Küba’da, Castro’dan sonra en çok sevilen lider Hugo Chavez
"Rehberimiz, 'Ernest Hemingway'in evine gitmek ister misiniz?' diye sordu. 'Hayır istemem' deyince şaşırdı. 'Niye?' diye ekledi. 'Eşini ve sevgililerini sürekli dövüp hastanelik eden birinin evini görmek istemem. Yazarlığına saygım var ama adamlığına saygım yok' dedim. Rehberimiz alkışlamaya başladı..."
ABONE OLSiz sıkılmadan okuyorsanız, bende anlatacak daha çoook Küba var. Anlattığım tüm fukaralığa ve sefalete rağmen Küba görülmesi gereken bir yer. Öğrenebildiğimiz kadarıyla Küba’ya üç tip turist gidiyor.
Biri bizim gibi bu ilginç ve zamanda donup kalmış ülkenin “farklı güzelliğini” görmek için gelenler, ki bunlar azınlıkta.
İkinci turist tipi genelde Kanada’dan gelenler. Bunlar Kanada’da hava sıcaklığı sıfırın epey bir altındayken Küba’da denize girip güneşlenmek için gelenler, ki bunlar epey bir yoğun.
Üçüncüsü ise bekâr ya da yalnız erkekler ki, bunların hangi amaçla geldiğini tahmin etmeniz zor değil.
İlk gruptakiler Küba’ya bir kere geliyor. İkinci gruptakiler hemen hemen her yıl geliyor. Üçüncü gruptakiler ise her fırsatta geliyor.
Küba, ince uzun bir ülke. 1200 kilometreye yaklaşan boyu ve ortalama 10 kilometre diyebileceğimiz bir eni var.
Dört tarafı deniz ama Kübalıların denizle fazla bir ilişkisi yok.
Balıkçılık zaten yapamıyorlar ama denize de pek bir düşkünlükleri yok.