Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Kamuoyunda "Askeri casusluk davası" olarak bilinen İzmir'deki Askeri Gizli Bilgi ve Belge Bulundurma Davası'nda 16 ay tutuklu kaldıktan sonra hakkında beraat kararı verilen emekli Kurmay Albay Atilla Kaya, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonlarda isimleri deşifre olan subayların halen görevde bulunduklarını belirterek, "Bizlerin bertaraf edildiği gibi onların da bertaraf edilmesi gerekiyordu" dedi.

Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FETÖ/PDY örgütünün Ergenekon, Balyoz, Amirallere Suikast, Kafes Eylem Planı ve Askeri Casusluk gibi davalarla toplum üzerinde bir algı oluşturulmaya çalıştığını ancak hiçbirinde başarıya ulaşamadığını söyledi.

İzmir'deki Askeri Casusluk Davası'nda TSK mensuplarına kumpas kurulmasının da bu oyunun bir parçası olduğunu dile getiren Kaya, kumpas kurulan isimlerin bilinçli olarak seçildiğini, bunların tasfiye edilerek yerine örgüt mensuplarının yerleştirilmesinin amaçlandığını vurguladı.

FETÖ/PDY ile mücadelenin öneminin altını çizen Kaya, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası ve geleceği açısından son örgüt üyesi ortaya çıkarılana kadar mücadelenin devam etmesi gerektiğine dikkati çekti.

MAĞDUR SUBAYLARA TUZAK KURANLAR

Askeri Casusluk davası kapsamında yüzlerce asker ve ailesinin mağdur hale geldiğini, birçok subayın gönülden bağlı olduğu TSK ile ilişiklerinin kesildiğini anlatan Kaya, yargılama sonucunda beraat etmelerine rağmen artık geriye dönülemeyecek zararların oluştuğunu bildirdi.

Kaya, mağdur subaylara tuzak kuranların arasında TSK mensuplarının da bulunduğunun ortaya çıkmasına rağmen bu isimlerin halen görevlerine devam ettiğini kaydederek, şöyle konuştu:

"Devletin içerisinde paralel yapıyla mücadele etmesi gereken dinamiklerin henüz harekete geçemediğini düşünüyorum. Harekete geçmiş olsalardı süreç daha hızlı ilerleyecekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın FETÖ/PDY ile yaptığı mücadelede yalnız kaldığını düşünüyorum. Buna baktığımız zaman Türk Silahlı Kuvvetleri'nde örgütle ilişkileri deşifre olmuş askerlerin hali hazırda görevde olduklarını görüyoruz.

(Askeri Casusluk davası kapsamında) Bizlerin bertaraf edildiği gibi onların da bertaraf edilmesi gerekiyordu. Eğer ben suçluysam, TSK'nın beni yargılaması gerekiyordu. Suçlu olmadığıma inanıyorlarsa da gelip sormaları lazımdı. 'Atilla bunun kimler tarafından çıkarıldığını düşünüyorsun?' diye sorulmalıydı. Bu kumpası kuranları sorması gerekiyordu.

Beni ne yargılayan ne de bu soruları soran oldu. Bırakın bunu, duruşmalarımıza TSK'dan herhangi bir temsilci bile katılmadı. Bu süreçte önemli olan hukuki iradeydi. Üst kademedeki komutanları hukuki olarak destekleyecek, onları bilgiyle besleyecek kurumların da maalesef paralel yapı tarafından ele geçirildiğini görüyoruz."

"KUMPAS DAVASINDA MÜŞTEKİYİM"

Atilla Kaya, beraat ettiği Askeri Casusluk Davası'nın soruşturma safhasında çeşitli usulsüzlükler yapılarak sahte delil üretildiği iddialarıyla ilgili FETÖ/PDY'ye yönelik açılan ve Gülen'in bir numaralı sanık olarak yargılanacağı davada müşteki olduğunu ve davanın takipçisi olacağını dile getirdi.

Kumpas davasının 21 Haziran'da başlayacağına dikkati çeken Kaya, bu süreçte maşa olarak kullanılan kumpasçılara emir veren ve yönlendirenlerin ortaya çıkarılmasıyla asıl başarının geleceğine inandığını ifade etti.

ASKERİ CASUSLUK VE KUMPAS DAVALARI

"Gizli bilgi ve belge bulundurma" iddialarına ilişkin İzmir Emniyet Müdürlüğüne 10 Ağustos 2010'da gelen ihbar e-maili üzerine başlatılan ve aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 sanık ve üst düzey askeri yetkililer, devletin gizli bilgi ve belgelerini yabancı istihbarat servislerine vermekle suçlanmıştı.

İskenderun Deniz Üs Komutanlığında görevli Kurmay Albay Atilla Kaya da 3 ila 6 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı dava kapsamında 16 ay tutuklu kalmış, diğer sanıklar gibi beraat etmişti.

Söz konusu davaya yönelik kumpas soruşturması kapsamında ise İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosundan Sorumlu Başsavcı Vekili Okan Bato'nun hazırladığı ve Fetullah Gülen'in bir numaralı sanık olarak yer aldığı toplam 68 sanıklı iddianame de 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

AA