Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Habertürk TV'de yayınlanan Gerçek Fikrin Ne programında uzmanlar çocuk istismarı ve idam cezasını değerlendirdi. Prof. Dr. Nevza Tarhan, Prof. Dr. Gökhan Oral, Av. Tuba Torun, BBP Genel Başkan Yardımcısı Bayram Karacan katıldı.

İç hukukta idam cezası olduğunda yurt dışından iadesi istenen suçluların iadesinin dışlanacağını belirten hukukçu Rezan Epözdemir, suçluların iadesine ilişkin anlaşmalarda terör suçlularının da adi suçluların da iadesinin zorlaşacağını vurguladı.

Epözdemir, idam cezasının AB'den kopuş olacağını belirtti ve Balyoz davası örneğini vererek, ''Bu insanlara ağırlaştırılmış müebbet değil de idam verilmiş olsaydı ve ceza infaz edilmiş olsaydı telafisi olmayacaktı.'' şeklinde konuştu.

''Bedensel suça bedensel ceza çağdaş hukukta yok.'' diyen Epözdemir, ceza hukukunun suç işlendiği zamanki hukuka tabi olduğunu hatırlattı.

''ÇOĞU ÇOCUKLUĞUNDA İSTİSMARA UĞRUYOR''

Prof. Dr. Gökhan Oral ise cezanın caydırıcılığının şüpheli bir konu olduğunu vurguladı. Yanısıra alınacak önlemlere vurgu yaptı. İdam cezasının caydırıcılığı üzerine sayısız araştırma olduğunu belirten Oral, konuyu Meclis'e getiren BBP'nin bunları incelemesini tavsiye etti. Oral, olayların engellenmesinin idam ile mümkün olmayacağını ve tek başına bir cezanın bunu engelleyebileceğine dair bir emare olmadığını belirtti. Oral, ''Bunu yapanların çocukluğunda ağır istismara maruz kaldıkları vakadır. Bugünün faili dünün mağdurudur genellikle'' dedi.

TARHAN: O KİŞİLER ÖLÜM CEZASINI DÜŞÜNÜP DURACAK DURUMDA DEĞİL

Prof. Dr. Nevzat Tarhan ''Bu kişiler acımasız ve pişmanlık duymayan yaptıkları işlerden zevk alan kişiler'' dedi. Kamu vicdanına vurgu yapan Tarhan ''Kamu vicdanının bunun idam ile cezası konusunda eğilimi olduğu görülüyor. Bu kişinin yanlış yere ceza alması durumunda, şüphe her zaman sanığın lehinedir, ufak bir ihtimal bile suçlu olmama ihtimali varsa bu da önemlidir.'' dedi. Reddedilen ve onuru zedelenen kişinin zaten ölmek istediğini belirten Tarhan, ''Bu kişiler zaten ölmek istiyor ve o anda 'bunu yaparsam ölüm cezası alacağım' diye düşünülecek durumda değil'' açıklamasını yaptı. Kitle psikolojisine dikkat çeken Tarhan, idam cezasından çok adalete güven üzerinde durulması gerektiğini vurguladı. Toplumun ağırlaştırılmış müebbet istemeyerek ölüm cezası istemesine dair, ''Yargılamadan bir insanın öldürülmesini istemek, o kişi bir milyonda bir ihtimal bile suçsuzsa o ihtimali yok ediyor. Bununla birlikte tekrar eden suçlarda düşünülebilir'' dedi.

Av. Tuba Torun ise, istismar ve cinayetler için çıkarılan idam cezasının yarın başka bir suç için de getirilebileceğini öne sürerek karşı çıktı. Torun, idama karşı çıkmasına dair kendisine sosyal medyadan gelen ''Sizin çocuğunuz var mı'' sorularına ''Benim çocuğumun başına gelse, ölmesini istemezdim, acı çekmesini isterdim'' dedi.

KARACAN: BATI ZATEN İADE YAPMIYOR

Bayram Torun ise ''Vatandaşın adaletin tesisi konusundaki kanaati ayrı konudur, ben adil bir yargılama sonusu suçun sbait görüldüğüm durumlarda bir idam cezasını savunuyorum'' dedi. Torun ayrıca, Batı ülkelerinin zaten suçluları iade etmediğinin altını çizdi. İade edilmesi gereken durumda dahi, iç hukukumuzda idam olmadığı halde, gerekli hukuku uygulamadıklarını belirten Torun, siyasi suçlular ve terör suçlularının iade edilmediğini hatırlattı. Epözdemir ise, bu konuda Batı'nın hukuki durumun gereğini yapmadığını ancak ellerine bu konuda hukuki bir koz olan idam cezasının verilmemesi gerektiğini vurguladı.