Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye'nin bir süredir satın alınması için Rusya ile görüşmeleri sürdürdüğü S400'ler için son noktaya gelindi.

Eski Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın geçtiğimiz hafta görüşmelerin 'nihai noktada' olduğunu açıklamasının ardından dün Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Rusya ile S-400 hava savunma sisteminin satın alınması için imzaların atıldığı yönünde bir açıklama geldi.

Kullanılan en modern hava savunma sistemlerinden biri olarak bilinen, 400 kilometre menzilli ve 30 kilometre irtifaya sahip olan S-400 füzelerinin maliyeti ile ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.

Ancak geçtiğimiz günlerde Bloomberg, ismini vermek istemeyen bir Türk yetkiliye dayandırdığı haberinde Türkiye'nin hava savunma sistemi için Rusya'ya 2.5 milyar dolar ödeyeceğini öne sürmüştü. Yapılan ön anlaşmaya göre, iki S-400 füze bataryasının önümüzdeki yıl içerisinde Rusya'dan getirileceği, diğer ikisinin ise Türkiye'de üretileceği iddia edilmişti.

ABD'NİN S-400 KAYGISI

S-400 füzeleri Türkiye'nin envanterine ekleyeceği ilk orta ve yüksek irtifa savunma füzeleri olacak. Daha önce Türkiye bu ihtiyacını NATO müttefiki ülkelerden karşılıyordu ancak bu durum geçmişte çeşitli siyasi krizlere de yol açmıştı.

Türkiye'ye S-400 hava savunma sistemlerinin kurulması bu yönüyle diplomatik bir arka plana da sahip. Geçtiğimiz günlerde ABD Genelkurmay Başkanı Dunford, Türkiye'ye S-400 sistemi kurulmasını 'kaygı verici' olarak niteledi ve bir anlamda bu diplomatik arka planı açığa vurdu.

ABD'nin 'kaygısının' temelinde yatan düşünce ise bir NATO ülkesinin Rusya menşeli hava savunma sistemi kullanacak olması olarak gösteriliyor. Zira yapılacak ortak tatbikatlarda, NATO uçakları Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemlerinin karşısına çıkacak ve bunun birbirine entegre hava savunma sistemleri kullanan NATO ülkelerinin sistemleriyle entegrasyon problemine neden olabileceği söyleniyor.

Ancak bu NATO uçaklarının Rus üretimi sistemlerin karşısına çıktığı ilk durum olmayacak. Yunanistan da Rusya yapımı S-300 hava savunma sistemlerine sahip ve NATO tatbikatlarında daha önce bu sistemler kullanıldı.

DAHA ÖNCE ANLAŞMA İPTAL EDİLMİŞTİ

Bir süredir uzun menzilli hava savunma sistemi edinmek için çaba gösteren Türkiye, 2013 yılında yeni bir hava savunma sistemi üretmek için ihaleye gitmiş, bu ihalede Çin, hem Avrupalı hem de ABD'li rakiplerini geride bırakarak Türkiye ile el sıkışmıştı.

Ancak NATO ülkelerinin tepkisi nedeniyle Türkiye bu konuda geri adım atmış ve Çin ile olan anlaşmayı iptal ederek, ABD-AB menşeli şirketlerle görüşmelere başlamıştı. Ancak bu görüşmelerden somut bir sonuç elde edilemedi.

Aradan geçen 4 yılda, Türkiye'nin bu kez Rusya ile S-400 sistemlerinin kurulumu için el sıkışması ve bu kez NATO başkentlerinden gelen itirazlara kulak asmaması, Türkiye'nin NATO'dan uzaklaştığı yönündeki yorumları da yeniden gündeme taşıyor. Türkiye'ye kurulacak S-400 hava savunma füzeleri bu yönüyle, NATO ile ilişkilerin yeniden tanımlanması anlamına da gelebilir.

2013 yılında ABD, Almanya ve Hollanda tarafından Adana, Kahramanmaraş ve Gaziantep'e yerleştirilen ABD menşeli Patriot hava savunma sistemleri 2015 yılında kaldırılmıştı. Patriot sistemlerinin kaldırılması, o dönem Türkiye'ye verilen siyasi bir mesaj olarak yorumlanmıştı.

UZMAN GÖRÜŞÜ: MESELE SİLAH MESELESİ DEĞİL

Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri satın almasıyla ilgili olarak ulaştığımız Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Konunun askeri bir gelişmeden daha çok jeopolitik yönden önem taşıdığını belirten Ağar, "Bu mesele sadece var olmayan bir hava savunma sisteminin alınması ile ilgili bir mesele değil. Bu aslında Batı dünyasıyla olan ilişkilerde kırılganlığin derinleşmesi ve Rusya, Çin, Hindistan ile ilişkiler gelişmesiyle alakalı bir mesele. Jeopolitik ve jeostratejik konuların merkezinde enerji ve savunma sanayiyle ilgili anlaşmalar vardır. Bu dünyanın jeopolitiğinde bir sapma yaşanması ve ağırlık merkezinin Avrupa ve ABD'den Asya'ya kayması demek." şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE KARŞI TEPKİ ÜRETİYOR"

Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemlerini satın almasının, ABD ve AB'nin terör konusunda sergilediği tavırdan bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Ağar şu ifadeleri kullandı:

"Batı dünyasının FETÖ, PKK ve DEAŞ ile ilgili ortaya koyduğu refleks Türkiye'nin bekasını tehdit ediyor. Batı'nın bu konularda sergilediği tavır, Türkiye'yi çok farklı refleksler sergilemeye yöneltti. Mesele sadece üst irtifa bir hava savunma sisteminin alınması meselesi değil. Jeopolitik bir sapmanın konusu bu. ABD'den gelen 'kaygılıyız' açıklamaları da bunu ifade ediyor. Bu sistemin benzeri, Yunanistan'da, Bulgaristan'da ve Macaristan'da da var ama onlar için böyle cümleler kurmuyorlar. Türkiye, S-400'ler üzerinden bir cümle kuruyor: PKK ve FETÖ'yü bu şekilde desteklemeyin, kollamayın, donatmayın, himaye etmeyin. Bu iki örgütün de temel amacı Türkiye'nin geleceğidir. Türkiye bunu söylüyor. Türkiye bir karşı tepki üretiyor."