Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Para İki Şehir - Makro Ekonomi Haberleri

        Çılgın Proje'nin yankıları sürerken Başbakan yeni bir projenin müjdesini verdi... AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''12 Haziran seçimlerinin ardından İstanbul için iki yeni şehrin inşasına başlıyoruz'' dedi.

        Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde ''İstanbul ve Türkiye için İki Yeni Proje''yi açıkladığı tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, bugün açıklayacağı projenin bir İstanbul projesi olmaktan ziyade bir Türkiye projesi olduğunu belirterek, ''Çünkü İstanbul, Türkiye'nin özüdür, özetidir'' dedi.

        Başbakan Erdoğan, bugün açıklayacağı projenin de bir Türkiye, bir dünya projesi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

        ''12 Haziran seçimlerinin ardından İstanbul için iki yeni şehrin inşasına başlıyoruz. Bu zamana kadar yaptıklarımız nihai bir proje çalışması değil, yapılmış 1/100.000'lik planlar üzerine bir plan, bir proje çalışmasıdır. Bu şehirlerden birini İstanbul'un Avrupa yakasında Karadeniz kıyısında, diğerini Anadolu yakasında kuruyoruz.''

        İKİ YENİ ŞEHİR TANITIM SUNUMUNDAN KARELER İÇİN AŞAĞIDAKİ RESME TIKLAYINIZ!

        Erdoğan projenin detayları hakkında şu bilgileri verdi:

        "Bu şehirlerden birini Karadeniz kıyısına birisini de Anadolu Yakası'na kuracağız. Biz İstanbul'un nüfusunun artışı için bunu yapmıyoruz. Kimse bunu speküle etmesin. İstanbul'un bir deprem bölgesi olduğunu unutmayınız. Depreme hazırlık için bu şehir projesine başlıyoruz. Seçimin hemen akabinde atacağımız adım süratle plan ve proje çalışmalarını yoğunlaştırmak istyoruz. Çünkü İstanbul'un 'insanca yaşayamacağımız' yerleri var. Onun için bunun için buralarda vatandaşlardan ve yerel yönetimlerden yardım alacağız. İsteğimiz iki yakdada da 1'er milyon kişinin yaşayabileceği şehirler yapabilmek. Kuracağımız bu şehirlerin ülkemize ek bir maliyet getirmeyecek.

        DEPREM RİSKİ ALTINDAKİ BÖLGELER TAŞINACAK

        Depreme dayanıklı bu şehire deprem bölgesindeki insanlar taşınacak.Bu gönüllülük essasına göre yapılacak, kimsenin hakkı yenmeyecek. İki yeni şehirle İstanbul'un marka özelliğini daha fazla öne çıkarıyoruz. İki şehirden kasıt iki ayrı şehir değil. Bu şehirlerle Marmara Bölgesi'nde sosyal ve ekonomik farklılıkları daha aşağı çekiyoruz. İki şehir her türlü imkanın sunulduğu yaşanabilir kentler olacak.

        ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ BURADAN GEÇECEK!

        Üçüncü köprünün yol güzergahı da buradan geçecek. Üçüncü köprü, TEM birbirine bağlanacak. Çok daha kısa sürede ulaşma imkanını yakalayacağız.

        Avrupa yakasındaki şehir Karadeniz kıyısında maden alanlarında inşa edilecek. Bu alanda şu anda maden ocaklarıyla ekolojik denge bozulmuş durumda. Bu 40 bin hektarlık alan şehirle yeniden yeşile ve hayata kavuşacak.

        "DÜNYANIN EN BÜYÜK HAVAALANLARINDAN BİRİNİ İNŞA EDECEĞİZ''

        Avrupa yakasındaki şehirle İstanbul'a yıllık kapasitesi 60 milyon yolcu olan havaalanını inşa edeceğiz. Bu şehri bir ticari merkez olarak kurgulayacağız. İstanbul'a çok önemli bir kompleksi ayrıca kazandıracağız.

        İstanbul'un denize, kültür ve spora ulaşım noktaları bu şehir olacak. Avrupa yakasındaki bu şehirle birlikte İstanbul'a yıllık kapasitesi 60 milyon yolcu olan dünyanın en büyük havaalanlarından birini inşa edeceğiz. Liman ve marinalarıyla bu şehri aynı zamanda bir ticari merkez olarak da kurgulayacağız. Yeni spor tesisleri yaparak, spor noktasında İstanbul'a çok önemli bir konsepti, bir kompleksi ayrıca kazandıracağız.

        İSTANBUL'UN FİNANS MERKEZİ OLMA HEDEFİ...

        Erdoğan, ''İstanbul'un finans merkezi olma hedefi bu iki şehirle daha da güçlenecek. Bu iki şehir İstanbul'un ruhuna, fiziki yapısına ve çevreye zarar vermeyecek ve tam tersine burada bu unsurları güçlendiren, rahatlatan, nefes aldıran bir anlayışla inşa edilecek'' dedi.

        Kanal İstanbul'da olduğu gibi bu iki şehir projemiz de ayrıntılı ve hassas bir plan aşamasından sonra yükselmeye başlayacak. Seçimden sonra, bir yıl sonunda inşallah artık makinalar o bölgede çalışmaya başlayacak. Biz bu arada üçüncü köprü ihalesini yapmış olacağız.

        Muhalefetin, bazı medya kuruluşlarının, yazarların, derneklerin bu projeye de önyargılı yaklaşacaklarını, peşin hükümle eleştireceklerini tahmin etmek güç değil. Maden ocaklarının hali ortada. Birinci, ikinci, üçüncü köprüye karşı çıkanların, bizim bu projelerimizdeki vizyonu da paylaşmayacaklarını tahmin ediyoruz. "

        SEÇİMDEN HEMEN SONRA BAŞLIYOR!

        İki şehir projesi bir yıl sonra hayata geçmeye başlayacak. Seçimden sonra, bir yıl sonunda inşallah artık makinalar o bölgede çalışmaya başlayacak. Biz bu arada üçüncü köprü ihalesini yapmış olacağız. Muhalefetin, bazı medya kuruluşlarının, yazarların, derneklerin bu projeye de önyargılı yaklaşacaklarını, peşin hükümle eleştireceklerini tahmin etmek güç değil. Maden ocaklarının hali ortada. Birinci, ikinci, üçüncü köprüye karşı çıkanların, bizim bu projelerimizdeki vizyonu da paylaşmayacaklarını tahmin ediyoruz.

        Medeniyet kelimesinin hem bazı Doğu dillerinde hem de Batı dillerinde şehir anlamına gelen kelimelerden türediğini ifade eden Erdoğan, ''Şehir, medeniyettir, medeniyet şehirdir. Medeniyet idraki, medeniyet tasavvuru, medeniyet birikimi şehirleri ortaya çıkarır'' dedi.

        Şehirlerin tarihi, kültürü, birimi anlattığı kadar, içinde yaşayan insanların da ruhunu yansıttığını vurgulayan Erdoğan, şehirlerin adeta bir kap gibi olduğunu ve içinde yaşayanlara kendi şeklini verdiğini anlattı.

        Recep Tayyip Erdoğan, dünyaya Süleymaniye'nin penceresinden, Sultanahmet'in avlusundan, Galata Kulesi'nin üzerinden, Topkapı Surları üzerinden bakan bir çocukla çöp dağları üzerinden, çamurlu sokaklardan bakan bir çocuğun asla aynı olmayacağını ifade ederek, yeşil alanlarda doyasıya oynayan, parklarda eğlenen, sosyal tesislerde güvenle bisiklete binen bir çocukla, kaldırımlarda, arabaların park ettiği dar sokaklarda, caddelerde oynayan bir çocuğun da eşit olmadığını söyledi.

        Erdoğan, sadece çocuklar için değil, gençler, büyükler, yaşlılar, engelliler ve hanımlar için de şehrin yapısı, dokusu ve ruhunun son derece etkili olduğunu dile getirdi.

        13. yüzyılda doğudan gelen yağmacı orduların önlerine çıkan her şeyi yakıp, yıkmış insanları katlettikleri kadar şehirlerde de taş üstünde taş bırakmadıklarını belirten Erdoğan, bu yağmacı askerlerin şehirlerde yaşamaktan uzak durduklarını, bu milletlerin aslında medeniyetten, ilerlemekten, estetikten korktukları için şehirleri tahrip ettiklerini ifade etti.

        ''BÜYÜK BİR MEDENİYETİN MENSUPLARIYIZ''

        Başbakan Erdoğan, ''Biz millet olarak büyük şehirler inşa etmiş, büyük bir medeniyetin mensupları, çocuklarıyız. Başta Konya, Bursa, Edirne, İstanbul olmak üzere bizim şehirlerimiz tarihte insan merkezli kurulmuş, her sokağı, her caddesi, hatta her taşı insanı yansıtan bir anlayışla şekillenmiştir'' dedi.

        Diyarbakır, Kayseri, Adana, Trabzon, İzmir ve Ankara gibi şehirlerin bir medeniyet eseri olarak tarihte yerlerini aldıklarını ifade eden Erdoğan, ''Şehir, bizim medeniyetimizde adeta yaşayan bir organizma, canlı olarak görülmüş, şehre ihanetten kaçınılmış, şehrin estetiğini, ruhunu bozacak her yapı kararlı şekilde engellenmiştir'' diye konuştu.

        Erdoğan, şehirlerin alim insanları da kendisine çektiğini kaydederek, dünyanın 3 kıtasına yayılmış Selçuklu ve Osmanlı eserlerinin Kahire, İsfahan, Şam gibi şehirler üzerinde doğal güzellik olarak yükseldiğini dile getirdi.

        Cami, köprü, kervansaray, ev ve okulların tarih boyunca insanla barışık, tabiatla barışık, şehirle uyumlu şekilde inşa edildiğini de anlatan Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet'in ''Hüner, bir şehir bünyad etmektir, reaya kalbin abad etmektir'' sözüne de atıfta bulunarak, asıl marifetin halkın kalbini, ruhunu, benliğini inşa edecek, insana huzur verecek şehirler inşa etmek olduğunu söyledi.

        ''Şehir kültürümüz ve medeniyetimiz son birkaç yüzyıl içinde çok büyük tahribata uğramıştır'' diyen Erdoğan, Falih Rıfkı Atay'ın betonlaşmadan İstanbul'un yaşadığı acıyı 1930'larda dile getirdiğini kaydetti.

        ''İSTANBUL'DA ÇİRKİN YAPILAŞMAYI DURDURDUM''

        Erdoğan, şöyle devam etti:

        ''Yahya Kemal, Necip Fazıl ve onlar gibi nice İstanbul aşığı, kendi dönemlerinde, kendi çocukluklarında şahit oldukları İstanbul'un özlemiyle hayata gözlerini yummuşlardır. 10 yıllar boyunca devam eden plansız, kontrolsüz betonlaşma, İstanbul'u adeta yutma, yok etme noktasına getirmiştir. 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını devraldığım günden itibaren bu büyük tehdidi bertaraf etme mücadelesini başlattım. İstanbul'da çirkin yapılaşmayı durdurdum.

        Size bir oran vereceğim, buna dikkat edin. İstanbul nasıl tehdit edilmiş, nasıl katledilmiş görün. Şahsımdan önceki belediyeler, emsal olarak ne uyguluyorlardı? 15, 14, 13... Bu ne demek biliyor musunuz? Adamın bin metrekare yeri mi var, ona deniyor ki 'Sen burada 15 bin metrekare kapalı alan inşaat yapabilirsin'. Bin metrekareye 15 bin metre kare kapalı alan. Yerin altı hak getire. İstediği kadar yerin altına da girsin. Böyle bir dönemi de görüyoruz. Ben 3 emsalden fazla olmayacak dediğim zaman kıyamet koptu. Biz 3 emsalden fazla hiç kimseye dönemimizde imar müsaadesi vermedik. Çünkü ben İstanbul sevdalısıydım. Arkadaşlarım aynı fikri paylaştılar. Biz İstanbul'a ihanet edemezdik. Bu süreci biz durdurduk.

        15, 14, 13'lerin verildiği zaman bu mimar, mühendisler odaları yok muydu?. Vardı. Sesleri niye çıkmıyordu? Niye çıkmadığını sizler çok iyi anlıyorsunuz. Bunların zihniyeti şehirlere saygılı bir zihniyet değildir. Bunların zihniyeti, ideolojinin deli gömleğini giymiş veyahutta o karanlık kapıların arkasında ne dönüp bittiğini bilmediğimiz adımlarla ne yazık ki İstanbul'a ülkemize ihanet etmişlerdir. Bu kadar açık konuşuyorum.

        İstanbul'u aslına, özüne döndürmek, İstanbul'u yeniden yaşanabilir bir kent haline getirmek, İstanbul'u dünyalar güzeli bir şehir olarak yeniden inşa etme gayreti içine girdik 1994'ten itibaren. Birçok yerde yıkımlar yaptık. Birçok yerde de yasalarla hep karşı karşıya geldik. Biz büyük bir medeniyet inşa etmiş, o medeniyetin yansıması olarak muhteşem şehirler inşa etmiş bir milletiz. Bugün aynı şekilde o büyük medeniyetin izini süren, o büyük medeniyeti bugüne ve geleceğe taşıyan şehirler inşa edebiliriz. İşte üstadın ifade ettiği şu sözler son derece anlamlıdır: Ceketimizin astarında kaybettiğimiz güneşi, başka iklimlerde arıyoruz. Ahh ahh nasıl yıktılar bizi. Kendi içimizden vurdular. Merhum Necip Fazıl'ın da söylediği gibi ceketimizin astarında kaybettiğimiz güneşi, başka iklimlerde, başka coğrafyalarda taklitlerde aramamıza hiç, ama hiç gerek yoktu. Biz kendi şehirlerimizi, tarihteki gibi muhteşem şehirlerimizi inşa edebilir, mevcuda sahip çıktığımız, muhafaza ettiğimiz gibi yeni şehirler de imar edebiliriz.''

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ