Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Tunus'un ateşi Arap ve İslam coğrafyasına yayılır mı? | Dış Haberler

        CEYDA KARAN

        ckaran@haberturk.com

        Zira yaktığı ateş, 10 milyon nüfuslu bu küçük ülkenin çok ötesindeki bir coğrafyayı ‘aydınlatacak’ insani bir isyan içeriyor. Tunus’ta henüz nereye evrileceğini bilmediğimiz olayların, Arap ve İslam coğrafyasını sarsması kaçınılmaz. Dile kolay, ülkeyi 23 yıldır üstelik demir yumruğunu eksik etmeden yönetmiş, sağlam güvenlik ve bürokrasi mekanizmaları kurmuş bir diktatör bir anda devriliverdi.

        Tunus’u Batı için cazibe merkezi kılarken, insanını ezip geçen en büyük sebeplerden birisi, ekonomik güçlükler altında ezilirken, yöneticilerinin tatlı hayatlarını uzaktan izlemeleri, ancak ‘gıklarını’ dahi çıkaramamaları. Bir önceki Tunus yazısında izaha çalıştım. Nitekim, Mısır’da Cezayir’de, Bouzazi’yi örnek alıp benzeri eylemlere yönelen insanlar ortaya çıkmaya başladı. Mısır’da kısa süre içinde tam üç kişi kendisini yakmaya kalkıştı. Ürdün’de, Libya’da, Yemen’de ekonomik sıkıntılara karşı insanlar gösteriler düzenliyor.

        İLK ÖNLEMLERİ EKONOMİDE

        Buna karşın Fas’tan Ürdün’e uzanan coğrafyadaki yönetimler ilk önlem olarak ekonomiye yoğunlaşmış görünüyor. Cezayir’in ekonomik huzursuzluklara karşı 1 milyon ton buğday satın aldı. Libya gibi diğer Kuzey Afrika ülkeleri buğday stoklarını sağlama alıp gıda ürünlerinde vergileri düşürüyor. Ürdün’de gıda ve yiyecek fiyatlarında indirim sağlayacak 125 milyon dolarlık paket açıklandı. Suriye’de ısınma masraflarında indirime gidiliyor.

        Elbette ekonomik önlemler her derde deva değil. Arap Birliği bu hafta Mısır’da bir zirve düzenliyor. Zirvede kuvvetle muhtemel ki, gündemin birinci maddesi Tunus olacak. Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa’nın, zengin Arap ülkelerine yoksul kardeşlerine yardım etmeleri için ikazı ve “Tunus'ta olanlarla ilgili bir ders, bir mesaj var. Tunus'u sadece münferit bir vaka gibi düşünemeyiz'' sözleri manidar.

        ARAP VE İSLAM TOPLUMLARININ YAPILARI..

        Lakin olup bitenlerin otomatik olarak kısa vadede ‘renkli, çiçekli’ devrimlere yol açacağı öngörüsünde bulunmadan önce temkinli durmakta fayda var. Bin Ali’nin apar topar ülkeyi terk etmesine bakıp da ‘Arap liderleri artık uçaklarını hazır bekletiyor’ demek abartıya kaçmak olur. Ekonomik kötü yönetim, yolsuzluk, insanların sesinin kısılması mühim meseleler. Ancak Arap ve İslam coğrafyasındaki devletlerin ortak paydaları otoriterlikleri olsa dahi, her birinin kendisine özgü aşiret ve iktidar yapıları/ittifakları, toplumsal ve kültürel koşulları olduğunu unutmamalı. Zengin monarşilerin ekonomik anlamda ahalilerini belli bir düzeyde tuttuklarını da… Ayrıca bu ülkelerdeki muhalif siyasi partilerin liderlik rolü oynayamadıkları, somut siyasi talepleri mobilize edemedikleri de ortada. Üstelik bu siyasi taleplerin ne olduğu çok şüpheli. Arap ve İslam ülkelerinin sokaklarını, Batı’da farklı tarihsel dönüşümlerden geçmiş, kültürel yapıları farklı ülkelerdekilere bakıp izah etmek tutarlı sonuçlar vermeyebilir.

        ASIL KİLİT MISIR

        Bu geniş coğrafyanın asıl kilidi ise Mısır. 30 yıldır iktidarda olan Hüsnü Mübarek 82 yaşında. Eylülde seçimler var ve ya kendisi yeniden aday olacak yahut oğlu Cemal’i sahaya sürecek. Mısır’da kıpırdanmalar olduğu ortada. Örneğin Müslüman Kardeşler, bir süredir hiç de serbest olmayan seçimlerde sistemi bağımsız adaylarla zorlamaya çabalıyor. Diğer yandan eski Uluslar arası Atom Enerjgsi Kurumu (UAEK) Başkanı Muhammed El Baradey’i es geçmeyelim. Mısır’a dönüp siyasete atılan Değişim için Ulusal Birlik lideri el Baradey’in, Tunuslu ünlü şair Abül Kasım el Şabi’nin “Kartopu bir kez yuvarlanmaya başladı mı, durdurmak imkansızdır. Tunus’taik şiddet onyıllar süren baskının sonucudur. Mısır’daki rejim barışçı değişimin tek yol olduğunu anlamalı” sözlerini bir kenara not etmeli.

        ABD VE İSRAİL MISIR’A İZİN VERİR Mİ?

        Lakin Mısır dedik mi kaçınılmaz olarak ABD ve İsrail’i hesaba katmak gerekir. ABD, bölgede İsrail’in savunmasında en kilit konumdaki Mısır’da başa kimin geçeceğini bilemeyeceği maceracılığa açık bir sürece geçit verir mi? Şu konjonktürde giderek aşırı sağa kayan İsrail’i, Kahire’de ‘ılımlı bir İslam’ projesine ikna edebilir mi? Çok şüpheli.

        Tüm rezervlerime karşın Rabat’tan Riyad’a geniş bir coğrafyanın belki de 21. yüzyıla damgasını vuracak bir dönüşümün eşiğinde olduğunu teslim etmeli. Bunun ne vakit gerçekleşebileceği, nelere yol açabileceğini kestirmek mümkün değil.

        ‘DEVRİMLER ÖYLE HER VAKİT YAYILMAZ’

        Stephan M. Walt, en son Foreign Policy’de yayınlanan ‘Neden Tunus’taki isyan yayılmayacak’ başlıklı makalesinde önemli tespitlerde bulunuyor: “Devrimler öyle her vakit yayılacak diye bir kaide yok. Hakikatte dünya devrimler tarihi bu türden devrimci dalganın nadirliğine işaret eder. Ve bir tür devrimci sirayet etme mümkün olsa bile sıklıkla yabancı bir işgal eşliğinde ve çok yavaş gerçekleşir.”

        Walt’ın örnekleri şöyle: “Fransız Devrimi gerçekte Avrupa çapında benzeri devrimleri ateşlemedi. Muhtelif monarşiler devrilmiş olsa bile bu daha ziyade Fransız ordusunun süngüleri sayesinde yapılabildi. Benzeri bir şekilde pek çok insan Bolşevizm’in 1917 sonrasında Avrupa çapında yayılacağından korkmuş olsa da, bu gerçekleşmedi ve bir kez daha büyük ölçüde Kızılordu’nun etkisiyle uluslar arası komünizm 2. Dünya Savaşı sonrasına kadar yayılmadı. 1979’daki İran Devrimi’nde aynı şekilde. Bazı yerlerde sempatizanları çıktıysa da 30 yılda Humeyni tipi devrimler dalgası görmedik.”

        ‘KONTROLLÜ YUMUŞAMA’

        Walt’a göre Doğu Avrupa’daki ‘kadife devrimler’ istisna olsa da bunun asıl sebebi bu ülkelerin Sovyet işgallerine dayalı uydu devletler olmaları.

        Walt’un devrimci dalga analizini gayet isabetli buldum. Bu analiz Arap alemine de ışık tutabilir. Tunus’da yaşananların Arap alemindeki otoriter rejimleri etkileyeceği kesin. Kısa vadedeki etkisi ise en fazla ‘kontrollü bir yumuşamayı’ getirebilir... İzleyip birlikte göreceğiz.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ