiç olmaz” deme gereği duydu.

Gündemde kabine değişikliğinin olmadığını da özellikle vurguladı.

Her zamanki gibi sözü döndürmedi, doğrudan söyledi, içinden ne geliyorsa öyle konuştu…

Kendisinin söylemiyle “noktayı koydu…”

KÜBRA PAR YAZDI

YILDIRIM: KIRGIN DEĞİLİM

23 Haziran 2019’da tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye seçiminin üzerinden bugün tam bir yıl geçti.

Yerel seçimden sonra Binali Yıldırım’ın Cumhurbaşkanı Yardımcılığı’na getirileceği çok konuşulmuştu. Ha oldu ha olacak derken bugüne kadar bir görevlendirme yapılmadı.

Partiler üstü bir pozisyon olan Meclis Başkanlığı, Başbakanlık sonrası Binali Yıldırım’ın severek, tercih ederek üstlendiği bir görevdi. İstanbul seçimlerinde iddialı bir adaya ihtiyaç duyan partisinin yoğun ısrarı üzerine o görevi bırakmak zorunda kalmıştı.

Geçtiğimiz haftalarda Binali Bey’in Meclis Başkanlığı için yeniden aday olmaya niyetlendiği bilgisi kulisleri hareketlendirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mustafa Şentop ile Binali Yıldırım arasında bir karar verebilmek için parti içinde temayül yoklaması yapmak istemesi üzerine Yıldırım son derece klâs bir duruş ortaya koyarak “Aday değilim” dedi.

Yeni isimler Meclis Başkanı olmak istese bu belki anlaşılır bir durum olurdu ama daha önce Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı yapmış Yıldırım’ın bu türden bir teste tabii tutulması pek hakkaniyetli olmazdı.

Ayrıca parti içinde tartışmalara neden olacağı gibi Binali Bey’den sonra görevi devralan Prof. Dr. Şentop’u da zor durumda bırakırdı.

Binali Bey’i arayarak tüm bu yaşananların ardından duygularını sordum.

“Olması gerekeni yaptım, çok olağanüstü bir karar değil. Benim için konu kapandı” diyerek başladı söze.

“Yerel seçimden sonra Cumhurbaşkanı yardımcılığı için adınız geçti, fakat bir türlü gerçekleşmedi. Bu durum sizi kırıyor mu?” diye sordum.

“Niye kırılayım? Bazılarının hayali benim hayatım oldu. Sağ olsun vatandaşlar gönlünden geçen birtakım şeyleri söylüyorlar ama ben makam mevki sevdalısı bir adam değilim. Makamlar ona güç verince bir anlam kazanır” dedi.

Bir adım daha ileri giderek “Size biraz ayıp edildiğini düşünüyor musunuz? Kırgın mısınız?” diyerek sorumu tekrarladım.

“Yok hayır asla. Kırgınlık olur mu hiç! Ben partimin neferiyim, kurucusuyum. 12 yıl Ulaştırma Bakanlığı yaptım. Cumhurbaşkanımızla birlikte ülkemize güzel hizmetler kazandırdık. Altyapıda Türkiye’yi 39. sıradan 9. sıraya yükselttik. Geniş bant internet olmasa salgın döneminde Türkiye ne yapardı? Bu yatırımlar sayesinde krizden güçlenerek çıkan nadir iktidarlardan biri olduk. Ben partimin her zaman başarılı olması için var gücümle çalıştım. Bundan sonra da çalışmaya devam edeceğim Sıfatlar ne olursa olsun” diye yanıt verdi.

Binali Bey “Aday değilim” diyerek kendisine yakışanı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinde de tek kart bırakmış oldu...