AA

TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanlığı ile ilgili ve bağlı kuruluşların 2020 yılı bütçesi üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Bütçeler üzerinde söz alan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin istikrar, belirgin kuvvetler ayrılığı, yönetimde sadeleşme, hızlı karar alma ve uygulama, dinamik dış politika, esneklik ve etkili kriz yönetimi gibi pek çok açıdan başarısını kanıtlamaya devam ettiğini belirterek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tartışılırken bugün, özellikle "tek adam" boyutunda yoğunlaşan sorular ve eleştirilerin öne çıktığına dikkati çekti.

Türkiye'nin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçerek, yakın tarihinin en önemli yönetim reformlarından birini başarıyla gerçekleştirdiğine işaret eden Oktay, "Bu reform süreci, geçmiştekilerden farklı olarak, tamamen milletimizin teveccühüyle yürütülmüştür. Demokrasiye, milli iradenin üstünlüğüne ve hukuk devleti ilkesine inanan herkes bu değişime saygı duymalıdır." diye konuştu.

Hükümet olarak attıkları adımları, Meclisin çatısı altında ve milletin huzurunda tüm kural ve kaidelere uygun, şeffaf ve hesap verir şekilde yürüttüklerini belirten Oktay, bugün de bunun için Meclis'te olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Milli iradenin tecelligahı meclisimizden geçen ve milletimizin onayladığı bir sistem, tek adam sistemi değil ancak milletin sistemi olabilir. Bu iddiayı dile getirenler karşılarına Cumhurbaşkanımızı değil milletin iradesini almaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tüm siyasi hayatını demokratik çerçevede yürüttüğünü ve milletin teveccühünü kazanmış bir lider olduğunu ifade eden Oktay, karar alma sürecine, kamu ve sivildeki tüm karar alma mekanizmaları ve karar vericileri dahil eden, kadınlar, gençler ve sivil toplum kuruluşları ile yakın istişare içerisinde bulunan, katılımcılıktan yana bir Başbakan ve Cumhurbaşkanı olduğunu söyledi.

Oktay, "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir ve millet kararını vermiştir." dedi.

"BİZ SADECE MİLLETE HESAP VERİRİZ"

"Her ay Trump'a hesap veren" diye bir ifade kullanıldığını hatırlatan Oktay, şöyle devam etti:

"Biz sadece millete hesap veririz. Burada da millete hesap veriyoruz. Uluslararası arenada, Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda, hesap vermez, hesap sorarız. Türkiye’nin çıkarları ne ise o doğrultuda hareket ederiz, ediyoruz.
Hiçbir ülke, kuruluş veya kişiden izin almaya ihtiyaç duymadan Türkiye'nin çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yaparız, yapıyoruz. Gerekirse sınır ötesi harekat, gerekirse asker gönderme, gerekirse Doğu Akdeniz'de sondaj, gerekirse sınır ötesinde operasyon ne gerekiyorsa onu yaparız, yapıyoruz.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, dünyadaki tüm ülke liderleri ile rahatça görüşebilen sayılı liderlerdendir. Görüşmelerinde de milletimizin gurur duyacağı duruşu sergiler, milletimiz adına dimdik durur, söyleyeceğini doğrudan yüzlerine söyler. Karşılarında 'el pençe divan' durmaz."

Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kurumların bütçesini "sarayın bütçesi" olarak nitelendirenlerin olduğunu kaydeden Oktay, "Cumhurbaşkanlığı Bütçesi ne tek bir kişinin ne de tek bir kurumun bütçesidir.
Bugün görüşülen bu bütçe, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve Savunma Sanayi Başkanlığı gibi gurur vesilesi kurumlarımızı içine alarak Türkiye'nin bağımsızlığını, güvenliğini ve milli gücünü temsil eden bir bütçedir. Kaynaklarını verimli kullanan ve 'teknolojiyi tüketen değil üreten bir Türkiye' olmak için Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, Yatırım Ofisi, Finans Ofisi ve İnsan Kaynakları Ofisi gibi lokomotif kuruluşları içeren bir bütçedir." ifadesini kullandı.

Oktay, bu bütçeyle gelecek yıl Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin etkinliğinin daha da artırılarak, hızlı ve dinamik yapısının güçlendirileceğini, kapsayıcı ve sürdürülebilir politikalar geliştirilmeye devam edileceğini bildirdi.

"DAVALARI MİLLİ OLANLAR, DARBELERİN HEDEFİ OLMUŞTUR"

Yargı darbe girişiminin 6. yılı olduğuna dikkati çeken Oktay, 17-25 Aralık yargı darbe girişimini yapanların, 15 Temmuz darbe girişimini de yaptıklarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 17-25 Aralık darbe girişimi karşısında nasıl dimdik durmuşsa, 15 Temmuz darbe girişimi karşısında da aynı duruşu sergilediğinin altını çizen Oktay, "Milletimizin hafızasında ve vicdanında derin yaralar açan; esas hedefi milli iradenin ortadan kaldırılması olan bu alçak girişimler, milletimiz tarafından derin bir nefret ve üzüntü ile karşılanmıştır.
Davaları milli olanlar, yerli olanlar her zaman darbelerin hedefi olmuştur. 'Millete rağmen, millet için' hareket ettiklerini iddia eden ancak gerçekte milletin karşısında olan bu gayrımilli güç odakları ile mücadelemiz her zaman olmuştur. Bundan sonra da aynı güç odaklarına karşı milli iradeyi esas alan mücadelemiz devam edecektir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm darbeler karşısında, özellikle 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi karşısındaki duruşunun hiçbir söz ve açıklamaya gerek göstermeyecek kadar açık ve net olduğunu vurgulayan Oktay, TBMM'ye de net duruşu için teşekkür etti.

 

Türkiye'nin ve Türk Milletinin yakın tarihinde yaşadığı en büyük ihanetlerden birinin 15 Temmuz hain darbe girişimi olduğuna işaret eden Oktay, şunları kaydetti:

"Bu darbe girişimi, ülkemize yönelik çok yönlü bir saldırıyı ifade etmektedir. Birincisi, bu hadise, milli iradeye, milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisine, milletin seçtiği Cumhurbaşkanına, Başbakana, hükümete ve demokrasimize yönelik bir terör saldırısıdır. İkincisi, bu darbe teşebbüsü, semalarında yankılanan ezanları ve gönderinde dalgalanan ay yıldızlı bayrağı özgürlüğümüzün sembolü olan ülkemizi işgal girişimidir. Üçüncüsü, bu ihanet, doğrudan milleti hedef alan, silahlarının namlularını millete çeviren, milletin kanını döken sefil bir kalkışmadır. Dördüncüsü, bu darbe girişimi, dünya tarihinde ender rastlanan bir erdem örneği olarak, bizatihi milletin kendisi tarafından bastırılmış, başarısızlığa uğratılmıştır. Beşincisi, bu teşebbüs bize, ülkenin ve milletin değerlerine sıkı sıkıya bağlı olmayan yapıların, nasıl savrulmalar yaşayabileceğini, hangi ihanet çukurlarına yuvarlanabileceğini göstermiştir. Altıncısı, tarihte pek çok örneği olan, Türk milletinin istiklali ve istikbalini hayatı pahasına koruma kararlılığını bir kez daha ispatlamıştır."

"FETÖ'YLE MÜCADELEYİ ETKİSİZLEŞTİRMEYE ÇALIŞMAK MİLLETE HAKSIZLIK"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 15 Temmuz'un, bunların dışında da verdiği pek çok mesaj ve ders olduğunu dile getirdi. Oktay, şöyle devam etti:

"Dünyada, böylesine alçak bir darbe girişiminin ardından, tüm sorunları hukuk devleti sınırları içinde çözen başka bir ülke var mıdır, bilmiyorum.
Türkiye, bu badireyi anayasal düzenine ve hukuk devleti ilkesine bağlı kalarak geride bırakmıştır.
Birtakım istisnai örnekler üzerinden Türkiye’nin FETÖ ile ve diğer terör örgütleriyle mücadelesini itham etmeye, itibarsızlaştırmaya, etkisizleştirmeye çalışmak her şeyden önce milletimize haksızlıktır.

Sorunları hukuk ve adalet içinde çözmeye sonuna kadar varız ama Türkiye’nin terörle mücadelesinin zarar görmesine asla izin veremeyiz. İzan ve vicdan sahibi herkesten 15 Temmuz'u ve sonrasında yaşananları bu şekilde değerlendirmesini bekliyoruz.
Türk yargısı FETÖ ile mücadelede tarihsel bir sorumluluk üstlenerek bu sorumluluğun gereğini büyük bir özveri ile yerine getirmiştir ve getirmeye de devam etmektedir.
Yargısal süreçlerin sağlıklı yürütülmesinin önemi ortadayken, FETÖ borsası gibi iddiaların FETÖ ile sürdürdüğümüz kesintisiz mücadeleyi sulandırmasına izin vermemeliyiz."

Oktay, elinde delil ve bilgi olanların, kanıtlarını Hakimler ve Savcılar Kurulu ve cumhuriyet savcıları ile paylaşmasını istedi.

Delile dayanmayan söylentiler ile bir yere varılamayacağının altını çizen Oktay, "Yargıya güven hepimizin ortak kaygısı olmalıdır ve herkes yargıya güveni zedeleyecek mesnetsiz iddialardan kaçınmalıdır." dedi.