Fatiha Suresi okunuşu: Fatiha Suresi Arapça yazılışı, Türkçe anlamı, meali, fazileti, tefsiri ve okunuşu
Fatiha Suresi, Mekke döneminde inmiştir. Tamamı Yedi ayettir. Kur'an-ı Kerim'in ilk suresi olduğu için "başlangıç" anlamına "Fatiha" adını almıştır. Surenin ayrıca, "Ümmü'1-Kitab" (Kitab'ın özü) "es-Seb'ul-Mesani" (Tekrarlanan yedi ayet) , "el-Esas","el-Vafiye", "el-Kafiye", "el-Kenz", "eş-Şifa", "eş-Şükr" ve "es-Salat" gibi başka adları da vardır. İslam inancına göre, Kur'an'ın içerdiği esaslar öz olarak Fatiha'da vardır. Zira övgü ve yüceltilmeye layık bir tek Allah'ın varlığı, onun hakimiyeti, tek mabut oluşu, kulluğun ancak O'na yapılıp O'ndan yardım isteneceği, bu surede özlü bir şekilde ifade edilir. Fatiha suresi, aynı zamanda baştan başa eşsiz güzellikte bir dua, bir yakarıştır. Fatiha Suresi Arapça okunuşu, Türkçe anlamı, yazılışı, meali, fazileti, tefsiri ve diğer merak edilenler içeriğimizde yer alıyor.
Fatiha Suresi Tefsiri (Kur’an Yolu)
Surelerin başında bulunan besmele cümlelerinin, Kur’an-ı Kerim’in mushaflarda ilk defa toplanmasından itibaren yazılageldiği, aynı dönemde Kur’an’a dahil olmayan hiçbir şeyin mushafa yazılmadığı dikkate alınırsa –aksine görüşler bulunmakla birlikte– her surenin başındaki besmeleyi, surenin ayet sayılarına dahil olmayan ayrı bir ayet olarak kabul etmek gerekmektedir. Hanefi fıkıhçılarının görüşleri de böyledir (Cessas, Ahkamü’l-Kur’an, I, 12). İmam Şafii Fatiha suresinin başındaki besmeleyi bu sureden bir ayet olarak kabul etmiştir. Diğer surelerin başlarındaki besmeleler konusunda kendisinden iki farklı görüş nakledilmiş, her sureye dahil bir ayet sayılması görüşü –ona ait olması yönünden– daha sahih bir rivayet olarak kaydedilmiştir. Ebu Hanife’ye göre besmeleler surelerin başında ayrı ayetler olduğu için namazda yalnızca Fatiha’dan önce sessiz olarak okunur, Fatiha’yı takip eden ve zamm-ı sure denilen sure ve ayetlerden önce ise besmele okunmaz. Yukarıda verilen bilgiler istikametinde besmele bu surenin ilk ayeti olarak tefsir edilmiştir.
Besmele dilimize genellikle “Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla” şeklinde çevrilmektedir. Bu cümlede zikredilmeyen fakat her besmele okuyanın başlayacağı işe göre niyetinde bulunan “... okuyorum, başlıyorum, yapıyorum, yiyorum” gibi bir yüklem vardır. “Allah’ın adıyla yemek, okumak” ifadesinden Türkçe’de “yenen ve okunanın Allah’ın adıyla birlikte yenildiği veya okunduğu” anlaşılır. Bu mana kastedilmediğine göre maksadı doğru anlatabilmek için besmeleyi “Rahman ve rahim olan Allah adına, ... adını anarak, ... Allah’tan yardım dileyerek ...” şekillerinde çevirmek de uygun olur.
Kul herhangi bir davranışta bulunurken, önemli bir işe teşebbüs ederken önce euzü çekerek muhtemel olumsuz etkileri defetmekte sonra da besmeleyi okuyarak “kendinin tek başına yeterli olmadığını, başarı ve gücün ancak Allah’tan gelebileceğini, Allah’ın yeryüzünde halife kıldığı bir varlık olarak O’nun mülkünde, O’nun adına tasarrufta bulunduğunu, asıl malik ve hakim olan Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa emanete hıyanet etmiş olacağını...” peşinen kabul etmekte ve bundan güç almaktadır. Burada tevhid cümlesinin manası da üstü kapalı olarak mevcuttur. Zira nasıl ki tevhid cümlesinde “la ilahe” denilerek önce bütün sahte tanrılar zihinlerden siliniyor, sonra da “illallah” ifadesiyle hakiki, tek, eşi ve benzeri bulunmayan Tanrı (Allah) kalbe ve zihne yerleştiriliyorsa, euzü besmele çekildiğinde de önce kulluk ilişkisine engel olan kirli çevre temizleniyor, sonra da bu ilişkinin en uygun anahtarı kullanılmış, doğru kapılar açılmış, sağlıklı bağ kurulmuş oluyor.
Kur’an dilinde rahman sıfat-ismi de Allah’a mahsustur, başka hiçbir varlık için kullanılmamıştır. Rahman “en uzak geçmişe doğru bütün yaratılmışlara sonsuz ve sınırsız lutuf, ihsan, rahmet bahşeden” demektir. Rahman, rahmetiyle muamele ederken buna mazhar olan varlığın hak etmesine, layık olmasına bakmaz, bu sıfatın tecellisi yağmur gibi her şeyin üzerine yağar, güneş gibi her şeyi ısıtır ve aydınlatır.
Rahim “çok merhametli, rahmeti bol” demek olup bu sıfatla kullar da nitelenebilir. Allah’ın rahim sıfat-ismi O’nun, daha ziyade kullarının gelecekte elde etmek üzere hak ettikleri, layık oldukları sınırsız rahmetini, lutuf ve merhametini ifade etmektedir. “Esirgemek” ve “bağışlamak” bu sonsuz, engin ve etkisi çeşitli rahmetin ancak bir parçası, etkilerinin yalnızca bir çeşididir.
Fatiha Suresi Ne Zaman Okunur?
Fatiha suresinin İslam alimlerine göre çok sayıda sırrı bulunur. Fatiha suresi ne zaman okunmalıdır sorusunun yanıtı şu şekildedir:
Fatiha Suresi'ni öğrenmek, düzgün okumak, farz ve müstehap namazların birinci ve ikinci rekatlarında okumak her mükellef için farzdır.
Namaz kılan şahıs, namazın üçüncü ve dördüncü rekatlarında, Fatiha Suresi veya Tesbihat-ı Erbaa’yı okumak arasında seçme hakkına sahiptir. Namazın üçüncü ve dördüncü rekatlarında, Fatiha Suresi'nin mi yoksa Tesbihat-ı Erbaa’nın mı okunmasının daha iyi olduğu noktasında, farklı görüşler bulunmaktadır.
Namazın birinci rekatında Fatiha Suresi'ne başlamadan önce ‘‘Euzu billahi mineş-Şeytanir-Racim’’ demek müstahaptır; fakat namazdayken Fatiha Suresi'nin sonunda ‘‘Amin’’ demek, haramdır ve aynı zamanda namazın da batıl olmasına sebep olmaktadır.
Nafile ve müstahap namazlarda eğer özel bir surenin okunması istenilmemişse, sadece Fatiha Suresi'nin okunması caiz ve yeterlidir.
Fatiha Suresi'nin birçok yerde, özellikle de farz namazlardan sonra veya hastanın yattığı yatağın başı ucunda veyahut da ölünün kabre koyulduğu esnada ve İmam Hüseyin’in (a.s) Türbesi ve etrafından türbet (toprak) alırken okunması müstehaptır.
Fatiha Suresi Ölüler İçin Okunur Mu?
Fatiha Suresi'ni birçok yerde, özellikle de farz namazlardan sonra veya hastanın yattığı yatağın başucunda yada ölünün kabre koyulduğu esnada okumak müstahaptır.
Müslümanlara özgü örf bu geleneklerde oldukça yaygın bir şekilde okunur. Özellikle de ölülerin günahlarının bağışlanmasını talep ettiklerinde veya ölüleri anmak ve yad etmek istediklerinde her daim Fatiha Suresi okunur.
Fatiha Suresi Kaç Ayet?
Fatiha Suresi 7 ayetten oluşmaktadır.
Fatiha Suresi Kaçıncı Sayfa ve Cüzde Yer Alıyor?
Fatiha Suresi, Kur’an-ı Kerim’de en başta yer alır ve 1. cüzde bulunur.
Fatiha Suresi Abdestsiz Okunur Mu?
Vakıa suresi, 79. ayette “Temizlenmiş olanlardan başkası ona el süremez.” şeklinde emredilir. Bu nedenle, cünüp olan ya da abdestsiz birisinin Kur’an-ı Kerim’e el süremeyeceği gibi herhangi bir ayeti de okuyamaz.
Özetle, abdesti olmayan birisi, Kur’an-ı Kerim’e el dokundurmadan ezberinden bildiği ayet ve sureleri okuyabilir. Bu caizdir; ancak abdestsiz olan birisi Kur’an’a dokunarak Fatiha suresini okuyamaz. Ayet el-Kürsi, Fatiha ve İhlas gibi ayet ve sureleri okumak isteyen kimse, bunları dua niyetiyle okursa caizdir. (Elmalılı Hamdi YAZAR, Tefsir, Vakıa 79. ayet in izahı; Celal Yıldırım, İslam fıkhı, IV/157)
Keza, başörtüsü olmadan da Fatiha suresi okunabilir; ancak Kur'an'a saygıdan dolayı başörtülü olunması tavsiye edilmektedir.
Fatiha Suresi Adetliyken Okunur Mu?
Fatiha suresinin adetliyken Kur'an-ı Kerim'den ya da ezberden okunması caiz olmamaktadır.