Büyük bir sürpriz yaşandı. Şampiyonluğun en büyük adayı M. Başakşehir, düşme potasındaki Göztepe’ye sahasında yenilerek herkesi şaşırttı…

Karşılaşma öncesi kesin favori olarak gösteriliyordu M.Başakşehir. İstatistik rakamlar, takımların puanları, oynadıkları futbol göz önüne alındığında büyük bir üstünlük söz konusuydu…

Futbolun güzelliği bu noktada ortaya çıktı. Öngörüler ne olursa olsun, o anki maçı kim doğru oynuyorsa kazanmayı da başarıyor…

Göztepe, son 5 maçında gol atamayan, 8 haftadır kazanamayan bir takımdı. İstanbul’a geldiklerinde puan durumunun sondan ikinci sırasında yer alıyorlardı. Teknik direktör Tamer Tuna, rakibinin özelliklerini oyuncularına iyi anlatmış…

Kimi tutacaklarını, hangi dakikalar da ne yapmaları gerektiğini ezberlemişler bir anlamda…

M.Başakşehir’in en büyük özelliği iyi pas yapması. Forvette yer alan Visça gibi skoru değiştirecek bir oyuncuya sahip olması. Tecrübeli Emre’nin bir orkestra şefi gibi takımı yönetmesi… Aşağı yukarı her maç bilinen bir oyun yapısı var…

Göztepe karşısında kalitelerini neden gösteremediler sorusu elbette masada. Bunun temel nedeni rakip takımın dersini iyi çalışarak, kazanma arzusunun daha üst düzeyde olmasıydı…

Abdullah Avcı, elindeki tüm kozları kullandı. Yapılması gerekenler yapıldı aslında. Ancak bir gerçek var. Şampiyonluğu son anda kaçırma alışkanlığı yaşayan M.Başakşehir sezon sonu yaklaştığında performans düşüşü yaşıyor. Burada oyuncuların yaşlı oluşunun mutlak büyük rolü var…

Şurası da unutulmasın, Göztepe topu rakibine bırakarak büyük bir tuzak hazırladı. Başakşehir’i kendi oyunu içinde vurmak istiyordu. Savunmaya kapanmalarının tek bir amacı vardı. Kazandıkları topları hızlı kullanarak, gol bulmayı hedeflemişlerdi. Biliyorlardı ki, rakipleri ne kadar güçlü olsa da daha çok koşarak onları geride bırakabilirlerdi. İkinci yarı bunun örneklerini izledik. Deniz’in golü, taktiklerinin sonucuydu…

Karşılaşmanın hemen başında gelen gol, Titi’nin yarattığı bir pozisyondu. Golün ardından daha çok atak deneyen ve bir an önce golü bulmak isteyen İstanbul takımı telaşa kapılınca istedikleri gol vuruşlarını yapamadılar. Kısaca, çok sayıda orta, sayısız şut izlemedik…

Göztepe savunması boşluk bırakmadı. Yakın oynadılar rakiplerine. İyi alan kapattılar. Sağ ve sol bek sahanın en iyileriydi. Hata yapmadılar. Oyunu kötüleştirecek fauller yoktu. Temiz bir oyun oynadılar. İleride yakaladıkları çok sayıda pozisyonda pas hataları yapmasalar farklı bir skorla dönebilirlerdi İzmir’e… Duygusal bir gece yaşadılar. Göztepe ruhunu yeniden dirilttiler. Ligde kalma adına umutlandılar…

M.Başakşehir Beşiktaş maçından itibaren bir düşüş yaşıyor. Geçen hafta kendi sahasında Rizespor’dan son anda 1 puan alabilmişlerdi. Ardından Göztepe yenilgisi geldi. Bu sonuç geliyorum diyordu aslında. Puanları çok cömertçe harcadılar.

Şampiyonluk şansları sürse de, büyük bir sıkıntıyla karşı karşıyalar. Bu şoku nasıl atlatırlar bilinmez. Güçlü ve kaliteli bir oyuncu topluluğuna sahipler. Kenarda oturanlardan bir 11 çıkarmak mümkün. Buna karşın son haftalarda alınan sonuçlar, yine mi sorusunu gündeme getiriyor. Bu sonuç yalnız Galatasaray için değil Beşiktaş adına da büyük bir avantaj olarak ortaya çıktı…

Maçın özeti; Göztepe takım olarak iyi mücadele etti. Kaleci Beto, Robinho’nun iki net gollük pozisyonu önleyerek galibiyette büyük rol oynadı. Başakşehir, orta sahada bir tek Emre’ye olmayacağını gördü. Visça etkisiz kalınca sonuca gitmekte zorlanıyorlar…