Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
Mehmet Çalışkan

Billy Hayes; hapis yattığı Türkiye'ye öfkesini kustu, ABD'de ülkesine uyuşturucu sokmaya çalışan bir suçlu gibi değil, kahraman gibi karşılandı.
Alan Parker; ikinci filmiyle 'En İyi Yönetmen' dalında Oscar'a aday gösterilerek dünyaca ünlü bir yönetmen oldu.
Oliver Stone; senaryo dalında kariyerinin tek Oscar ödülünü kazandı.
Onlar kazandı, Türkiye imaj kaybına uğradı.

Billy Hayes'in İmralı Hapshanesi'nden firar etmesi böyle haber olmuştu. (Billy Hayes'in adı gazeteye yanlışlıkla 'William Hayes' olarak yazıldı. William Hayes, Billy Hayes'in babası...)

Yapımcılar Alan Marshall ile David Puttnam, dedi ki; "Konusu İstanbul'da geçen bir film çekeceğiz. Çekim için izin istiyoruz."
Kültür ve Turizm Bakanlığı, filmin içeriğini inceledi.
Resmi olarak verilen cevabın cümlelerini bilmiyorum ama dönemin yetkililerinin zihinlerinden ne geçtiğini tahmin etmek hiç de zor değil; "Bizim hapishaneden firar eden bir uyuşturucu kaçakçısı, ülkesinde kahramanlar gibi karşılandı. Üzerine Türkiye'deki 5 yıllık hapis hayatında yaşamadıklarını yaşamış gibi gösterdiği, Türkiye'yi kötüleyen bir kitap yazdı. Yetmedi, kitabının sinemaya uyarlanmasına izin verdi. Ve siz, Türkiye'yi karalayacak bir filmin İstanbul'da çekilmesi için izin istiyorsunuz. Yok artık..."

Söz konusu film; 'Geceyarısı Ekspresi'...
Alan Marshall ile David Puttnam, İstanbul çekimleri için izin alamayınca rotalarını Malta'daki stüdyolara çevirdi.
Oliver Stone'un senaryosundaki dış planların azaltılmasıyla Alan Parker yönetmenliğindeki filmin çekimleri 23 Mayıs 1978'te tamamlandı. 
Filmde ABD'li oyuncular başrol, Yunan ve Ermeni oyuncular ise yardımcı oyuncu olarak baştan aşağı Türkleri kötüleyen hikâyedeki karakterleri canlandırdı.

Bütçesi, 2 milyon 300 bin dolar, orijinal adı 'Midnight Express' olan ABD ile Birleşik Krallık ortak yapımı film, gösterime Ekim 1978'de girdi.

Filmin başrol oyuncuları; Brad Davis, Irene Miracle, Bo Hopkins, John Hurt.
'Midnight Express', 1979'daki 51'inci Akademi Ödülleri'nde 6 dalda Oscar'a aday gösterildi.
Film, 2 dalda Oscar kazandı.

 

OSCAR ADAYLIKLARI
* En İyi Yönetmen (Alan Parker)
* En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (John Hurt)
* En İyi Görüntü Yönetmeni (David Puttnam)
* En İyi Kurgu (Gerry Hambling)
* En İyi Özgün Müzik (Giorgio Moroder)
* En İyi Uyarlama Senaryo (Oliver Stone)

'Midnight Express''te tepki çeken sahnelerden biri mahkumların falakaya yatırılmaları ve bu durumun öğrencilere seyrettirilmesiydi. 

OSCAR ÖDÜLLERİ
* En İyi Uyarlama Senaryo: Oliver Stone
* En İyi Özgün Müzik: Giorgio Moroder

O dönem 23 yaşında olan ABD'li öğrenci Billy Hayes, 7 Ekim 1970'te tam uçağa bineceği sırada üzerinde 4 kilo esrarla yakalandı.
Uyuşturucu kaçakçılığı suçundan dolayı ömür boyu hapis cezası alan Billy Hayes, cezasını Sağmalcılar Cezaevi'nde çekerken 1972'de akıl sağlığı sorunları yaşadığı gerekçesiyle Bakırköy Psikiyatri Hastanesi'ne transfer edildi.

Billy Hayes, günümüzde 73 yaşında...

O sırada ABD Dışişleri Bakanlığı, zihinsel sorunları olduğu gerekçesiyle Billy Hayes'in serbest bırakılmasını talep etti. Ancak dönemin Dışişleri Bakanı Melih Esenbel, yapılan kontrollerden sonra fiziksel veya zihinsel sağlığında olumsuz bir durumun söz konusu olmadığını belirttiği Hayes'in serbest bırakılmayacağını açıkladı.
12 Mayıs 1975'te Anayasa Mahkemesi'nin ömür boyu hapis cezasını 30 yıla indirdiği Billy Hayes, 11 Temmuz 1975'te İmralı Cezaevi'ne transfer edildi.

Billy Hayes'in kaçış güzergahı...

Billy Hayes, İmralı Adası'na her gün yanaşan balıkçı ve kum motorlarını gözlüyordu. Hayes, 2 Ekim 1975 gecesi arkadaşları koğuşlara girerken bir salça kazanının içine saklandı. Gece karanlığında gözcülerden gizlenerek iskeleye bağlı motora bindikten 6 saat sonra sahile çıktı. Hayes, firarını şöyle anlattı; "İmralı'da salça kazanına gizlenerek havanın kararmasını bekledim. Saat 22'de kum motorunun arkasındaki kayığa bindim. 6 saat kürek çekerek Bandırma civarında küçük bir köye geldim. Otobüsle önce Bursa'ya sonra İstanbul'a, oradan da Ramazan Bayramı'nda Edirne'ye gittim. Meriç nehrini yüzerek Yunanistan'a geçtim."

Billy Hayes, elini - kolunu sallaya sallaya Yunanistan'a geçti.
Firarında yardım almaması mümkün müydü?
Aranan birinin hiç kimseden yardım almadan aralarında İstanbul, Edirne ve Bursa'nın da olduğu şehirlerden geçerek sınıra ulaşması mümkün olabilir miydi?
Billy Hayes, hiç kimseden yardım almadığını belirterek firarı tek başına gerçekleştirdiğini açıkladı.
İnanırsan...

Türkiye'de uçağa binerken yakalanmasaydı Billy Hayes ülkesi ABD'ye uyuşturucu sokacaktı.
Ne var ki Billy Hayes, uyuşturucu sokmaya yeltendiği ülkesinde kahramanlar gibi karşılandı.
Bir yayın evinin Billy Hayes'e yüksek miktarda telif ücreti teklif ederek hikâyesini kitap haline getirmesiyle olan Türkiye'ye oldu.
'Midnight Express' adlı kitap kısa sürede yayımlandı.
1977'de bu kez Alan Marshall ile David Puttnam, 'Midnight Express'i film haline getirmek için Billy Hayes'e yüksek miktarda telif ücreti teklif etti.
Billy Hayes, bu teklifi de kabul edince Oliver Stone senaryoyu yazdı.

Oliver Stone

Gerçekleri yansıtmadığı ve Türkiye'yi karaladığı için dönemin hükümeti filmi protesto etti.
Ne var ki bu protesto, filmin gösterimini engelleyemedi.
Ve 'Midnight Express', uzun yıllar boyunca milyonlarca kişi tarafından izlendi.

Billy Hayes'in de katıldığı 'Midnight Express'in galası...

'Midnight Express'in senaristi Oliver Stone, 2004'te 'Büyük İskender' filminin tanıtımı için Türkiye'ye geldi. Stone, dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu ile olan görüşmesinde "Filmin gösterime girmesinden sonra yaşanmış olan yanlış anlaşılmalardan ve Türkiye'de pek çok kalbin kırılmış olmasından dolayı üzüntü ve pişmanlık duymaktayım. Bu filmin yaratmış olduğu ırkçı yansımanın farkına varmış bulunmaktayım" diyerek Türkler'den özür diledi.

Hikâyenin ve senaryonun oluşmasında hiçbir dahli olmamasına rağmen 'Midnight Express'in yönetmeni Alan Parker ise Oliver Stone'un özür dilemesinin gülünç olduğunu dile getirerek "Yaptığım filmle gurur duyuyorum ve özür de dilemiyorum" şeklinde bir açıklama yaparak hatasını sürdürmeye devam etti. 

Alan Parker

ABD'de yaşayan ünlü Türk müzik yapımcısı Ahmet Ertegün, 2006'da Billy Hayes'e İstanbul'da düzenlenecek olan 2. Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı'na katılıp bütün dünyaya gerçek Türkiye ve Türk insanı resmini göstermesini salık verdi. Hayes, verilen 7 günlük vizeyle konferansa katılarak Türkiye'nin uğradığı zarara yol açmaktan dolayı pişman olduğunu dile getirdi.

Billy Hayes, bu konuda şunları söyledi; "Tutuklandıktan sonra birçok Türk mahkumla arkadaşlıklar kurdum ve zaman içinde Türkçe konuşmayı öğrendim. Dünyanın hiçbir yerinde hapishaneler çok iyi yerler değildir. Zaten olmamalı da... Fakat filmde Türklerin gösterilme şekli tamamen yanlıştı ve Türkiye'deki bütün Türklerin filmdekiler gibi zalim olduğuna dair yanlış bir izlenimin oluşmasına yol açıldı. Alan Parker ve Oliver Stone'un filmi çekerken sergiledikleri bu yanlı tutuma hiçbir zaman katılmadım. Filmin öyküsüne bir tek iyi Türk bile konulmamıştı. Filmde gösterilen pek çok şey doğru değil, yaşadığım olaylar yönetmen tarafından haddinden fazla abartıldı. Filmle kitabım arasında birçok farklılıklar var. Filmde gösterildiği gibi hiç kimseyi öldürmedim, bir gardiyan bana tecavüz etmeye kalkışmadı. Mahkememde de filmde gösterildiği türden 'domuz Türkler' şeklindeki o feci ifadeyi kesinlikle kullanmadım. Bu filmin yapımında Ermenilerin de Rumların da katkısı olduğu söylendi. Ancak bunların hiçbiri doğru değil. Bu filmi tamamen Hollywood sermayesi yaptı. Ancak bazı Ermeni sanatçılar öyküde küçük küçük roller üstlendi. O da bütünüyle Türkçe bilmelerinden dolayıydı."

Billy Hayes, kendisini canlandıran Brad Davis ile 'Midnight Express'in setinde görülüyor.

Billy Hayes de Türkler'den tam olarak 2014'te özür diledi. Hayes'in özür dilemesi şöyle gerçekleşti;
New York'ta yaşayan Türkler, 'Midnight Express'in tamamen hayal ürünü olduğunu, gerçeklerle ilgisi olmadığını gözler önüne sermek amacıyla 29 Ekim 2014'teki Cumhuriyet Bayramı'nda Türk bayrağının göndere çekme görevi için Billy Hayes'e teklifte bulundu.

Billy Hayes, teklifi kabul ederek Türk bayrağını göndere çektikten sonra yaptığı açıklamalarda "Sebep olduğum acı için üzgünüm. İnsanlar hâlâ  'Midnight Express'de gördükleri Türkiye imajının gerçek olduğunu düşünüyor. Filmin bütün yükü  Türkiye'ye kaldı. Çok üzgünüm. Ben sorumluluğumu kabul ediyorum ama bu filmde karar verme mekanizmasında olan herkesin de sorumluğunu kabul etmesi gerekiyor. Filmde ne benim hapishane tecrübem ne de Türkiye doğru temsil edildi.  'Midnight Express'in gerçeklerle alakası yok" dedi.
Hikâyeyi yazan Billy Hayes'in Türkler'den özür dilemesinden sonra Alan Parker'dan ses çıkmadı.

Billy Hayes;
'Midnight Express'in galasından sonra film hakkındaki görüşlerini soran gazetecilere "Filmdeki hikâye benim değil, Türkler filmde gösterildiği gibi değil" dedi mi?
"Hikâyemi çarpıtmışlar, filmdeki olayları yaşamadım. Türkler bana öyle davranmadı, koca bir ülke zan altında bırakılmış" diyerek yargıya başvurdu mu?
Kitaptan ve filmden kazandığı yüksek telif ücretlerinden en azından bir kısmını özür mahiyetinde Türkiye'deki bir hayır kurumuna bağışladı mı?
Hayır...
Yıllarca ses çıkarmadı.
Onlarca yıl Türkiye'nin imajına büyük zarar verdikten sonra "Ne yapayım, filmde hikâyemi çarpıttılar" diyerek affetmeyi erdem olarak gören bir ulustan özür dilemek dünyanın en kolay işi.

'Midnight Express, sinemalardan sonra TV'lerde yayınlandı.
Sonra DVD olarak satışa çıktı.
Günümüzdeyse dijital platformlarda izlenebiliyor.
Billy Hayes, "Türkler hakkında dünyanın dört bir köşesinde oluşan olumsuz ön yargıları ortadan kaldırmayı umuyorum" diyerek 2016'da gerçekleri anlattığı 'The Midnight Return' adlı belgesel filmle hatasını telafi etmeye çabaladı. 
Ne var ki bu belgesel film hiç dikkat çekmedi.