YGS'ye doğru sınav rehberi
YGS bir sıralama sınavı. Tüm sıralama sınavlarında, adayları sıralayabilmek için çok zor ve çok kolay sorular olur. Bu yüzden testlere karşı önyargılı olmayın, her testte çözebileceğiniz 'çok kolay' sorular olacak
Pervin KAPLAN/ GAZETE HABERTÜRK
YGS'YE DOĞRU: SINAV REHBERİM / YAZI DİZİSİ
Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), bir sıralama sınavı. Adayları sıralayabilmek ve puanlar arasında yığılmayı önleyebilmek için YGS gibi sınavlarda hem çok zor hem de çok kolay sorular yer alır.
İstatistikler de sıralama sınavlarındaki soruların yüzde 10’unun çok kolay, yüzde 10’nun da ilk bin ve 5 bindeki öğrencileri sıralayabilmek için çok zor sorulardan oluştuğunu gösteriyor.
Bu durumda da her biri 40’ar sorudan oluşan Türkçe, Temel Matematik, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler olmak üzere YGS’nin 4 testinde de mutlaka her adayın yapabileceği nitelikte 4-5 soru yer alıyor. Bu yüzden adayların 4 testin de tüm sorularına “Yapabilirim” diye bakması gerekiyor.
‘YAPAMAM’ DİYE YAKLAŞMAYIN
Uzmanlar da zaten adayları “Yapamam” diyerek testlere önyargılı yaklaşmamaları konusunda uyarıyor. Fen Bilimleri Eğitim Kurumları Rehberlik Koordinatörü Cihan Yeşilyurt, “Sıralama sınavlarının mantığını kavrayarak, öğrenciler her testten soru çözebileceklerini unutmasınlar. Mutlaka çözecekleri sorular olacak” diyor.
TÜM TESTLERDEN SORU ÇÖZÜN
“Yapamam” diye bazı testlere adayların hiç dokunmaması gibi bir başka sorun da “hesaplama hatasından” kaynaklanıyor. Çünkü sayısal öğrencileri sosyal, sözel öğrencileri de fen ve matematik testlerine “Alanımız değil” diyerek dokunmuyor. Oysa sayısal öğrencisi bile olsanız sosyal, sosyal öğrencisi de olsanız fen soruları sizin puanınızın hesaplanmasında etkili olacak.
BİR SORU KAÇ PUAN GETİRİYOR?
YGS sonunda her adayın 6 farklı puan türü hesaplanacak. Bunlar: YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5 ve YGS-6. Bu puanlardan YGS-1 ve 2 Sayısal, YGS-3 ve 4 Sözel, YGS-5 ve 6 ise Eşit Ağırlık puan türlerini ifade ediyor.
İşte sınavda çözeceğiniz her sorunun değeri de bu puanlara göre değişiyor. Çünkü testlerin ağırlık katsayıları her puan türünde farklı olacak. Örneğin sayısal puanların oluşmasında Temel Matematik yüzde 40, Fen Bilimleri yüzde 30 oranında etkili. Ama bu puanın oluşmasında Türkçe yüzde 20, Sosyal Bilimler de yüzde 10 oranında katkı yapıyor.
Sadece matematik ile fizik, kimya ve biyolojiden oluşan fen sorularını çözen bir aday ise yüzde 20 ile yüzde 10 arasında katkı sağlayacak olan bu iki testten gelecek puandan vazgeçmiş oluyor.
Aynı hatayı sözel öğrencileri de tekrarlıyor. Sözel puanların oluşmasında Türkçe ve Sosyal Bilimler testleri yüzde 40 ile yüzde 30 oranında etkili. Ama fen ve matematik sorularının da etkisi yüzde 20 ile yüzde 10 orasında değişiyor. Puanlarınız hesaplanırken de testlerin ağırlık katsayıları kullanılacak.
Yani her sorunun puanınızın oluşmasında etkisi var. Örneğin geçen yıl sosyal sorularının sözel puanlarının oluşmasında 4.250 katkısı varken, sayısal puanlarının oluşmasında da 1.115 katkısı oldu.
150- YGS'NİN İLK BARAJI
900.000-EK PUAN MAĞDURU ÖĞRENCİ
24-TERCİH SAYISI
200.000-MİMARLIK BARAJI
40.000-TIP BARAJI
240.000-MÜHENDİSLİK BARAJI
150.000-HUKUK BARAJI
'FEN'DE YORUM VE KAVRAM SORULARI
Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (YGS) başarısızlık oranı en yüksek olan testini Fen Bilimleri oluşturuyor. Geçen yıl 40 sorunun yer aldığı bu testin yapılma ortalaması 3.9 oldu.
Geçmiş yıllarda da bu testte başarı oranının yüzde 10 olduğu yıllar 2010 ve 2011 yıllarıydı. 2011’de bu testin yapılma ortalaması 4.1, 2010 yılında ise 4.6 oldu. Her yıl bu testte ortalama yapılan soru oranı düşüyor.
YORUM VE KAVRAM SORULDU
Geçen yıl YGS soruları incelendiğinde geçmiş yıllara göre soruların matematiksel işlemlerden uzak, yorum ve kavram ağırlıklı olduğu görüldü.
14 fizik 13’er kimya ve biyoloji sorularının yöneltildiği geçen yılın sınavında kimya kolay, biyoloji biraz daha fazla bilgiye dayalı ve zorlayıcı olmuştu. Uğur Eğitim Kurumları uzmanları; fizik, kimya ve biyoloji sorularından oluşan YGS’de dikkat etmeniz gereken noktaları şöyle sıraladı:
FİZİK: Öğrenciler fizik sorularının içeriğine dikkat etmeliler. Fizik soruları, ilköğretimden lise 1’inci sınıfa kadar öğrenilen temel bilgi ve becerilerin yorumlanması şeklinde olacaktır. Bundan dolayı adaylar fizik sorularını dikkatle okumalı, soru kökünde ya da soru metninde geçen altı çizili cümleleri özenle incelemeli. Fizik soruları son yıllarda, işlemden uzak yorum ağırlıklı ve çeldirici şekilde yer alıyor. Özellikle son yıllarda çıkmış sınav sorularına göz atmak faydalı olacaktır.
KİMYA: “Yanlıştır, doğru değildir, olamaz, bulunamaz, beklenmez, sıra ile, büyükten küçüğe, en iyi, belirsizdir, kesindir, doğruluğu kesin değildir, yazılamaz” gibi sözcükler altı çizilerek dikkatle okunmalı. Grafikleri dikkatli ve doğru okumamak, sorunun ne istediğini iyi anlamamak, acele etmek, iyi düşünmeden cevap vermek hataya neden oluyor. Çeldiricileri aşabilmek için diğer seçeneklerdeki benzerliklerine bakmak yarar sağlayabilir. Birbirinden farklı anlama gelen iki ifadeden biri yanlıştır. Aynı düşünceyi farklı şekilde sunan iki yargıda “Yanlış” ya da “Doğrudur” cevap olamaz.
BİYOLOJİ: Öğrencilerin soruları çözerken, soruların tam olarak hangi bilgiyi sorguladığına ve soru kökünün olumlu mu olumsuz mu olduğuna dikkat etmeleri gerekiyor. En çok hata yapılan sorular genellikle birden fazla kazanımı sorgulayan, uzun, grafik veya deney yorumlama soruları oluyor. Öğrenciler genel olarak soruları dikkatli okumadıkları için hata yapıyor.Öğrencilerin çeldiricileri aşabilmesi için öncelikle sorunun mantığını ve kendisinden ne istediğini çok iyi anlaması gerekiyor.