Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Levent Özçelik, HT Cumartesi'de Prag'ı kaleme aldı. Prag Baharı’nın öncüsü, yazar, şair, politikacı, Çek Cumhuriyeti ile beraber anılan bir karakter Vaclav Havel. Havel yaşamının önemli bölümünü soğuk savaş yıllarının gizemli kentlerinden birinde, Prag’da geçirmişti. SSCB ve Polonya başta olmak üzere pek çok Doğu Bloku ülkesinin şehirlerinden farklıydı Prag. Belki Vaclav Havel’in 1989 yılındaki “Kadife Devrimi”yle sempati kazanması ilgimizi çekti ya da boğucu ve kasvetli bir Prag tablosu çizen Kafka romanları etkiliydi ona dikkat edişimizde.

Çek yazar Milan Kundera’nın unutulmaz eseri “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”nden beyazperdeye uyarlanan Philip Kaufman imzalı aynı isimli filmde, genç doktor rolünde izlediğimiz Daniel Day Lewis’in peşine takılan kameranın sunduğu kadrajlar, Sovyetler Birliği’nin demir yumruklu müdahalesinin hemen öncesinde, özgürlük rüzgârlarının estiği 1968’ler Prag’ını gözler önüne serer. Dvorak’ın eşsiz besteleri de etkili olmuştur bu hüzünlü şehre merak duymamızda. Kentin yakın tarihine ışık tutan bir başka film de, devrimin hemen öncesinde, henüz Slovakya ile ayrılmayıp Çekoslovakya iken geçen, Jan Sverak’ın yönetmen koltuğuna oturduğu Çek filmi Kolya’dır.

HÜZÜNLÜ ŞEHİR

Prag hep “içine kapalı” bir şehirdi. Hep bir gizemi, daha ilk bakışta yüzümüze çarpan bir hüznü vardı. Bugünün Çek Cumhuriyeti başkenti Prag ise bambaşka bir ruha bürünmüş. O kimsesiz, kendi halinde sırlarla dolu sokaklarından eser yok şimdi. Lokantaların pek çoğu mönülerini İtalyan mutfağına kaptırmış. Köprüyü sadece uzaktan görebiliyorsunuz; turist gezileri yapan teknelerle birlikte, o büyük kalabalığın içinden zor seçiliyor. Kraliyet Sarayı’nda, Simyacılar Sokağı’nda, Astronomi Saati’nin bulunduğu meydanda, Kafka’nın evinin çevresinde, her yerde turistlerle karşılaşıyorsunuz. Öyle ki, yürümekte dahi zorlanıyorsunuz ve asıl önemlisi, Prag havasını soluyamıyorsunuz. Belki de, Prag ziyareti için uygun olduğu söylenen bahar aylarında gitmemek gerek bu kalabalığa maruz kalmamak için. Beynelmilel dilde Charles, yerel söylenişiyle Karl Köprüsü’nde bir kış gecesi paltomun yakalarını kaldırarak hayallerimin izdüşümünde yürümek bambaşka bir tat verebilir örneğin.

Prag, tarih sahnesinde daima başrolde olduğu için kentte gezip görülecek çok yer bulunuyor. Yorgunluğu göze alıp, birkaç günde hepsini gezip görmek mümkün olsa da, insan bu defa da şehri yaşama fırsatını yitiriyor. Dolayısıyla önerim, içlerinden keyif alacağınızı umduğunuz birkaç tanesini seçip geri kalan vaktinizi şehrin merkezinde, yaşamın aktığı yerlerde geçirmeniz. Prag Kalesi ve Old Town kentte gezip görebileceğiniz yerlerin birçoğuna ev sahipliği yapıyor. Günlük Prag yaşamına karışmak için en ideal bölge ise mağazaları, kafeleri, müzeleri ve tiyatrolarıyla ünlü Nove Mesto (New Town) bölgesi. Bu bölgede uygun fiyata konaklayabilir, eğlenebilir, yiyip içebilirsiniz.