Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Dijital dünyada çocuk büyütmek için öneriler
0:00 / 0:00

Ekranlarla dolu bir dünyada yaşadığımızı ve gün boyunca uyarılar ve bildirimler gibi birtakım uğultulara maruz kaldığımızı söylüyor 'Dijital Dünyada Çocuk Büyütmek' kitabının yazarı Dr. Kristy Goodwin. Bununla beraber çoğumuzun teknoloji alışkanlıklarımızı evcilleştirmek için mücadele ettiğimizi dile getirerek, bu durumun ise sağlığımızı, refahımızı ve üretkenliğimizi etkilediğini dile getiriyor.  

Dijital dünyada çocuk yetiştirmenin endişelerini yaşayan ailelere yardımcı olmak için yazdığı kitabında, çocukları teknolojinin olası tehlikelerinden nasıl korumamız gerektiğini anlatıyor. 

"Çocuğunuzu ekran başından kaldırmak için bağırmanıza gerek kalmayacak" diyen Goodwin, öfke nöbetlerine dönüşen kavgaların artık son bulacağına ve çocuğunuzla ilişkinizi yeniden kuracağınıza dikkat çekiyor.

Habertürk'e dijital dünyada çocuk yetiştirmenin inceliklerini anlatan Dr. Kirsty, sorunu ortadan kaldırmak için dijital ampütasyonun çözüm olmadığını vurgulayarak, artık çocukların dijital dünyadan uzak durmasının mümkün olmadığını söylüyor. 

"DİJİTAL DÜNYA HEM AVANTAJ HEM DEZAVANTAJ"

Dijital dünyada çocuk büyütmek size göre ne demek? Dijitalin hayatımıza bu kadar dahil olmadığı zamanları düşündüğümüzde bu çağ avantaj mı yoksa dezavantaj mı?

Çocuğunuzu dijital dünyada yetiştirmek, ebeveynleri, eğitimcileri, sağlık profesyonellerini ve küçük çocuklarla doğrudan veya dolaylı olarak çalışan herkesi, dijital teknolojinin küçük çocukları nasıl etkilediği bilgisiyle donatmak anlamına gelir. Dijital dünyanın çocukların fiziksel ve zihinsel sağlığı ile öğrenmeleri üzerinde önemli bir etkisi vardır. Gerçek şu ki; teknoloji burada. Teknoloji, küçük çocukların yaşamlarında ayrılmaz bir rol oynar. Bu nedenle, çocuğunuzu dijital bir dünyada yetiştirmenin amacı, ebeveynleri, bakıcıları ve yardımcı sağlık profesyonellerini bu dijital trende nasıl gidileceği konusunda araştırmaya dayalı bilgilerle donatmaktır. Teknolojinin özellikle ilk yıllarda ve küçük çocuklar tarafından kullanılması konusu, farklı felsefi görüşlere sahip bir konu.

İnsanlar, teknolojinin gençlerin yaşamlarında oynadığı rolle ilgili felsefi görüşlerini değiştirme eğilimindedir. Ancak bilime dayalı bilginin herhangi bir felsefi tartışmayı ortadan kaldırmaya yardımcı olacağını biliyorum. Ebeveynleri, bakıcıları ve eğitimcileri teknolojinin, çocukları nasıl etkilediği konusunda bilime dayalı bir çözümle donatmamız gerekiyor. Genel olarak konuşursam, dijital dünyada büyüyen çocuklarımızın hem avantajları hem de dezavantajları olduğunu söyleyebilirim.

Avantajlardan bazıları, yeni bilgilere yeni ve dinamik yollarla erişebilmeyi içerir. Örneğin, küçük çocukların oyun yoluyla, sanal gerçeklik aracılığıyla veya herhangi bir makine aracılığıyla soyut matematik ve bilim kavramlarını öğrenmelerini sağlayabiliriz. Bu, daha önce onlar için erişilemeyen bir kavram.

Son zamanlarda küresel olarak deneyimlediğimiz karantina dönemlerinde aile üyeleriyle veya arkadaşlarıyla iletişim kuramayan çocuklarımızla daha çok iletişim halindeyiz. Onlara birtakım araçlar sağlayabiliriz ve bu, çocukların içerik oluşturabilmesini sağlar ve bunun ötesinde gerçek avantajlardan biridir. Biz biliyoruz ki, erken çocuklukta bazen dil becerilerini iyi kullanamayan çocukların, seslerini kodlayabilecekleri güçlü dijital araçları kullanabiliyorlar. Şimdi çocuklara içerik oluşturmaları için güçlü araçlar sağlıyoruz. Ayrıca, çocukların araştırmak için işbirliği yapmaları için fırsatlarımız var. Programlanabilir robotları kodlayan ve kullanan çocuklar, öğrenmeleri için yeni bilgiler sağlayan bir kazanç elde ediyorlar, bu yüzden teknoloji kesinlikle avantajlar sağlıyor.

Ancak teknoloji, bilinçli kullanılmazsa, uygunsuz bir şekilde kullanılırsa, çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Örneğin, aşırı ve uygunsuz kullanımın fiziksel sağlık, görme, işitme ve kas-iskelet gelişimine kadar her şeyi etkilediğini biliyoruz. Ayrıca teknolojinin bir yer değiştirme etkisi olduğunu da biliyoruz; çocukların teknolojiye katılma şekli diğer gelişmelerin önünde engel oluşturuyorsa bunun özellikle zihinsel sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi olabileceğini biliyoruz. Teknoloji; uyku, fiziksel hareket ve diğerleriyle bağlantı gibi temel psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlardan bazılarına müdahale ediyorsa bu dezavantajdır.

Teknolojinin yine çocuklara yardımcı olabileceği ve aynı zamanda onları engelleyebileceği bir üçüncü alan ise öğrenmedir. Teknoloji, gelişimsel olarak uygun olmayan bir şekilde kullanılırsa, çocukların dikkati dağılabilir. Bu açıdan, teknolojinin hem avantajları hem de dezavantajları olduğunu söyleyebilirim, bunun net bir cevabı yok.

"DİJİTAL UÇAĞIN YOLCUSU OLMAMAK İÇİN EBEVEYNLERİN PİLOT OLMASI GEREKİYOR"

Şüphesiz ki dijital çağın sunduğu pek çok kolaylık var. Peki olumsuzluklara karşı çocukları nasıl koruyacağız? Ebeveynlerin bunun için birtakım inceliklere hakim olması gerekiyor sanırım; çünkü çocukları sadece kısıtlamak, o sorunu ortadan kaldırmaz.

Bu sorunun duyarlılığına tamamen katılıyorum. Ben sık sık dijital ampütasyonun çözüm olmadığını söylerim. Teknolojiyi şeytanlaştırarak yasaklamak ya da çocuklara ve ailelerine zehirli şeyler söylemek, çocuklarımızı teknolojiyi kullanmayı öğrenmek açısından ihtiyaç duydukları strateji ve becerilerle donatmayacaktır. Bu yüzden, teknolojiyle sağlıklı ilişkiler kurması gereken çocuklara yardım etmenin kritik bir parçasının, onları kullanmalarına izin vermek ve aynı zamanda ebeveynleri ve bakıcıları dijital treni kullanma becerileriyle donatmak olduğuna inanıyorum.

Ebeveynlerle konuştuğumda onlara çağrım şu oluyor; dijital uçağın yolcusu olmamak için ebeveynlerin pilot olması gerekiyor. Çocuğun dijital dünyada gezinmesine yardımcı olmak için ailelerin pilot koltuğunda olmaları gerekiyor. Bunu yapabilmek için de 3 temel şeye ihtiyaç var.

Birincisi; ebeveynler ve bakıcılar, çocukların bazı dijital sınırlar geliştirmelerine yardımcı olmak zorundadır. Dijital cihazların ne, ne zaman, ne kadar, nerede ve nasıl kullanıldığı ve kiminle kullanıldığı konusunda ebeveynlerin çocuklarıyla işbirliği içinde sınırlar koyması gerekir.

İkincisi; temel ihtiyaçlar. Çevrimiçi zamanın uyku, fiziksel hareket, oyun, başkalarıyla sosyal etkileşim, kaliteli yemek gibi temel ihtiyaçların yerini almadığından emin olun. Bunların çocuk gelişimi için gerçekten önemli bileşenler olduğunu biliyoruz.

Üçüncüsü; can sıkıntısı. Bir çocuğun dijital olarak bağlantısını kesmesine izin vermek. Ekran kullanımı etrafında bazı sınırlara sahip olduğumuzdan emin olduğumuz ve ne kadar zamandan daha fazlasını düşündüğümüzden emin olduğumuz o günler. Birçok ebeveyn çocukların ekran karşısında geçirdiği süre sorununa kafa yorar. Ancak teknolojiyi ne zaman, nasıl, ne zaman, kiminle kullandığı gibi diğer unsurlar hakkında bilgi sahibi olmamız gerekiyor.

"EBEVEYNLER KANITA DAYALI BİLGİ İÇİN CAN ATIYOR"

‘Dijital dünyada çocuk büyütme’ konusunda rehber olan kitabınızda, teknoloji ve çocuk gelişimi konularında en son bilgi ve araştırmalara erişmenin önemli rol oynadığını vurguluyorsunuz. Aileler bunu nasıl yapacak?

Teknolojinin, çocukların esenliğini, gelişimini ve aynı zamanda bilişlerini nasıl etkilediğine dair içeriden en son araştırmalara erişebildiğim için çok iyi bir konumdaydım. Ebeveynlere ister bu alanda eğitim almış akademisyenler olsun, ister bilim dünyasındaki en son araştırmaları takip eden akademisyenler olsun bu tür erişimleri sağlamanın gerekli olduğuna inanıyorum.

Avustralya'daki araştırma deneyimime göre, Gonski Enstitüsü tarafından yayınlanan raporumuz, ebeveynlerin kanıta dayalı bilgi için can attığını buldu. Bu bilgiyi istiyorlar, ancak bilginin üstünlüğü olup olmadığına bakılmaksızın aşırı bilgiye maruz kalıyorlar. Bu yüzden ebeveynler doğruyu bulmakta zorlanıyorlar. Gerçeği kurgudan ayırın, doğruları mitlerden ayırın. Bu açıdan güvenilir kaynaklara gitmek önemli. Ebeveynlere, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan ve ABD'de uygulamaları, web sitelerini, televizyon programlarını, en son çıkan filmleri ve oyunları inceleyen 'Common sense media (sağduyu medyası)'yı şiddetle tavsiye ediyorum. Böylece ebeveynler güncel bilgilere erişebilirler. Avustralya'da da 'e-Safety commision (Güvenlik komisyonu)' adı verilen harika bir platformumuz var ve bu platformlar birçok çocuğun kullandığı en son teknolojiler hakkında güncel bilgiler sağlıyor.

"ÇOCUĞUN GÜNDE EN AZ BİR BUÇUK - İKİ SAAT GÜNEŞ IŞIĞINA İHTİYACI VAR"

Bu çağda doğan bir çocuğu ekranların önünden kaldırmak ve sadece bahçede veya parkta arkadaşlarıyla oyun oynamasını istemek artık pek gerçekçi olmasa gerek. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Şüphesiz ki her ailede çocuğunun ekran başından kalkması için büyük efor harcayan ebeveynler vardır. Bu sorunu ortadan kaldırmak sizce mümkün mü?

Dışarıda zaman geçiren çocukların sağlıkları, öğrenmeleri ve gelişmeleri için kritik olduğunu biliyoruz. Sık sık ekran sürelerinin, yeşil zamanla telafi edilmesinden bahsederim yani doğada, açık havada geçirilen zaman. Çocukların açık havada fiziksel aktiviteye girdiklerinde ve oyun oynadıklarında temel fiziksel, psikolojik ihtiyaçlarının çoğunun karşılandığını biliyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki çocukların doğa eksikliği bozukluğundan muzdarip olduğunu gösteren bir araştırmamız var. Dışarıda yeterince vakit geçiremeyen çocuklar var ama bunda ekranlar tek faktör değil. Daha çok korkan bir ebeveyn kuşağımız var. Dışarıda oynayan çocukların riskleri vardır, bu nedenle teknolojiyle sosyalleşmenin de birçok nedeni var.

Dışarıda geçirilen zamanın fiziksel sağlık için kritik olduğunu ancak pek çok çocuğun yeterli miktarda güneş ışığı almadığını biliyoruz. Günde en az bir buçuk ila iki saat güneş ışığına ihtiyacımız var. Büyük ilerlemeyi dengelemeye yardımcı olmak için, her gün özellikle sabah 8 ile 12 arasında dışarıda geçirilen zaman sirkadiyen ritim açısından gerçekten önemlidir. Birçok çocuk, dijital cihazlardan gelen mavi ışığa daha fazla maruz kaldığı için önemli uyku sorunları yaşıyor. Doğada geçirilen 40 saniyenin kortizol stres seviyelerini azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Çocuklar dışarıdayken fiziksel olarak daha aktif olma eğilimindedirler ve fiziksel aktivitenin beyin gelişimi için temel olduğunu biliyoruz. Ayrıca fiziksel sağlıkları ve beyinleri için de çok önemlidir. Öte yandan birçok çocuğun odaklanma ile mücadele ettiğini biliyoruz; bu açıdan dışarıda vakit geçirmek çocukların odaklanmasını artırmaya gerçekten yardımcı olabilir.

Çocukları ekran başından kaldırma sorunu çözülebilir mi sorusuna yanıtım evet. Gerçekten bu konuda tekrar konuşmamız gerektiğini düşünüyorum. Ebeveynlere dışarıda zamanın neden önemli olduğu konusunda bilim araştırmalarına erişim izni vermemiz gerekiyor. Deneyimlerime göre, Avustralya'daki ebeveynler, gerçekten pratik stratejiler için can atıyor. Çocukları dışarıda oynamaya teşvik etmek için kullanılabilecek bazı basit fikirler geliştirmek gerekli. Bu nedenle, çocukları dışarı çıkarmak için gerçekten pratik basit çözümleri ebeveynlerle paylaşmak ve bunu, neden dışarıda olmaları gerektiğinin arkasındaki bilimle tekrar desteklemek gerekli diye düşünüyorum.

"ÇOCUKLARIMIZ DİJİTAL DÜNYAYI MİRAS ALACAKLAR"

Teknolojiyi artık çocuklardan bağımsız düşünmek çok zor. Öyle ki bazı ülkelerde anaokulu öğrencilerine kodlama dersleri veriliyor. Çocuk, gelişimi için teknoloji ile belki de haşır neşir olmalı. Bu fikre nasıl bakıyorsunuz? “Çocuklarımıza dijital lahana ile teknolojik cipsi nasıl ayıracaklarını öğretmemiz şarttır” diyorsunuz. Bunu nasıl yapacağız?

Bence bağlam gerçekten önemli. Tüm ekran süresi eşit olarak kabul edilmez. Orada oturup bir saat boyunca YouTube'da uygun olmayan videoları izlemek ile bir ebeveyn veya bakıcı etkileşimli kitap okuma veya tablet başında geçirilen bir saat aynı değildir. Bu yüzden gerçekten daha fazla nüanslı konuşma yapmamız ve çocuklar için gelişimsel olarak neyin uygun olduğuna bakmamız gerekiyor. Fiziksel sağlıklarını, refahlarını ve öğrenmelerini destekleyen hangi dijital deneyimler buna bakmalıyız. Genel olarak, araştırmalar çocuklara etkileşimli dijital deneyimlerin pasif deneyimlerden çok daha iyi olduğunu söylüyor. Örneğin, YouTube'da eğitim belgeseli izlemek çocukları desteklemek için faydalı bir şey olabilir. Bu yüzden ekran alışkanlıkları etrafındaki bağlamı gerçekten incelememiz gerekiyor. Teknoloji küçük çocuklar için gerçekten önemli. Bu yüzden benim mesajım; dijital yoksunluğun çözüm olmadığı yönünde. Çocuklarımız dijital dünyayı miras alacaklar, onları beceri ve stratejilerle donatmamız gerekiyor. Bu nedenle teknolojiyi kullanabilirler ama onu gelişimleriyle uyumlu bir şekilde kullanabilirler, bu yüzden çocuklarımıza dijital deneyimler vererek ve onların daha iyi dijital seçimlerin ne olduğunu anlamalarına yardımcı olarak bunu başarmalıyız. Psikologlar dijital beslenme hakkında konuşuyorlar. Sağlıklı gıda seçimleri hakkında konuştuğumuz gibi, sağlıklı dijital seçimler hakkında da konuşabiliriz. Çocuk saatlerce netflix veya youtube izlemek yerine kodlama, dijital hikaye kitabı okuma, skype veya facetime aracılığıyla büyükanne ve büyükbaba gibi aile büyükleriyle sohbet etme şeklinde teknolojiyi daha sağlıklı kullanabilir.

TEKNOLOJİYİ NASIL DOĞRU KULLANACAĞIZ?

16 Ekim tarihinde gerçekleşecek MOMTALKS etkinliğinde Türkiyeli annelerle buluşacak olan Dr. Kristy Goodwin, teknolojiyi doğru kullanmanın yollarına da değindi. Goodwin, şunları söylüyor: "Çocukların hakları açısından çocukların teknolojiye erişiminin olması gerektiğine inanıyorum ama onları erken dijital akışa atmamalıyız. Yetişkin rehberliği ve gözetimi olmadan, ebeveynlerin ve bakıcıların gerçekten dijital düzlemin pilotu olmaları ve yaşa uygun ve gelişimsel olarak uygun olanı bulmaya yardımcı olmaları gerekir. Çocuklarımızı desteklediğimiz dijital deneyimler; bence bu, ebeveynlerin ve sağlık profesyonellerinin becerilerinin geliştirilmesini içeriyor, ilgili dijital deneyimlerin güncel bir listesini sağlamakla ilgili, dijital ortam sürekli gelişiyor, bu nedenle en azından dijital teknolojilerin değişmesine de evrilen bir ihtiyaç. Bu yüzden çocukların teknoloji kullanımına sahip olmaları gerektiğini düşünüyorum ama bunun eğitimciler ve yetişkinler tarafından desteklenmesi ve desteklenmesi gerekiyor."

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.