Başbakan Erdoğan'dan Bülent Arınç yorumu!
Gündeme dair çarpıcı açıklamalar...
HABERTURK.COM
Ak Parti grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan Bülent Arınç'ın sözlerine gönderme yaptı.
Kendi sorunlarımızı kendi içimizde çözeriz diyen Başbakan Erdoğan, "AK Parti sandıkta kaybetsin diye değil AK Parti çatırdasın bölünsün diye dua ediyorlar medet umuyorlar. Bu zavallılıktır, acınası bir durumdur.Bu hareket içindeki hiçbir kardeşim pusuda bekleyen zavallılara ümit vermeyecektir. Biz çıkar birliği yapmış kadro değiliz. Biz kader ortaklığı yapmış kadroyuz. Biz dava ortaklığı yapmış kadroyuz. Elbette kadro içinde zaman zaman bazı farklı yaklaşım olayları olabilir, yanlış anlayış olabilir, yanlış anlayışlar olabilir. Dava arkadaşlığının kardeşlik hukukunun gereği olarak biz meselelerimizi aramızda konuşur ve çözüme kavuştururuz. Kimsenin şüphesi olmasın aramızdaki meseleleri kendi aramızda çözüm yoluna koyacağız. Her bir arkadaşımın böyle mesuliyetle hareket edeceğine düşmanı sevindirmeyeceğine inanıyorum." dedi.
Sarıgül'ün CHP'ye katılması ile ilgilide ilk kez konuşan Başbakan Erdoğan, "Bir taraftan yolsuzluk dosyasıyla ihraç edeceksin, sonra da cankurtaran simidi gibi ona yapışacaksın. Böyle bir mantık olur mu? Olur. Bu muhalefet partisinin içinde bu var. Genlerinde bu var." dedi.
Grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'un, kamuoyunda tartışılan sözleriyle ilgili, "Arkadaşımızın oradaki tavrını doğru bulmuyorum. Ancak arkadaşımıza yapılan oradaki tavırları niçin medya eleştirmez? Ben oradaki o ifadeyi tabii ki doğru bulmuyorum. Bunun için İçişleri Bakanı'na gerekli talimatı verdim. Gerekli incelemeyi yapacaklar. Ama kusura bakmasınlar bu tür provakatif eylemlere de biz valilerimizi kolay kolay yedirmeyiz" dedi.
Başbakan Erdoğan, CHP'nin bedelli askerlik teklifiyle ilgili de "Çok uçuk. Bir defa CHP kendisine göre bir yarışın içerisine girmek istiyor. Bu işle ilgili olarak bunlar Türk Silahlı Kuvvetleri bu konuda ne diyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kanaati nedir, ihtiyaç nedir, ne değildir? Biz herşeyimizi Türk Silahlı Kuvvetleri ile olgunlaştırarak yapıyoruz, kanaatlerini alıyoruz. Ondan sonra biz eğer bir değişiklik gerekiyorsa onları da yapıyoruz, ona göre bir tasarı haline getiriyoruz. 6 ay yarışa giriyoruz. Bunlar hep siyasi yaklaşımlardır. Yani bu oy beklentisi başka bir şey değil. İkinci bir adım da 12 ay bir yedek subaylık konusu. O zaten değişecek. Biz ne yaptık? 16 ayı 12'ye çektik. Yedek subay da, er, erbaş da 12 ay olarak yapacak. Ama bedelli askerliğe gelince, şu anda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bedelli askerlik noktasında olumlu bir yaklaşımı söz konusu değildir. Dolayısıyla programımızda şu anda bizim bedelli askerlik yok." sözlerini kullandı.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından önemli satır başları;
Elbette 13 asırdan fazla süredir üzerinde konuluşan meselenin bir anda çözüleceği umudunda değiliz. Kerbela'da 1374 yıl önce yaşanmış acı hadiseden yola çıkılarak kardeşlerin birbirlerine hasım olmasını biz en başta Hz. Hüseyin'in mübarek hatıralarına haksızlık olarak görüyoruz. Kendisini Müslüman olarak tanımlayan kişi gidiyor kutsal mekanda üzerindeki bombaları patlatıyor. İslam'la da uzaktan yakından ilgisi yoktur olamaz. Çocuklar ölüyor, kadınlar ölüyor Kerbela'dan ders çıkartılması lazımken hemen hergün yeni Kerbelalar çıkıyor. Biz Yezidlerin tarafında olmadık. Yezidin iktidar hırsı gibi şuanda birilerinin de iktidar hırsı mazlumların kanını toğrağa döküyor. Bugün'de Irak'ta, Suriye'de kendisine hangi sıfatı takarsa taksın mazlumu katleden yezidtir mazlum ise Hz. Hüseyin'dir. Güç savaşarında şehit olan kardeşlerimiz için tıpkı Kerbela şehitlerimiz gibi bakıyor ve acı duyuyoruz.
"BİRLİKTE AŞACAĞIZ"
Eğer bizim aramıza başkaları girmezse özümüzle bizi biz yapan değerle konuşursak aramızda mesele kalmayacak. Alevi ve Sunni kardeşimin arasında farklılıkları çok cüzi seviyededir. Biz aynı medeniyetin ortak mimarlarıyız. İktidar hırsı içindeki bizim aramızı açamaz. Bazı ülkelerin bazı partilerin bazı vekillerin özellikle terör örgütlerinin kışkırtmaları bizim aramızı açamaz. Biz aracılarla konuşmaycağız. Varolan her meseleyi birlikte aşacağız. Aracılara gerek duymayacağız.Ateş bizim ateşimizdir. Bunu söndürecek olan da biziz. Birilerinin gelip bu ateşi söndürmesini beklemeyeceğiz.
11 yıllık süreçte Alevi kardeşlerimizin sorunlarını samimi şekile ele aldık. Öyle zannediyorum ki birkaç gün içinde üniversitedeki Hacı Bektaş Veli'nin tüm tabelaları bu şekilde yazılacaktır. İstismarcıları aramıza almayalım.
Geçtiğimiz hafta Türkiye ekonomisinin ulaştığı güven ve istiskarar seviyesini gösteren dikkat çekici gelişme yaşandı. Biz birileri gibi laf üretmiyoruz iş üretiyoruz.
"EKONOMİK KRİZE RAĞMEN..."
Emlak konutun uluslararası yatırımcılara tahsis edilen kısmına, toplam 5 milyar liralık talep geldi. Dolar olarak ifade edersek biz 1,3 milyar arz ettik, 2,5milyar dolar talep geldi. Yerli kısmında ise 650 milyon liralık arza 2,4 milyar liralık talep geldi. Türkiye’de bugüne kadar yapılmış, Halk Bank ve Türk Telekom’dan sonra üçüncü en büyük halka arz oldu, dünyadaki ekonomik krize rağmen.
Ayrıca Emlak Konut’un arzı 2013 yılında Avrupa’da en büyük üçüncü halka arz işlemi oldu. Yarın itibariyle inşallah Emlak Konut’a 3,3 milyar lira nakit girecek.Türkiye’nin bir dönem zarar eden, çok büyük açıklar veren kurumları başta Ziraat Bankası olmak üzere, bugün artık dünyanın en büyük bankaları, şirketleri olarak paha biçilmez değere ulaşıyorlar.
"İKİ ÖNEMLİ GELİŞME YAŞANDI"
Geçen hafta grup toplantımızın ardından üç AB ülkesini kapsayan ziyaretler gerçekleştirdik. 200 civarında iş adamı heyetiyle üç ülkeyi ziyaret ettik. Muhataplarımızla görüşmeler yaptık.
AB tarafından önümüze çıkarılan zorlukları bu ülkelerde etraflıca anlatma imkanı bulduk. İki önemli gelişmeye de şahit olduk. 5 Kasım Salı günü Egemen Bağış ile Cevdet Yılmaz Brüksel’de konferansa katılarak 22. Faslı müzakerelere açtılar. Bu fasıl daha önce Sarkozy’nin engel olduğu beş başlıktan biriydi. 22. Faslın açılmasıyla birlikte AB katılım müzakerelerinde toplamda 35 fasıldan 14’ü açılmış oldu. Yeterli mi değil. Ümit ederiz ki bu olumlu adım beraberinde ilave olumlu adımlarla güçlenerek AB katılım müzakerelerinin rayına oturmasına katkı sağlar.
Ak Parti Avrupa Halk Partisi’ne gözlemci üyeydi. Bizi 10 yıldır oyaladılar. Aldık, alıyoruz, üye yapılyoruz dediler. Avrupa Halk Partisi gözlemci statüsünden ayrıldık. Avrupa Muhafazakarlar ve Reformcular İttifakına tam üye olduk.
"BUNLAR DEDİKİ ÇETELERE DOKUNMASINLR"
Kızılcıhamam'da ifade etmiştim. Ak Parti kurulduğu günden bu yana kalıpların sınırlarını aşmış partidir. Ak Parti siyasetin teorisini yeniden yazmış, siyaset tarihine yenilikler katmış partidir. AK Parti kökü derinlerde olan partidir. Ak Parti ilkeleri, kırmızı çizgileri, hedefleri olan partidir. Bizi anlayanlar bizim hadiseler karşısında nasıl tavır takınacağımızı anlarlar.
1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını kazandığımızda birileri şaşırdılar. Böyle sonucu beklemiyorlardı. Sonra bunu kabullendiler. Şimdi ne söylüyorlar hükümet okul yapsın, yol yapsın, konut köprü yapsın. Hükümet çetelere, saadet zincirilerine dönüşen ekonomik sisteme neşter atmasın dediler. Faiz lobileriyle uğraşmasın dediler. Hükümet tıkanan demokrasi kanallarını açmasın, yargıyı milletin yargısı yapamazsın dediler.
Bunlara rağmen hadi anayasa uzlaşma komisyonu kurulsun diye bir davet oldu, dört parti iştirak ettiler. Bize teklif geldi, biz sizin aynı oranda iştirak etmesini istiyoruz dediler. Biz ne dedik? Yahu olsun dedik tamam. Bizim 326 milletvekilimiz vardı. Ana muhalefetin 151-152. Diğerinin 51-52. Diğerinin 27-28. Yahu kardeşlerim Allah aşkına 326 ile biz üç tane temsilci veriyoruz, 27-28’le, 51-52’yle, 151-152’de.
"EYVALLAH DEDİK"
Böyle bir Taksim kurtlara kalsa onlar bile böyle bir Taksim yapmazdı. Biz bunu da kabul ettik. Eyvallah dedik. Kabul ettik de ne oldu? Şu ana kadar 60 madde üzerinde mutabık kalındığını söylüyorlar. Ben ne dedim? Daha 48’deyken, açıklama yaptım. Dedim ki 48’de mutabık kalındı bu maddelerle ilgili bunları hemen Meclis’ten geçirelim. Dediler ki olmaz. Yahu tamam da yapmaya niyetiniz yok mu kardeşim? Mesafe alalım. Bak anayasamız peyderpey güç kazanmış olur. Hayır istemezük.
Aradan bir süre geçti ana muhalefetin başkanı kalktı bir şey söyledi. Dedi ki, 60 maddede bir uyum var. Meclis’ten çıkarabiliriz. Dedi mi bunu? Ben milletime sesleniyorum. Bunu dedi mi, dedi. Bunu çıkarmaya hazırız dedi. Zaten dört siyasi partinin bu 60 maddede imzası var.
"MHP'NİN KAPISI ZATEN HEP KAPALI"
Ben tabi ne yapayım, dedim ki arkadaşlara, hemen gidin ziyaret edin. Gelin bu işi yapalım. MHP zaten benim kapım kapalı diyor. Zaten hiçbir zaman açık olmadı ki hep kapalı. Ve dedik ki gidin görüşün. Arkadaşlarımız gittiler, görüştüler. Neticesinde aldıkları cevap değerlendirelim, bir hafta sonra biz sizi ziyarete gelelim. İadei ziyaret gerçekleşti, cevap şu. Dört siyasi parti eğer ittifak edersek ancak bu görüşmeyi yapabiliriz.
Allah allah, dört siyasi partinin burada imzası yok mu? Dört siyasi parti bu işin Meclis’te görüşülmesine evet demiyor. Yani diyelim ki 550 kişilik parlamentoda, 27-28 kişi böyle bir değişikliğine evet demezse biz anayasa değişikliği yapmayacak mıyız? Biz 26 maddelik teklifi kendi grubumuzla, millete gittik millet de yüzde 58 ile evet dedi.
CHP'NİN NE OLDUĞUNU MİLLETİM ANLASIN
Şimdi ben CHP’ye diyorum ki eğer dürüstseniz, samimiyseniz, sizin söyleyeceğiniz tek şey var. Dört siyasi partinin imzası var. Gelirseniz gelirsiniz, gelmiyorsanız biz kalkarız iktidarla beraber Meclis’te bunu görüşürüz, 60 maddeyi Meclis’ten geçiririz, yasal hale gelmiş olur. Diyorum ya akşamdan sabaha her zaman aynı anlayış. İşte şimdi burada genel başkanları bu açıklamayı yapıyor, ardından gelen heyet dört parti beraber olursak Meclis’te görüşürüz diyor. Meclis’e gelmeyip kaçıyorsa, gel bu işi çözelim. Milletim ne derse biz oyuz, ama CHP’nin de ne olduğunu milletim anlasın.
"OMURGASIZDAN BİR ŞEY OLMAZ"
Siysi parti olarak ne düşündüğümüzü ifade ederiz.Ben taraf değilim bu oyunlara gelmeyin. Omurgalı olacaksın. Omurgasızdan bir şey olmaz. Rüzgar önünde yaprak gibi sallanandan bir şey olmaz. Milletin çirkin gördüğünü siyasi parti olarak bizde çirkin görürüz. Anaysa ve yasa çerçevesinde milletin bize verdiği yetkiyi kullanırız. Parti olarak bir şeyi kötü görüyorsak onunla mücadele ederiz Bize sadece millet istikamet çizer. Biz bunu slogan olarak dile getirmiyoruz. Biz milletin çizdiği istikamette ilerleriz. Kimse parmağını kaldırarak bizi azarlayacak bize hiza çizecek yetkiye sahip değildir.
Biz birilerinin keyfi için birilerinin bitmez tükenmez kibiri için hedef ve ideallerimizden vazgeçecek parti olmadık. Bu kadro içindeki herkesin özgüveni olacak. Arkasında milletin gücü olacağını hissedecek. Sözlerimi başka yere çekmeyin.
200 yıldır doğru olan budur deniliyor. Biz bize yapılanları başkasına reva görmek anlayışında olmadık. Biz miletimizin önüne birden fazla seçenek koyduk. 4+4+4 seçeneği ile okullar arasında tercih hakkını getirdik. Bizde bazı bazı eğitimciyim diye geçinenler 5+3'ün verimli 4+4+4'ün verimsiz olduğu anlayışını savundular.
"BİRİLERİ HAZ ETMİYOR DİYE MUHAFAZAFAR DEMOKRAT KİMLİĞİMİZDEN VAZGEÇMEYİZ"
Kamuda ister başörtülü ister başı açık çalışırsın, Meclis'e ister başı açık ister başı kapılı gelirsin dedik. Her alanda her konuda dayatmaları kaldırıyor yaşam tarzı dayatmasını ortadan kaldırıyor milletimizin önüne tercihler getiriyoruz. Zincirleri parçalayarak kölelikten kurtulamazsınız. Zihninize, dilinize, kalbinize takılmış prangalardan kurtulacaksınız. Kim iseniz o olacaksınız. Başkasının ne dediğine değil vicdanınızın, kalbinizin, milletin ne dediğine bakacaksınız. Biz muhafazakar demokrat partiyiz. Farklılıkların var olma haklarını yaşam tarzlarını teminat altına almak demokrat kimliğimizin neticesidir. Biz değer dayatılmasına karşı çıkarız. Biz birileri haz etmiyor diye, muhafazakar demokrat kimliğimizden vazgeçmeyiz. Ak Parti olarak her meselede görüşümüz vardır, hedefimiz vardır.
AK Parti ile sandıkta yarışamayacağını anlayanlar farklı temennilerin içine girmiştir. AK Parti sandıkta kaybetsin diye AK Parti çatırdasın bölünsün diye dua ediyorlar medet umuyorlar. Bu zavallılıktır, acınası bir durumdur. AK Parti hiçbir zaman bunların temennilerine fırsat tanımayacaktır. Bu hareket içindeki hiçbir kardeşim pusuda bekleyen zavallılara ümit vermeyecektir.
SARIGÜL ELEŞTİRİSİ
Bir taraftan yolsuzluk dosyasıyla ihraç edeceksin, sonra da cankurtaran simidi gibi ona yapışacaksın. Böyle bir mantık olur mu? Olur. Bu muhalefet partisinin içinde bu var. Genlerinde bu var. Biz dava ortaklığı yapmış birbirine kardeşçe kenetlenmiş bir kadroyuz. Her kademedeki arkadaşım millete hizmet için bu makamlara geldik.
HER ZAMAN SÖYLÜYORUM...
Her zaman söylüyorum, efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Eğer hiçbir siyasi partinin tüzüğünde üç dönem gibi karar alma cesareti yoksa, AK Parti bu kararı alabilmişse, bunu yazılı kayda geçmişse bu Türkiye siyasetinde değil, dünya siyasetinde bir ilktir. Biz arkadan gelen gençlerin önünü tıkamayacağız. Bu siyaseti güçlü tutacağız anlayışıdır.
"ARAMIZDAKİ MESELELERİ ARAMIZDA ÇÖZERİZ"
Biz çıkar birliği yapmış kadro değiliz. Biz kader ortaklığı yapmış kadroyuz. Biz dava ortaklığı yapmış kadroyuz. Bu teşkilat içindeki her kademedeki arkadaşım millete hizmet için biraraya gelmiştir. Elbette kadro içinde zaman zaman bazı farklı yaklaşım olayları olabilir, yanlış anlayış olabilir, yanlış anlayışlar olabilir. Dava arkadaşlığının kardeşlik hukukunun gereği olarak biz meselelerimizi aramızda konuşur ve çözüme kavuştururuz. Kimsenin şüphesi olmasın aramızdaki meseleleri kendi aramızda çözüm yoluna koyacağız. Pusuda bekleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Her bir arkadaşımın böyle mesuliyetle hareket edeceğine, düşmanı sevindirmeyeceğine inanıyorum.
"ŞİVAN PERVER'LE İBRAHİM TATLISES DÜET YAPACAK"
Hafta sonu Diyarbakır’dayız. Bu törene sayın Mesud Barzani de katılacak. Bu törende istiyoruz ki ülkemizin birliğine yönelik mesajlar çok daha güç kazansın. Ertesi gün de açılışlar yapacağız. Bu arada 300 aileyi evlendireceğiz. Bu evlilik töreninde de bir başka renk katalım istedik. İlk defa İbrahim Tatlıses, Şivan Perver birlikte bir düet yapacaklar.