Diyabetli Çocukların Durumu 2025 raporu açıklandı
DİYAÇEV (Diyabetli Çocuklar Vakfı), 'Diyabetli Çocukların Durumu 2025' raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda, Türkiye'de yaklaşık 30 bin tip 1 diyabetli çocuğun sağlık, eğitim ve sosyal yaşamda karşılaştığı zorluklar ele alınırken, çocuk diyabet bakımının yalnızca tıbbi değil, sosyal, psikolojik ve eğitim boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor
ABONE OLRapor, diyabetli çocukların yaşam kalitesini yükseltmek, tedavi yaklaşımlarında standart oluşturmak ve ülke genelinde uygulama birliği sağlamak amacıyla hazırlandı. Çalışmada, uluslararası rehberler ve özellikle ISPAD 2022-24 önerileri dikkate alınarak, Türkiye’deki klinik deneyimlerle uyumlu güncel bir tedavi çerçevesi de oluşturuldu.
Hazırlanan öneriler, çocuk endokrinolojisi merkezlerinin tamamında tip 1 diyabetli çocuk ve ailelerine standart, yapılandırılmış bir diyabet eğitimi verilmesini öngörüyor. Ayrıca karbonhidrat sayımı eğitiminin tanıdan hemen sonra yapılması, yemek öncesi insülin uygulamalarının doğru zamanlamayla gerçekleştirilmesi, insülin dozlarının sabit skalalar yerine öğündeki karbonhidrat miktarı ve glukoz düzeyine göre ayarlanması gibi pratik öneriler içeriyor.
Rapor, aynı zamanda çocuklarda gereksiz ara öğün uygulamalarından kaçınılmasını, hipoglisemi tedavisinde aşırı karbonhidrat alımına son verilmesini ve gece yatmadan önce “yüksek glukozla yatırma” alışkanlığının bırakılmasını da öneriyor. Uzmanlar, bu değişikliklerin hem metabolik dengeyi hem de yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyeceğini vurguluyor.
Prof. Dr. Hatun, raporun amacını şöyle özetledi: “Rapordaki bulgular, çocuk diyabet bakımında son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedilse de HbA1c düzeylerinin hâlâ hedeflerin üzerinde olduğunu, ekiplerde diyetisyen eksikliği bulunduğunu ve diyabet teknolojilerine erişimde ekonomik engellerin sürdüğünü göstermektedir. Ailelerin ifadeleri, diyabetli çocukların yalnızca tıbbi değil, psikolojik ve sosyal açıdan da desteğe ihtiyaç duyduğunu ortaya koymaktadır. Sosyal yaşamda ve okul ortamında bilgi eksikliği, etiketlenme ve dışlanma en sık dile getirilen sorunlardır.