Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, Batı ülkelerinin sığınmacılara kapılarını kapamasını eleştirerek, kendi ülkesi 'ağzına kadar dolana' dek sığınmacıları kabul edebileceğini söyledi.

Reuters'ın haberine göre Duterte, ülkesindeki uyuşturucuyla mücadele yöntemini eleştiren Washington'ı çifte standart uygulamakla suçladı. Duterte, uyuşturucu satıcıları yerine polisin masum insanları öldürdüğünü söylediği ABD'de yobazlığın son derece canlı olduğunu savundu.

Al Jazeera'ya konuşan 71 yaşındaki lider, Çin ve Rusya'yla ilgili olumlu yorumlar yaparken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ise içten biri olduğunu dile getirdi.

Avrupa'daki sığınmacı kriziyle ilgili de açıklamalarda bulunan Filipinli lider, Batı ülkelerinin ihtiyaç içinde olanları yüzüstü bıraktığını ve 100 milyon nüfusa sahip ülkesinin sığınmacıları kabul etmekte istekli olduğunu vurguladı.

Duterte, "Her zaman buraya gelebilirler ve burada memnuniyetle karşılanacaklar, ta ki ülke ağzına kadar dolana dek" dedi.

Duterte sözlerini şöyle sürdürdü: "Sorun yok. Hayatta kalmayı başarırız. Diyorum ki onları bize yollayın. Onları kabul edeceğiz. Onlar insan." 

Fransa Başbakanı Manuel Valls, Avrupa'nın aşırı sağcı partilerin neden olduğu popülizm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek "Avrupa ölebilir. Bizim sorumluluğumuz halkların öfkesini dinlemek." dedi.

Süddeutsche Zeitung gazetesinin Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlediği ekonomi zirvesinde konuşan Valls, Avrupa'nın popülizm, terörizm, sığınmacı krizi gibi tehditlerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Avrupa Birliği projesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Başbakan Valls, "Avrupa ölebilir. Bizim sorumluluğumuz halkların öfkesini dinlemek." diye konuştu.

Valls, Fransa'da gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde aşırı sağ tehlikesine işaret ederek "Tüm kamuoyu araştırmaları Marine Le Pen'in ikinci tura çıkacağını gösteriyor. Bu Fransa'da siyasetin dengesinin tamamen değişmesi anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

Fransa'daki Le Pen tehlikesiyle ABD'de Donald Trump'ın seçilmesi arasında benzerlik kurulmaması gerektiğini vurgulayan Valls, "Elbette bunları birbirine karıştırmıyorum. Trump büyük bir kitleye hitap eden bir partinin adayıydı. Ancak söylemi ve vaatleri endişe uyandırıyor." diye konuştu.

Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, ABD’yi hedef alarak yaptığı konuşmada, “Hadi beni devirin.” ifadesini kullandı.

Inquirer’da yer alan habere göre, Devlet Başkanı Duterte, başkanlık koltuğunda 100. gününün sonunda yaptığı konuşmada, ABD yönetimine “Hadi beni devirin.” diyerek meydan okudu.

Duterte, “Bize paspas muamelesi yapamazsınız. Aksi halde buna pişman olursunuz.” diyerek ABD yönetiminin kendisine yönelik eleştirilerine karşılık vermeyi sürdürdü. Konuşmasında “Söylediklerinize dikkat edin. Aksi halde Filipinler’i kaybedersiniz.” ifadesini kullanan Duterte, ABD’nin Filipinler'in uyuşturucu çeteleri ve kullanıcılarına karşı uyguladığı politikayı eleştirmesi yerine BM’deki büyükelçisi vasıtasıyla soruşturma açmasını tavsiye etti.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatına (CIA) yönelik açıklamalarda da bulunan Duterte, “Beni CIA vasıtasıyla devirmek mi istiyorsunuz? Cesaretiniz varsa deneyin. Şerefimi, yaşamımı ve başkanlığımı hiçe saymış biriyim. Başıma ne gelirse gelsin kaderden başka bir şey değildir. Eğer devrileceksem, bu da başkanlığımın bir parçasıdır." şeklinde konuştu.

Duterte, “Sizin için kendimizi feda ettik. Vatanımızı ele geçirdiniz. Halen buradasınız. Sizin varlığınız nedeniyle 2. Dünya Savaşı’nda çok acılar çektik. Burada olmasaydınız, ülkemiz böylesine büyük bir yıkım yaşamazdı. Sizin yüzünüzden 200 bin Filipinli hayatından oldu.” dedi.

Devlet başkanlığı koltuğuna 30 Haziran'da oturan Duterte'nin özellikle uyuşturucu çeteleri ve kullanıcılarına yönelik uygulamaları ülke içinden ve dünyadan yoğun eleştiri alıyor.

Duterte'nin iktidara geldiği günden bu yana 3 binden fazla şüpheli, güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Birleşmiş Milletler (BM) ve ABD, Duterte'ye söz konusu ölümleri durdurması ve uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uyması çağrısında bulunmuştu.

AA