Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

Cumhurbaşkan Sözcüsü İbrahim Kalın, Habertürk TV'de Aysun Torun'un konuğu oldu. Kalın, Katar krizi, İsrail'in Mescid-i Aksa'yı kapatması, Almanya ile Türkiye arasındaki gerilim, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 sistemi alması ve Bahçeli-Davutoğlu polemiği ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın'ın konuşmasından satır başları;

MESCİD-İ AKSA'NIN KAPATILMASI

"Mescid-i Aksa'nın mevcut statüsünün değiştirilmesine yönelik bir çalışma mı yürütülüyor? Son birkaç yıldır bir planın hayata geçirilmek istendiğine dair endişeler var. Müslümanlara ait bir bölge ve Yahudilere ve Hristiyanlara ait olan bir yer var. Üç dinin kendine ait yerleri var. Kimse kimsenin alanına girmiyor. Mescidi-Aksa'nın bölünerek 'Dağ Tapınağı' diye bilinen bir takım iddialarla bu bölgenin Yahudilere açılması gerektiğine dair iddiaları gündeme getiriyorlar." 

"Zaman zaman girişimlerin yapıldığını görüyoruz. Buraya müdahale ettiğinizde bunun sonuçları olur. Cumhurbaşkanımızın temel hedefi de bu. Bu sabah metal dedektörler kaldırılınca bunu destekledik. Hz. Ömer Cami'nin kapısının kapatıldığını duyduk. Büyükelçimiz girişimler yapıyor. Bunun sonlandırılması lazım. Belli çevreler aslında Kudüs Müslümanlar için çok önemli değil diye tezler öne sürüldü. Bu en büyük yalanlardandır. Kudüs bizim ilk kıblemizdir. Müslümanlar Kudüs'e dönerek ibadet ediyordu. Kabe'ye dönün ayeti geldikten sonra kıble değişti. Bu uzun tarih olarak bakınca 1099 yılına kadar Müslümanların idaresinde kaldı. Geçenlerde İsrail Dışişleri Bakanlığından twetler altıldı. Onlara şunu hatırlatmak lazım biz tarihimizle gurur duyuyoruz. Tarihimize dil uzatanlar biraz tarih okusun. 1900'lerin başlarında devlet Kudüs ve civarını korumak için kervanlar göndererek oranın korunması için çalışmışlardır. Burada bir gerginlik politikası varsa cevabını alırlar. "

"Arap ülkeleri ile iyi değildi ilişkiler, iki devletli çözüm olmadıkça bu ilişkiler düzelmez. BM kararlarına rağmen hareket etmeleri ve anlayış beklemeleri doğru değil. Kudüs yalnız değil. Bu devam ettikçe İsrail karşısında Müslümanları görür. Sadece Müslüman ülkeler değil başka ülkeler de karşı çıkyıor. Bu davranışlardan derhal vazgeçmeleri gerekir. Gerilimi ilk yaratan İsrail'dir. İsrail'in gerilimi düşürecek adımlar atması gerekir. Cumhurbaşkanımız, İsrail Cumhurbaşkanımız ile görüştü ama doğru adımları atmadılar. Geçen hafta yaşanan hadieler devam ederse hadise büyür."

KATAR KRİZİ

"Diplomatik ilişkilerin kesilmesinden sonra Suudlu yetkililer ile görüşmüştük. Cumhurbaşkanımızın yoğun diplomasi trafiği oldu. Şimdi o güne Haziran başına bakarak ifade etmek gerekirse herkes daha sakin ama krizin aşıldığını söylemek mümkün değil .Türkiye burada bir tavır aldı. Katar'ı savunduğumuz söylendi. Biz haklı olarak somut deliller istedik. Deliller gelmedi. Katar'ın insanı anlamda sorun yaşmaması için 200 küsür uçak dolusu gıda gönderildi ve devam ediyor. Katar halkı memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan ile görüşmelerin yapılması çok önemliydi. Beklentilerin karşılıklı tatmin edilmesi konuşuldu."

"Yapıcı adımlar atılması için Kuveyt'in girişimleri destekleyeceğiz. Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanı bu ay sonuna kadar somut deliller konmazsa ablukanın kaldırılması gerektiği ifade etti. Ben olumlu bir hava gördüm Suudi Arabistan tarafında. Kriz çözüldü demek için erken. Bölge ülkelerinin söylediği, Cumhurbaşkanımızın tavrı çok önemliyid. Herkes çullanabilirdi üstüne. Cumhurbaşkanımız 'Bir durun sakin olun' dedi."

"Orada Amerikan üssü varken Türk üssüne itiraz etmek çelişkili olur. Bunlar alışılmadık gibi gelebilir ama ilişkiler güçlenmeli askeri anlamda da. Biz hep dışarıya bağlı mı devam edeceğiz?"

RUSYA İLE S-400 ANLAŞMASI 

"Bu iş büyük oranda bitti. Ufak tefek konular var ama ana hatları ile bitti. NATO üyesi bir ülke böyle bir sistemi nasıl entegre edecek diye. Uyumlu hale getiremeyiz gibi. Giderek siyasi açıklamalara dönmüştü. Baştan beri söylüyoruz. Bu savunma sistemi ile kimseyi vurmuyoruz. Türkiye'nin milli bir savunma sistemi temin etmesi Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı ile başladı. Savunmasız kalamayız. Biz 6-7 sene NATO üyesi ülkeler ile görüştük. Fiyat konusunda dağlar kadar farkların olduğu ortaya çıktı. Kaç yılda teslim edeceksiniz? Bu konuda müttefikimiz olan ülkeler bizi hayal kırıkllığına uğrattı. Onların teklifi bizi onlara bağımlı kılan bir sistem. Bu teknolojiye sahip olmamızı neden kabul etmiyorsunuz? Bunun cevabı yok. Bizim orada en önemli kazanımlarımızdan biri bu teknolojinin transfer edilmesini sağlayacak. Bu sadece savunma sistemi olarak görülmemeli. Teknoloji bakımından da önemli. İHA'la ile ilgili çok ciddi mesafe alındı. Ortak üretimden neden vazgeçelim? Savunma sanayi bu konudaki kriteler objektifti. Siyasi mülahazalar ile yapılan bir değerlendirme değil. Türkiye'nin beklentilerini karşılayacak bir teklif yaparlarsa değerlendirebiliriz. Teknik argümanlar çok doğru bir argüman değil."

ALMANYA İLE TÜRKİYE İLİŞKİLERİ

"Krize yol açacak şartlar yok. Alman şirketlerinin güvence altında olmadığı açıklamalarının hiçbir yeri yok. Normal bir Alman vatandaşı Türkiye'ye gelince başına bir şey gelmiş mi? Alman şirketleri konusu gündeme getirildi. Haber çıkar çıkmaz Cumhurbaşkanımız böyle bir soruşturma olmadığını açıkladı. Alman basını garip paranoyak yayınlar yaptı. Soruşturma gibi bir şey söz konusu değil. Mehmet Şimşek CEO'lar ile görüştü. Şirketler ikna oldu. Yaptığı işe bakıyor. Bazıları 100 yıllık geçmişe sahip. Bu pat diye olmadı ama gelen bir süreç var. Darbe konusunda erken bir tavır almamaları var. FETÖ'nün yapamya çalıştığı ihanetin boyutunu tam olarak kavrayamadılar. Bir tarafta demokrasi, hukuk diyeceksin öte yandan ikircikli bir tutum içerisinde olacaksınız. Ertesi gün, ikinci gün gelmeleri gerekirdi gelmediler. Kendileri de itiraf ediyor. Sonra referandum sürecinde beklemediğimiz bir durum oldu. Olağanüstü bir Erdoğan husumeti var. Açıkçası burada Erdoğan'ı ötekileştirerek kendilerini biz daha iyiyiz diye öne çıkarmaya çalışıyorlar.

"Bu manada Erdoğan karşıtlığı puan getiriyor. Bence Avrupa'da bir kimlik sorunu var. Avrupa'nın dünyadaki konumu ne, üst kimlik etrafında toplayabilir miyiz, göç gibi tartışmalar var. Bence endişe edilecek şey karşı tarafa bakınca kendini anlıyor. Türkiye'ye bakınca Hristiyan oldularını hatırlıyorlar. Bizim beklentimiz suni krizleri bir yana koymak. Türkiye'nin meşru kaygılarının ciddiye alınması. PKK'nın 20 yıllık bir geçmişi var. PKK'nın Almanya'daki yapılanmalarının nasıl arttığını gösteren kendi rapoları var. Bunların cirit atmasına izin vermenin izahı yok. Evet kampanyası yapmak isteyenler engellendi ama PKK Hayır kampanyası yaptı. Bir tarafta terör örgütü listesine alacaksın sonra bunu tanımaz bir politika izleyeceksin."

BAHÇELİ İLE DAVUTOĞLU ARASINDAKİ POLEMİK

"Tabi Türkiye 7 Haziran 1 Kasım arası zor bir dönemden geçti. Birçok görüşmeler yapıldı. Bütün bunlara geri gidip bunlar konuşulabilir. Yarına odaklanmak lazım. Siyasette karşılıklı serzenişler olabilir.Önümüzde yeni bir dönem var. Cumhurbaşkanımızın yoğun bir gündemi var. Buna odaklanmak öncelikli gündemimiz. Türkiye'nin yeterince sorunu var. Bütün bunlara rağmen Türkiye yolunda devam ediyor. Bahçeli'nin verdiği destek çok önemli. Bu yapıcı gündem ile devam etmemiz önem arz ediyor."