Haftanın Kitapları
Biyografiden öyküye, araştırmadan romana, anıdan şiire bu hafta da pek çok kitap okurla buluştu. İşte yeni çıkan kitaplar arasından sizin için seçtiklerimiz...
GÜNLER
(Cemal Süreya)
"Yine sanırım, bu yazı biçimi bana uyacak. Uyarsa, yaşadığım sürece akıp gitsin. Adını sonra koymalıyım. Neye dönüşecek, belli değil. Biliyorum, sürekli yazmak bir serüven, yazmaksa bir tören. Günce değil. Tarihler belirsiz. “1. gün”, “2. gün”... Ayırma çizgileri olarak da kabul edilebilir. Yine de günce. Çünkü her gün yazacağım. “3. gün”den sonra “6. gün”e geçmişsem, demek aradaki iki günü de yazmışım, ama yayımlamayı uygun görmemişim. Onlar yayımlandığı gün ben hayatta olmamalıyım..." Can Yayınları'ndan çıkan Cemal Süreya’nın anı, otobiyografi ve deneme türlerini iç içe geçirerek işlediği Günler, şairin gerek kendi kişisel yaşamına gerekse politikadan şiire, tarihten güncel meselelere dair birçok düşüncesini merkezine alıyor. 993 günce içeren kitap, bazen kısa bir nottan, bir mısradan, bir kitap alıntısından, bazense uzun uzadıya tartışmaya açılmış konulardan oluşuyor. Günler, okuru şairin yaşamından 993 güne tanıklığa davet ediyor.
HANGİ LİBERAL DEMOKRASİ
(Daron Acemoğlu)
Nobel Ödüllü iktisatçı Daron Acemoğlu’nun yeni kitabı Hangi Liberal Demokrasi, ABD ile aynı anda Türkiye’de de okurla buluşutu. Acemoğlu, liberal demokrasinin geçirdiği büyük dönüşümü, sürüklendiği tıkanıklığı ve bu krizden çıkış için sunduğu “işçi sınıfı liberalizmi” felsefesini disiplinlerarası bir derinlikle masaya yatırıyor. Liberal demokrasi, tarih boyunca refahın adil paylaşımı, hesap verebilir yönetim ve bilgiye özgür erişim vaatlerini gerçekleştirebildiği ölçüde toplumları ileriye taşıdı. Ancak başlangıçta yerleşik iktidarlara meydan okumak üzere doğan bu felsefe, zamanla düzenin kendisine dönüştükçe esnekliğini kaybetti. Özellikle dijital teknolojilerin yarattığı ekonomik dönüşümler, derinleşen eşitsizlikler ve sanayi sonrası ekonominin getirdiği yükler karşısında yetersiz kaldı. Daron Acemoğlu, Doğan Kitap'tan çıkan çalışmasında liberal sistemin tarihsel başarılarını teslim ederken, son birkaç on yılda kurumların kendi kendilerini nasıl bir krize sürüklediğini belgeliyor. Ortak refahı önceleyen, yerel toplulukları güçlendiren ve farklı toplumsal kesimlerin bir arada yaşamasını sağlayan “işçi sınıfı liberalizmi” felsefesini öneriyor.
YÜZLER
(Dinçer Gökçe)
Dinçer Gökçe’nin uzun yıllardır hayatın akışı içinde tuttuğu notlar ve kaleme aldığı şiirler, “Yüzler” KDY Kitap tarafından okurlarla buluşturuldu. Gökçe’nin yaşamın içinde karşılaştığı insanlardan, anlardan ve duygulardan izler taşıyan şiirleri; bir yağmurun ardından kalan kokudan bir vedanın ağırlığına, çocukluk hatıralarından bir çift gözün bıraktığı ize kadar hayatın çoğu zaman fark edilmeden geçilen ayrıntılarında dolaşıyor. Şiiri bir karardan çok, yıllar içinde kendiliğinden büyüyen bir “yol arkadaşlığı” olarak tanımlayan Gökçe, “Bazı duygular konuşulmayı değil, dizelere dönüşmeyi bekliyor” diyor. Her insanın içinde söylenmemiş bir şiir olduğuna inanan Gökçe için “Yüzler”, uzun zamandır içinde yankılanan seslerin okurla ilk buluşması olma özelliğini taşıyor. Büyük sözler söylemekten çok, kalpten çıkan birkaç dizeyle başka bir kalbe ulaşmayı amaçlayan Dinçer Gökçe, “Yüzler”de okuru kendi hatıralarıyla da baş başa bırakıyor...
GELECEKTEN ANILAR
(Sigizmund Krjijanovski)
Mantığın çivisinin çıktığı, kâbusların gerçeğe dönüştüğü sürrealist bir labirent... Bir adam küçük odasının zifiri karanlığında kaybolur, çığırından çıkan Eyfel Kulesi serbestçe dolaşır, naif bir ruh intihar için gereken her şeyi satma hayali kurar, dalgın bir yolcu yanlış trene binerek kâbusların tek gerçeklik olduğu tekinsiz bir boyuta düşer, iş arayan bir başkası mantık kuyruğuna rastlar ancak mantığın herkese yetecek kadar olduğunu düşünmediği için sıraya girmez, cana yakın bir ceset kendi cenazesini kaçırır, bir mucit ise vadedilen parlak geleceğin hiç de aydınlık olmayan gerçekliğiyle yüzleşir. Akıl sustuğunda sözü delilik alır... Krjijanovski, Borges ve Kafka'yı andıran metinleriyle, 21. yüzyılın varoluş kaygılarına kendi çağdaşlarından çok daha güçlü bir biçimde hitap ediyor. Felsefe ve şiire yaklaşan eşsiz üslubuyla bir asır öteden, çıldırmış bir dünyanın tam ortasında zihnimizle hesaplaşmaya çağırıyor hepimizi. Gelecekten Anılar, Tersine Kitap Yayınları'ndan çıktı.
POST-AVRUPA
(Yuk Hui)
Teknoloji felsefesinin önde gelen isimlerinden Yuk Hui’nin kaleme aldığı “Post-Avrupa” VakıfBank Kültür Yayınları’dan çıktı. Kitap, dünyanın bugün ulaştığı homojenleşmiş gezegensel durumu Heidegger, Jan Patočka, Derrida, Bernard Stiegler ve Gilbert Simondon gibi düşünürlerin perspektifinden ele alıyor. Bununla birlikte Kitaro Nishida ve Mou Zongsan gibi Asyalı filozofların düşüncelerini de tartışmaya dahil ederek Doğu ile Batı arasındaki yerleşik karşıtlıkları sorguluyor. Düşüncenin bireyleşmesi meselesinden hareketle Avrupa sonrasında “Asya nedir?” sorusuna yeni bir yanıt arıyor. Yuk Hui, klasik anlamıyla Avrupa’nın artık var olamayacağını hatırlatarak okuru Avrupa sonrası bir dünyayı düşünmeye davet ediyor. Yazar, artık “Avrupalı” olarak nitelenemeyecek teknolojinin tekno-ekonomik dönüşümle şekillendirdiği gezegenleşmiş dünyada, yurtsuzluk duygusunu ve yuvaya dönüş özlemini yeniden ele alıyor. Aynı zamanda bu tekno-ekonomik düzen içinde düşüncenin bireyleşmesine imkân tanıyacak zeminin nasıl kurulabileceğini tartışıyor.
FREUD VE SONRASI
(Stephen A. Mitchell-Margaret J. Black)
Günümüz psikanalitik düşüncesine katkıda bulunmuş önemli kişilerin temel fikirlerini ve çağdaş psikanalitik düşüncenin temel akım ve örüntülerini tarihsel bir perspektiften ve birbirleriyle ilişki içinde karşılaştırmalı olarak sunan bu çalışma, Freud'dan başlayıp günümüze kadar gelerek psikanalitik yaklaşımların etraflı ve bütünlüklü bir çerçevesini çizmeyi amaçlıyor. Bu çerçevenin başlangıç noktası olarak Freud'un seçilmesi ise, kendisinin sadece psikanalitik düşünce alanındaki tarihsel önemi değil, aynı zamanda da hâlâ yeni perspektiflerin yaratılması için temel başvuru noktası olması. Psikanalitik kavramları iyi öğrettiklerinde yaşantıyı tüketmekten çok zenginleştirme, yok etmekten çok güçlendirme, gölgelemekten çok derinleştirme kapasitesine sahip olduğunu düşünen Stephen A. Mitchell ve Margaret J. Black, Okuyan Us Yayınları'ndan çıkan kitapla, hem profesyonel hem de konunun meraklısı okurlar için uyarıcı, tartışma yaratıcı ve temel olarak kavranabilir zengin, kapsamlı ama bir o kadar da anlaşılabilir bir psikanalitik düşünce tarihi sunuyorlar.
GÖZ UCUYLA AVRUPA
(Yusuf Ziya Ortaç)
"Adından da belli. Hiçbir iddiası yok bu kitabın. Göz ucuyla ne görebildimse o kadar... Avrupa'yı, seyahat edebiyatının büyük üstatları yıllarca ve ciltlerce yazmışlar. Bundan sonra da her yeni kalem onun yeni bir güzelliğini bulup yazacaktır. Ben, gezdiğim yerleri az gördüm; çok duydum. Bu küçük kitapta belki o duygunun acı lezzeti vardır..." Türk edebiyatının usta isimlerinden Yusuf Ziya Ortaç'ın kaleme aldığı Göz Ucuyla Avrupa, II. Dünya Savaşı'nın küllerinden doğan 50'li yıllar Avrupa'sına dair eşsiz gözlemleri içeren, seyahat edebiyatımızın müstesna örneklerinden biri. Batı medeniyetinin gelişimini kendi memleketimizin eksikleriyle mukayese eden yazar, Ötüken Neşriyat'tan çıkan eserin satır aralarında okuyucuları hüzünlü, neşeli ve ironik bir kültür yolculuğuna davet ediyor.
ÇAYHANE
(Lao She)
Çin’in en önemli yazarları arasında sayılan Lao She’nın eserleri hem zamansal hem de coğrafi olarak bize çok uzak gibi görünseler de bütün karakterleri yanı başımızda konuşur. Bu eserlerin günümüzde de tazeliklerini korumalarının sebebi bir açıdan bu aşinalık duygusu, bu evrenselliktir. Lao She Çin’in modernleşme sancılarını bizzat yaşamış ve eserlerini bu hayattan süzmüştür. 1956 yılında yazılan Çayhane, Çin kültüründe merkezi bir yeri ve işlevi olan bu işletmelerden birinin, Huzur Çayhanesi’nin hikâyesi. Bu mekân Çin tarihinin üç önemli anında çeşitli sınıflardan sıradan insanların hayatlarının canlandırıldığı bir sahneye dönüştürülmüş. İlk defa Pekin Halk Tiyatrosu tarafından 1958 yılında sahneye koyulan Çayhane, Çin’de tiyatro repertuarının vazgeçilmezleri arasına girmiş ve tiyatroya getirdiği yeni bakışla Çin edebiyatının penceresini aralayarak modernlik rüzgârını içeri almış. Modern Çin Tiyatrosu’nun kurucu metinlerinden Çayhane, Türkçede ilk defa İş Bankası Kültür Yayınları Modern Klasikler Dizisi’nde okurla buluşuyor.
SAVAŞ-EKSİKSİZ GÖRSEL ANSİKLOPEDİ
İnsanlık tarihi boyunca devletleri, toplumları, teknolojiyi ve gündelik hayatı dönüştüren savaş olgusu, DK’nin 2009 yılında yayımladığı kapsamlı başvuru eseri Savaş – Eksiksiz Görsel Ansiklopedi ALFA Yayınları tarafından okurlarla buluşturuluyor. Kitap, Antik Çağ’ın ilk düzenli ordularından günümüzün modern savaşlarına uzanan yaklaşık 5.000 yıllık askerî tarihi; savaşlar, ordular, komutanlar, silahlar, stratejiler ve teknolojik dönüşümler üzerinden geniş bir perspektifle ele alıyor. DK’nin dünyaca tanınan görsel ansiklopedi yaklaşımını taşıyan eser; ayrıntılı haritalar, savaş planları, arşiv fotoğrafları, dönem resimleri, üniformalar, silahlar ve askerî teçhizat görselleriyle savaş tarihini yalnızca anlatmakla kalmıyor, onu adeta gözler önünde yeniden kuruyor. Antik Mısır ve Roma’dan Haçlı Seferleri’ne, Napolyon Savaşları’ndan Amerikan İç Savaşı’na, iki dünya savaşından Soğuk Savaş’a ve yakın dönemin çatışmalarına kadar tarihin belirleyici dönemeçleri kronolojik ve tematik bir bütünlük içinde sunuluyor.
MÜZİK KÜLTÜRÜNE DAİR ÇEŞİTLİ GÖRÜŞLER
Müzik Kültürüne Dair Çeşitli Görüşler – XX, müzik araştırmalarının farklı yönlerini bir araya getirerek alanın güncel eğilimlerini ve tarihsel birikimini aynı çatı altında buluşturuyor. Eserde; Türk Halk Müziği, Klasik Türk Müziği ve Batı Müziği ekseninde gerçekleştirilen kuramsal ve uygulamalı çalışmaların yanı sıra müzik eğitimi, performans, organoloji, kültürel bellek, dijitalleşme, yapay zekâ, psikoloji ve müzik teknolojileri gibi çağdaş araştırma alanlarına ilişkin özgün değerlendirmeler yer alıyor. Geçmiş ile geleceği, gelenek ile yeniliği, teori ile uygulamayı buluşturan bu eser; müziğin çok katmanlı yapısını farklı disiplinlerin bakış açılarıyla ele alarak okura geniş bir düşünme ve değerlendirme zemini sunuyor. Sonçaş Yayınları'ndan çıkan, araştırmacılar, akademisyenler, eğitimciler, lisansüstü öğrencileri ve müzik kültürüne ilgi duyan tüm okurlar için hazırlanan kitap, alan yazınına nitelikli bir katkı sunmayı ve yeni araştırmalara ilham vermeyi amaçlıyor.