Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Kadın sünneti hala devam ediyor! | Dış Haberler

        Dünyanın birçok yerinde kadın sünneti yasak olmasına rağmen, Sudan'da birçok aile ve kabile gelenek veya toplum baskısı yüzünden bu uygulamayı gizli olarak sürdürüyor.

        Birleşmiş Milletler (BM) istatistikleri dünyada 130 milyon kadın ve kız çocuğun, sünnet edildiğini gösterirken, her yıl yaklaşık 2 milyon kız çocuğu da sünnet nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Kadın sünneti genel olarak Afrika kıtasının orta şeridinde yer alan 30 Afrika ülkesinde uygulanırken, bu bölgedeki kadınların yaklaşık yüzde 73'ü, diğer Afrika ülkelerindeki bazı etnik grup ve kabilelere mensup kadınlarının ise yaklaşık yüzde 20'sinin sünnetli olduğu belirtiliyor.

        Umman, Yemen, Birleşik Arap Emirliği, Endonezya ve Malezya'nın bazı bölgeleri ile Kuzey Irak'taki bazı Kürt bölgelerinde yaşayan kadınlar arasında da daha az oranlarda olmakla beraber bu gelenek sürdürülüyor. Ayrıca, bu ülkelerden gelen göçmenlerin geleneklerini taşımaları ve sürdürmek istemeleri nedeniyle Avrupa, Kanada, Amerika, Yeni Zelanda ve Avustralya'da da görülen kadın sünneti, kadınlara yönelik şiddetin en uç uygulamalarından biri olarak tüm dünyayı ilgilendiren bir kadın sorunu olmaya devam

        ediyor.

        GELENEĞİ AİLELER GİZLİ OLARAK SÜRDÜRÜYOR

        Kadın sünneti dünyanın birçok yerinde yasaklanmasına rağmen bazı aileler halen gizli olarak bu uygulamaya devam ediyor. 2008 yılı ortalarında Mısır'da kız sünnetinin yasaklanmasının ardından, Sudan Hükümeti de sünnetle ilgili bir kanun tasarısı hazırlayarak kadın sünnetinin yasaklamasını emretmesine, din adamlarının konuyla ilgili fetva yayınlamasına rağmen birçok kabile halen bu uygulamayı devam ettiriyor. Sudan, Sünnetin zararsız ve İslam'ın gereği olduğu" şeklindeki yanlış inancı yıkmak için yoğun bir mücadele verirken, birçok aile de bu uygulamayı kabilelerindeki baskı dolayısıyla yaptığını belirtiyor. Kadın sünneti uygulamasının sona erdirilmesi için mücadele veren Sudan sivil toplum kuruluşlarından Kadın Örgütleri Sorumlusu Dr. Muhasim Abbas, "Bu uygulama aslında Arap adeti değil. Hiçbir dinde böyle bir uygulamadan bahsedilmiyor. Ne İslam'da, ne Yahudilikte, ne de Hıristiyanlıkta böyle bir uygulama yok. Bu kabilelerin yaptığı bir uygulama. Afrika'da da halen devam ediyor. Biz elimizden geldiğince bu konuda aileleri uyarmaya çalışıyoruz. Hiçbir dinde böyle bir şey yazmıyor" şeklinde konuştu. Başka bir kadın tarafından yapılan kadın sünneti, sünnet olacak kızın babasına sadece haber veriliyor. Sünnet işlemi için yapılan tören, anne ve ebe tarafından gerçekleştiriliyor.

        ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ KIZ SÜNNETİNE TEPKİLİ

        Sudan'da halen devam eden kadın sünnetine karşı olduklarını ifade eden üniversite öğrencilerinden Segen el Hasan, "Eritre'de doğdum. Eritre'nin yüzde 75'inde halen bu uygulama var. Ama birçok aile bunu baskı yüzünden yaptırıyor, birçoğu bu olaya razı değil. Bizim kabilemizde bile maalesef hala bu uygulama devam ediyor. Umarım bu yanlış adet bir gün ailelerin anlaması ile sona erer" ifadelerini kullandı.

        Sudanlı üniversite öğrencisi Tisam Aguad ise, "Sudan'da birçok köyde bu uygulamanın sona erdirilmesi konusunda kadınların gösteri yaptığını bulunduğunu biliyoruz. Biz de üniversitede bu uygulamanın sona erdirilmesi için insanlarla konuşuyoruz. Küçük yaşta kızlara yapılanlara baktığımda üzülüyorum ve hala devam eden bu olayın devam etmesi çok acı, sadece yazık diyorum" diye konuştu.

        UNICEF: "KADIN SÜNNETİ KADIN'DA DERİN YARALAR AÇIYOR"

        UNFPA ve BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), 2008 yılının Ağustos ayında kadın sünneti vakalarını 2015'e kadar yüzde 40 azaltmayı hedefleyen, 44 milyon dolar bütçe gerektiren bir ortak program başlatmıştı. Girişim kapsamında, 16 Afrika ülkesinde hükümetler, medya, dini liderler, sağlık çalışanları ve sivil toplumun katılımıyla kampanyalar yürütülüyor. Sudan UNICEF Çocuk Hakları Sorumlusu Dr. Samira Amin, "Kadın sünneti sosyal konumun zorladığı yanlış bir uygulama. Anneler, kadınlar, toplum ve aile

        üyeleri, geleneklerin ve kültürün zorlaması ile oluyor. Kadın sünneti çok erken yaşlardan 15 yaşına kadar yapılıyor. Dünyanın bazı bölgelerinde çocuk doğurduktan sonra bile yapılabiliyor. İstatistiklere göre 3 milyon kız her yıl kadın sünnetine maruz kalıyor. Afrika'da 28 ülkede, bazı Alt-Sahara ülkelerinde, Sudan ve Mısır'da uygulanıyor" diye konuştu.

        BM'nin ve birçok sivil toplum kuruluşunun konuyla ilgili çalışmalar düzenlenmesi konu hakkında ailelerin ve gençlerin daha fazla bilgilenmesini sağlarken, artık kız sünneti hakkında hukuki yaptırım uygulanması için halkın başvuruda bulunduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Avukat Dr. Ahmet el Mufti, "Eskiden bu konuyla ilgili kimse konuşamazdı. Fakat şimdi insanlar bu konuyla ilgili konuşabiliyor, gerektiğinde çocuklar yapılan şeyleri anlamıyor ama sivil toplum kuruluşları veya bu olaya razı olmayan aileler konuyla ilgili hak arayabiliyor. Eskiden BM, bu konuya sadece aile içinde kadına yapılan bir şiddet olarak bakıyordu. Fakat şimdi konuyu daha kapsamlı bir şekilde ele almaya başladılar ve insanları daha fazla bilgilendiriyorlar" şeklinde konuştu.

        İHA

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ