Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

Habertürk TV'de ekranlara gelen Teke Tek'te 21 Aralık 2012 tarihi enine boyuna tartışıldı.  Programa katılan uzmanlar insanlığı bekleyebilecek gelişmeler hakkında tahminlerini anlattı.

İşte konuşmacıların tezlerinden ana başlıklar: 

Astrolog Öner Döşer: Öncelikle maya takvimi 20 tane var. 20 tane takvimden bir tanesi 'uzun sayı takvimi'. Bu takvime göre Mayalar'ın 5 bin 200 yıllık döngüsü bitiyor. Ancak 5 bin 125 yıllık yeni bir takvimi başlıyor. Mayalar'ın daha uzun döngüleri var. Mayalar 5 bin 125 bin yıllık döngüye '13 baktun' diyorlar. Bu takvimin tamamlanması Milattan sonra 4 binlere tekabül ediyor. Mayaların zaman algısı bizden farklı. Biz takvimi lineer olarak, Mayalar ise döngüsel olarak algılıyor. Aslında Mayalar'ın öngördüğü dünyanın sonu falan değil, zamanların sonu. Biz Mayalar deyince ilkel bir kabile düşünüyoruz. Bir kere Maya takvimi günümüz bilim insanlarında müthiş bir hayranlık uyandırıyor. Müthiş bir matematiksel altyapısı var. Mayalar bazı gökyüzü olaylarını keşfetmiş gözüküyorlar. Eskiden gece karanlık, gökyüzü var. Mitoloji de buradan doğuyor. Mayalar'ın çok enteresan matematiksel ve sistematik kurguları var. Günümüz astronomların gökyüzünde bir kara delik olabileceğinden şüpheleri var, Mayalar'ın da bu tip endişeleri var. Bunu onların bırakmış olduğu bilgilerden de okuyabiliyorsunuz. Biz 21 Aralık itibarıyla kış mevsimine giriyoruz. Bu tarihte takvimlerin bitiyor olmasını bir astronomik hizalanma ile bağdaştırıyor. 21 Aralık 2012'de gezegenler bir hizaya girmiyor. Ama belli zamanlarda gezegenler bir burcun içerisinde dizilim yapabiliyor. Mayalar'ın ifade etmeye çalıştığı şey gökyüzündeki çok başka bir konumlanma olduğu yolunda tespitler yapıldı. Galaksinin merkezine yakın olan bir bölgede, samanyolu şişkin bir anne karnına benzer. Mayalar buna 'galaktik anne' ve 'doğum kanalı' olarak tanımlıyorlar. Mayalar bunu bir 'yeniden doğuş' olarak ifade ederken Batılılar 'dünyanın sonu' olarak algılıyor. 21 Aralık günü Mayalar için 'karanlıktan aydınlığa geçiş' olarak kabul ediliyor. '3 gün karanlık olacak, çok büyük soğuklar olacak, hiç ışık almayacağız' diye bir kaygıya asla kapılmamamız lazım.

Uzay bilimleri araştırmacısı Haktan Akdoğan: Eski dönemlerde dünyanın değişik coğrafyalarına bakıyoruz. Birçok uygarlıklar inanılmaz astronomi ve matematik bilgisine sahipler. Mayalar beyin ameliyatı yapıyorlar mesela. Bu kültürler gökten gelen tanrılardan bahsediliyor. Bu göksel varlıkları tanrılaştırmışlar. Artık eminiz ki, tarihin her döneminde biz dünya dışı kişiler tarafından ziyaret edilmişiz. Onların Venüs'ü bilmeleri imkansız, çünkü teleskopları yok. Günümüz kozmolojisiyle baktığımızda 26 bin yıllık döngü çok önemli. Pleydes yıldız sistemiyle bizim güneş sistemimiz 26 bin yılda bir döngü oluşturuyor. Üranüs ve Neptün'ün manyetik alanı değişiyor. Dünyadaki depremler son 12 senedir normalin çok üzerinde bir artış kaydetti. Bu yeni bir çağın başlangıcı. Mayalar'ın 'zamanın sonu' demeleriyle aslında buna işaret ediyorlar. 21 Aralık bu sürecin bir miheng taşıdır. Biz bu süreci en az 25-30 yıllık süreç olarak görüyoruz. Yeni buluşlar, bilgiler, enerji kaynakları ortaya çıkacak. Bu da değişimin çok çok hızlanacağını gösteren bulgu. İçinde bulunduğumuz dönem tüm insanlık tarihinin en önemli dönemeçlerinden birini yaşıyoruz. Bu pozitif bir süreçtir, bir doğumdur. Tabii ki doğum sancıları da olacaktır. Bunun sonunda keyifli bir sürecin başlayacağını düşünüyorum. Bu dönüşüm de Maya takviminde belirtiliyor.

Habertürk Gazetesi astroloji uzmanı Hande Kazanova

Biz değişimin yıllarını yaşıyoruz. Herşey baştan aşağı hızlandı. Biz insanoğlu dünyayı yavaşlatmayı başardık ama paylaşımlarımızı bir anda hızlandırdık. Bizim enerji aramamıza gerek yok. Biz kendimiz enerjiyiz. Hayat ne kadar hızlanırsa hızlansın, biz arayışı sürdürüyoruz, olan-biteni beğenmeyip ruhumuzun seveceği kalıplara sokmaya çalışıyoruz. Jenerasyon gezegenleri çok önemsemek lazım. Devlet sistemlerin çöküşlerine, ekonomik sistemlerin çöküşüne tanık olduk. Bu gelişmeler ne kadar önemli bir sürece gittiğimiz ifade ediyor. Özellikle 2012'de Üranüs'ün Koç burcuna geçmesiyle insanların özgürlük duygusuyla birlikte yaşanıyor. 2012'de Şubat ayında Neptün'ün devreye girmesiyle ruhsal yolculuğumuzu ve sezgiselliklerimizi ön plana çıkaracak. Bazı şeylerin yavaş yavaş farkına varmayı öğreneceğiz. Her tür enerji formu bu süreçte dünya üzerine açılabilir. Hastanede yeni düzenlemeler ve tabii ki dramatik değişimler, ekonomik alanlarda önemli ortaklıklar dünyada gündeme geliyor olabilecek. Bu 2024'de kadar yaşanacak sürecin bir parçası. Yepyeni bir düzene doğru gidiyoruz. Bence gelişmeler her zaman pozitif. Tabii ki negatif şeyler olmayacak değil. Aslında bu değişim 2015 yılına kadar devam edecek. Çalkantılar, ekonomik ve politik anlamda her türlü değişimler, özgürlük mücadelemizi daha fazla ön plana çıkaracak diye düşünüyorum. Global olarak baktığımızda tabii ki depremler, volkanik patlamalar artacak. Burada yapmamız gereken özümüzü keşfetmemiz, bir olduğumuzun farkına varmamız olacak.