Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Edebiyat Haftanın Kitapları
        1

        GÜVERCİN CURNATASI
        (Cemal Süreya)

        Cemal Süreya’nın farklı dönemlerde yaptığı söyleşileri bir araya getiren “Güvercin Curnatası”, şairin şiirden hayata, cinsellikten politikaya uzanan düşünce dünyasını bütün samimiyetiyle gün yüzüne çıkarıyor. Kitap, Nursel Duruel tarafından yayına hazırlanan Can Yayınları etiketiyle okurla buluştu: "(...) Bence, sanatçılarla, yazarlarla yapılmış konuşmaları, hatta soruşturmaları, dergi ve gazete sayfalarında bırakmamalı. Bunların hepsini toplamalı. Hatta yalnız bu işi yapan yayınevleri olmalı. Niçin önem veriyorum buna? Şundan: Sanatçıyla yapılmış bir konuşma, ileriye doğru, onun üstüne yapılmış on eleştiriden daha aydınlatıcıdır. Eleştirilere de ayrıca katkısı olmaktadır. İkinci olarak, sanatçının görüşlerini, kendini açımlayıcı, çağdaşlarını değerlendirici sözlerini öğrenmek yalnız kitaplıklara dadanan araştırıcıların değil, düz okurun da hakkıdır..."

        2

        KÜÇÜK ERDEMLER
        (Natalia Ginzburg)

        İlk kez 1962’de yayımlanmış ve büyük bölümü İkinci Dünya Savaşı, savaş sonrası yoksulluk ve yeniden yapılanma dönemlerinde yazılmış Küçük Erdemler, Natalia Ginzburg’un anı, deneme ve kişisel anlatı türleri arasında duran metinlerinden oluşuyor. 1944-1960 yılları arasında yazılmış Küçük Erdemler’de Natalia Ginzburg eğitimi, aileyi ve insanın iç dünyasını yeniden düşünmeye çağırıyor. Başarıyı ve parayı merkeze alan bir dünyanın karşısına cesareti, cömertliği ve yaşam sevgisini koyarken çocuk yetiştirmeye ilişkin bildik kalıpları da tersyüz ediyor: Meselenin ne disiplin ne de başarı olduğunu, aslonanın çocuğun kendi yönünü bulabilmesi ve yaşamla kurduğu bağı koruyabilmesi olduğunu söylüyor. Savaşın korku ve yoksullukla açtığı yaralar, kayıplar, kadın ve anne olmanın karmaşık deneyimi… Hepsi, Natalia Ginzburg’un ustalıkla kurduğu –hem mütevazı hem de görkemli– bir hikâyenin parçaları. Kitap, Can Yayınları etiketiyle raflarda...

        3

        OFSAYT BİLEN KADINLAR
        (Erdem Göktürk)

        Kadın futbolu, çok uzun yıllar küçümseme ve alay konusu oldu. Erkekler, kadınların futbola yabancılığıyla ilgili şakalar yapıp durdular. O şakaların en bayatlarından biri, “ofsaytı bir türlü anlayamamalarına” takılmaktı. İletişim Yayınları'ndan çıkan Ofsayt Bilen Kadınlar, ofsaytı bildiği gibi futbolu da bilen, futbol oynayan kadınların hikâyesini anlatıyor. Dünyada kadın futbolunun gelişiminin bir özetiyle beraber, asıl, Türkiye’de kadın futbolunun bir tarihçesini sunuyor. Erdem Göktürk’ün titiz çalışması, ayrıntılı bir tarihsel döküm yaparken, hikâyesini kuru verilerle değil, bir macera tadında anlatıyor. Yükseliş ve düşüşleriyle; köklü kulüplerden, okullara, belediyelere, sosyal duyarlılık projelerine uzanan aktörleriyle; öncü kahramanlarıyla… Her şeyden önce, bir tutkunun ve iddianın hikâyesi…

        4

        AT ANSİKLOPEDİSİ

        Atların dünyasına dair bugüne dek hazırlanmış en kapsamlı başvuru kaynaklarından biri olan At Ansiklopedisi Alfa Yayınları'ndan çıktı. Kitap, atların evriminden anatomisine, tarihteki yerlerinden bakım ve yetiştirme tekniklerine kadar uzanan geniş bir yelpazede detaylı bilgiler sunuyor. Dört ana bölümden oluşan eser, içeriğindeki zengin görsel şölenle hem at tutkunları hem de araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor. Kitabın "Atlara Dair Bir Girizgah" adlı ilk bölümü, at ailesinin milyonlarca yıllık evrimsel tarihine ışık tutarak başlıyor. "Atlar ve İnsanlar" ile "Irk ve Tür Kataloğu" bölümleri, atların insanlık tarihiyle nasıl iç içe geçtiğini ve farklı ihtiyaçlara göre nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Katalog bölümünde ise dünyanın dört bir yanından ağır yük atları (örneğin Klidestal ve Shire), binek atlar (Arap, Safkan, Endülüs) ve midilliler (Shetland, Connemara, Falabella) tüm fiziksel özellikleri, menşeleri, don renkleri ve çarpıcı tarihçeleriyle birlikte tanıtılıyor. "Bakım ve Yetiştirme" adlı dördüncü bölüm, at sahipleri ve at yetiştiricileri için hayati önem taşıyan pratik bilgiler barındırıyor.

        5

        ARKEOFİLİ: TAŞLAR, KEMİKLER, EFSANELER
        (Erman Ertuğrul)

        Aslan gövdeli, kartal başlı griffon efsanesini Antik Yunan dünyasına tanıtan bir Balıkesirliydi; at eğitimi üzerine bilinen en eski metin Çorum'da yazıldı. Bu bilgilere daha önce pek denk gelmemiş olabilirsiniz. Çünkü çoğunlukla başka dillerde yazılıp dilimize çevrilen popüler bilim kitaplarını okuyor, geçmişe başkalarının merceğinden bakıyoruz. Hal böyle olunca Neolitik dönem anlatılırken Göbeklitepe yerine Stonehenge'in hikâyesini öğreniyor, antik dünyanın yedi harikasından ikisinin Türkiye'de olduğunu fark edemiyoruz. Oysa bu topraklar, insanlık tarihinin pek çok döneminde en önemli merkezlerinden biri oldu. Erman Ertuğrul, Arkeofili: Taşlar, Kemikler, Efsaneler kitabında da geçmişe dair en çok merak edilen soruları bilime dayanan ama kolay anlaşılır bir dille yanıtlıyor. Mundi Kitap'tan çıkan eserde Ölülerimizi gömmeye ne zaman ve neden başladık? Eski insanlar dinozor fosilleriyle karşılaşınca ne düşündü? Antik Yunan heykelleri neden çıplak?Garip biçimli kafataslarının uzaylılarla bir ilgisi var mı? Ne zamandan beri hayaletlerden korkuyoruz? gibi sorulara verilen bilimsel ama keyifli yanıtları bulacaksınız...

        6

        SES DİYETİ
        (Arzu Haksun)

        Duyduğun ses, yaşadığın hayatı belirler. Günümüz insanı, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yoğun ve kaotik bir ses kuşatması altında. Şehirlerin hiç susmayan uğultusu, dijital dünyanın peşimizi bırakmayan bildirimleri ve mekânların ruhumuza sızan müzikleri... İşte tüm bunlar sadece kulağa değil; zihne, duygulara ve bedene de dokunuyor. Çoğu zaman farkına varmadan, bu seslerin inşa ettiği bir hayatı sürdürüyoruz. Oysa duyduklarımız yalnızca bir fon gürültüsü değildir; dikkatimizi şekillendirir, duygularımıza yön verir ve bedenimizin biyolojik ritmini belirler. Çünkü ses, aslında bir yönlendirmedir. Doğan Novus'tan çıkan Ses Diyeti, hayatımızı sessizce şekillendiren bu görünmez etkiyi açığa çıkarıyor. Etnomüzikolog Arzu Haksun; sesler ve müzikler aracılığıyla gündelik hayatımızı, bedenimizi ve yaşadığımız mekânları incelikle yeniden düşünmeye davet ediyor. Bu kitap sadece bir okuma deneyimi ya da bir öneri değil, bir farkındalık çağrısı.

        7

        DOĞU HİLAFETİ'NİN TOPRAKLARI
        (Guy le Strange)

        VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Guy le Strange’in kaleme aldığı “Doğu Hilafeti’nin Toprakları” adlı eseri okurlarla buluşturdu. İlk kez 1905 yılında yayımlanan ve Orta Çağ İslam dünyasına dair en kapsamlı çalışmalar arasında gösterilen kitap; Irak’tan Horasan ve Afganistan’a, Anadolu’dan Hârizm ve Türkistan’a uzanan geniş coğrafyayı, erken dönem İslam fetihlerinden XV. yüzyıla kadar uzanan süreç içerisinde inceliyor. Tarihî coğrafyayı yalnızca sınırlar ve yer adları üzerinden değil, insan faaliyetleriyle iç içe geçmiş canlı bir mekân anlatısı olarak ele alan kitapta; İbn Havkal, İbn Hurdâzbih, İbn Rüste, İstahrî, İdrîsî ve Kazvînî gibi Orta Çağ coğrafyacılarının eserleriyle birlikte, Hâfız-ı Ebrû, Yezdî ve Ebü’l-Fidâ gibi tarihçilerin aktarımları, ayrıca İbn Cübeyr ve İbn Battûta gibi seyyahların gözlemleri de değerlendiriliyor. Eserde eyaletlerin topografyası, şehir ve kasabaların konumu, tarım ürünleri ve mahsuller, ticaret yolları ile emtia, yapılar ve yerleşim birimleri arasındaki mesafeler ayrıntılı biçimde ele alınıyor.

        8

        KIRILGAN ÇAĞ
        (Donatella Di Pietrantonio)

        Otuz yıl önce, Kurt Dişi denilen tepede dehşet dolu bir gece her şeyi değiştirir. İki genç kadın öldürülmüş, bir diğeri ölümün kıyısından dönmüştür. Lucia o gece kurtulur ama geçmiş peşini bırakmayacaktır. Yıllar sonra Lucia, kızı Amanda’yı Milano’ya okumaya gönderirken onun gözlerindeki parıltıyı görmenin mutluluğunu yaşar. Ta ki Amanda ansızın eve dönene dek. Ağzını bıçak açmaz, odasından çıkmaz, her saniye tedirgindir. Lucia kızına ulaşabilmek için, uzun zamandır kilitli tuttuğu korkunç geçmişin kapısını artık aralamak zorundadır... Geri Verilen Kız ile dünya çapında başarı yakalayan Donatella Di Pietrantonio bir kez daha aidiyet ve kırılganlığın derinliklerine iniyor. Domingo Yayınevi'nden çıkan ve gerçek bir trajediden esinlenilen Kırılgan Çağ, kaçırılan bakışlarla cevaplanmayan soruların ağırlığını taşıyan, çarpıcı bir roman.

        9

        TRANSKRİPSİYON
        (Ben Lerner)

        Ben Lerner’ın dördüncü romanı Transkripsiyon, isimsiz anlatıcısının, üniversiteden hocası da olan ünlü sanatçı Thomas’la söyleşi yapmak üzere Thomas’ın yaşadığı kente gelmesiyle başlıyor. Thomas’ın vereceği belki de son söyleşi olacaktır bu, ancak anlatıcının elindeki tek kayıt cihazı olan akıllı telefonu söyleşiden kısa süre önce bozulur; dahası, Thomas’ın evine geldiğinde bu gerçeği bir türlü itiraf edemez ve “söyleşi” başlar. Thomas’ın çağrışımlara dayalı konuşma tarzı bu son görüşmeye tarih, sanat ve edebiyat arasında beklenmedik bağlantıların kurulduğu düşsel bir çehre kazandırır; zaman zaman karşısındaki kişiyi arasının iyi olmadığı oğlu Max’le karıştırması ise konuşmaya beklenmedik bir itiraf havası katar. Çağdaş dünya edebiyatının en önemli romancılarından Ben Lerner’dan, Covid salgınının, başka felaketlerin ve hayatımızı işgal eden teknolojilerin değiştirdiği algımızın içinden görünen yeni dünyaya, babalara ve (gerçek veya manevi) çocuklarına, zamana ve mesafelere, kolektif rüyalara ve kayıt cihazlarının içinde saklanan hayaletlere dair şiirsel bir roman. Yapı Kredi Yayınları'ndan çıktı.

        10

        EFSUS
        (Elif Nihal Altan)

        "Şüphesiz herkesin kendine sakladığı sırları vardı... Kimininki bir mezar kadar derinde, kimininki ise bir maske kadar yüzeydeydi. Hangisinin yaşatacağını, hangisinin yaşarken öldüreceğini de kimse bilemezdi. Figen, kendi hayatını sanki bir film izler gibi yaşamaya mahkûmdu artık. Seyirci olarak geldiği bu dünyada, hiçbir zaman kendi hayatının dümenine geçip ona yön veremeyecekti. Kahramanlar geliyor, kahramanlar gidiyordu. Hayatına giren her kahramanın muhakkak bir sebebi vardı; kimi kaderi, kimi yıkımı olmaya gelmişti." Efsus, doğru insanların yanlış zamanlarda kanadığı ince sızı. Elif Nihal Altan'ın Romanoku Yayınları'ndan çıkan kitabı, kimsenin tam anlamıyla suçlu olmadığı, herkesin kendi payına düşen hüznü sırtlandığı bir geç kalmışlık anlatısı.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davada mütalaa açıklandı

        Habertürk'ten Ceylan Sever'in aktardığına göre; Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davada celse arasında mütalaa açıklandı. Mütalaada sanıklar Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 2...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ