Ludwigshafen yangını Neo-Nazilerin işi olabilir
Almanya'da Türk esnafları öldüren Neo-Nazi çetesinin 2008'de 9 Türk'ün ölümüne yol açan Ludwigshafen yangınından da sorumlu olabileceği öne sürüldü
ABONE OLAlmanya’da 8’i Türk 1’in Yunan 9 esnaf ve 1 Alman kadın polisi öldüren NeoNazilerin 2008 yılında Ludwigshafen’da evlerinin kundaklanması sonucu ölen 4’ü kadın 5’i çocuk 9 Türk’ün katilleri de olabileceği düşünülüyor. 60 kişinin de yaralandığı yangın, evin merdiven boşluğundaki bir bebek arabasında başlamış ve ilk belirlemelere göre, olayın kundaklama olduğu açıklanmıştı. İlerleyen günlerde yetkililer tarafından hazırlanan raporda, yangının aşırı sağcı bir saldırıdan kaynaklanmamış olduğu öne sürülmüştü.
‘KÜÇÜK ADOLF’
Cinayetlerin 6’sında olay yerinde bulunduğu belirlenen Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi’nin eski muhbirlerinden Andreas T.’nin, Neo-Nazi terör hücresine sürekli yardım ettiği tespit edildi. Yaşadığı kasabada Nazi lideri Adolf Hitler’e olan hayranlığından ötürü “Küçük Adolf” lakabıyla anılan Andreas T., Almanya’daki aşırı sağcı Türk örgütü “Gri Kurtlar”dan bir üyeyi de ajan olarak görevlendirdiği, aynı zamanda bu gruba silah ve sahte kimlikler de sağladığı belirtiliyor.
SESSİZLİĞİNİ KORUYOR
Çetenin polise teslim olan kadın üyesi 36 yaşındaki Beate Zschaepe ise Köln kentinde gözaltında tutuluyor ancak cinayetler konusundaki sessizliğini koruyor. Dün konuşması beklenen Zschaepe’nin olayla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadığı bildirildi.
SEMBOL FOTOĞRAF
Yangın sırasında, binada yaşayan Çağlar ailesinin pencereden aşağıdaki polis memurlarına attıkları oğulları Onur’un fotoğrafı, Ludwigshafen faciasının sembolü haline gelmişti.
SON GÖRÜNTÜLER
Neo-Nazi çetesinin üyeleri Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos’un intihar etmeden 3 saat önce çekilmiş son görüntüleri ortaya çıktı. Cinayetleri finanse etmek için banka soyarak 70 bin Euro çalan çete üyeleri, yakalanacaklarını anlayınca kaldıkları karavanı yakarak intihar etmişti.
ROTH'TAN AĞIR ELEŞTİRİ
Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, esnaf cinayetlerinde bir iç hesaplaşmadan şüphe edilmiş olmasının ve Anayasayı Koruma Dairesi’nin cinayetlere karışmış olduğu şeklindeki iddiaların, demokratik bir hukuk devleti için bir skandal olduğunu söyledi. “Soruşturmalarda kurbanların kendilerinden şüphe edilmiş olması en büyük skandal” diyen Roth, Anayasayı Koruma Dairesi’nin skandaldaki rolünün araştırılması gerektiğini vurguladı. Alman Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı Sigmar Gabriel ise, “Eğer Almanya’daki bu cinayetler bir İslam örgütü tarafından yapılsaydı ve ölenler Alman olsaydı, tüm caddeler kapatılır, helikopterlerle, devletin tüm birimleri en yüksek mertebede harekete geçirilirdi. Bunların hiçbiri yapılmadı. Bu konu üzerinde durup düşünülmesi gerekir. Bize yapılsaydı başka şekilde reaksiyon gösterilirdi’’ dedi.